İçeriğe geç

Kadın komutan

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Kadın komutan

Bölüm 7

7. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ GÜN

“Umut, enkazın altında bile yaşar.”

9 Şubat 2023 — Kahramanmaraş

Asrın felaketinin üzerinden dört gün geçmişti.

Kahramanmaraş hâlâ karanlıktaydı.

Elektrik yoktu.

Telefonlar doğru düzgün çalışmıyordu.

Telsizlerde zaman zaman yalnızca cızırtı duyuluyordu.

Şermin, Ebrar Sitesi’nin başında dört gündür neredeyse hiç uyumamıştı.

Üniforması toz içindeydi.

Gözleri yorgundu.

Ama ayaktaydı.

Çünkü enkazın altında hâlâ canlar vardı.

Sabahın erken saatlerinde uzaktan motor sesleri duyuldu.

Bir asker koşarak geldi.

— “Komutanım! Yardım tırları geliyor!”

Şermin başını kaldırdı.

Uzakta peş peşe ilerleyen araçlar görünüyordu.

Birinin üzerinde:

“SU”

Diğerinde:

“GIDA”

Bir başka araçta:

“KIŞLIK MALZEME”

yazıyordu.

Şermin derin bir nefes aldı.

— “Nereden geliyorlar?”

— “Türkiye’nin dört bir yanından komutanım.”

Şermin gözlerini kapattı.

Bir anlığına yorgunluğu yüzüne yansıdı.

Sonra:

— “Allah razı olsun…”

dedi.

Ama yardım tırlarının gelmesiyle iş bitmiyordu.

Tam tersine…

Şimdi onları doğru yerlere ulaştırmak gerekiyordu.

ŞEHRİN İÇİNDE

Yollar hâlâ enkazlarla doluydu.

Bazı bölgelerde araçların geçmesi mümkün değildi.

İletişim sıkıntıları devam ediyordu.

Şermin, elindeki kâğıda ihtiyaç listesini yazıyordu.

Su.

Battaniye.

Jeneratör.

İlaç.

Bebek maması.

Kışlık kıyafet.

Yanına genç bir gönüllü geldi.

— “Komutanım, ben bu mahallede oturuyordum.”

Şermin ona baktı.

— “Ailenden haber var mı?”

Genç başını eğdi.

— “Bilmiyorum.”

Şermin birkaç saniye sustu.

Sonra omzuna elini koydu.

— “O zaman beraber arayacağız.”

EBRAR SİTESİ

Şermin enkazın başına döndüğünde herkes çalışıyordu.

Polisler…

Askerler…

Gönüllüler…

Gençler…

Yaşlılar…

Kadınlar…

Kimsenin artık kim olduğunun önemi kalmamıştı.

Herkes aynı amaç için çalışıyordu:

Bir can daha kurtarmak.

Başçavuş Murat yanına geldi.

— “Komutanım, aşağıdan hâlâ ses geliyor.”

Şermin’in gözleri büyüdü.

— “Zeynep mi?”

— “Bilmiyoruz.”

Şermin hemen enkaza yöneldi.

— “Herkes sessiz olsun!”

Kalabalık sustu.

Şermin dizlerinin üzerine çöktü.

Betonun arasına kulağını yaklaştırdı.

Önce hiçbir şey duyulmadı.

Sonra…

Çok hafif bir ses:

— “Komutan abla…”

Şermin’in gözleri doldu.

— “Buradayım Zeynep.”

— “Kaç gün oldu?”

Şermin yutkundu.

— “Dört gün.”

Çocuğun sesi çok zayıftı.

— “Siz hâlâ gitmediniz mi?”

Şermin elini enkaza koydu.

— “Hayır.”

Bir an durdu.

— “Sana söz verdim.”

O sırada telsizden ilk kez uzun zamandır net bir ses geldi.

Cızırtı…

— “Kahramanmaraş ekibi, duyuyor musunuz?”

Şermin ayağa fırladı.

— “Buradayız!”

Telsizin karşısındaki ses:

— “Yardım ekipleri ve malzemeler bölgeye ulaşmaya devam ediyor.”

Şermin gözlerini kapattı.

Dört gündür ilk kez…

Şehrin yalnız olmadığını gerçekten hissetti.

Telsizi göğsüne bastırdı.

Sonra Ebrar Sitesi’ne baktı.

— “Murat.”

— “Emredin komutanım.”

— “Bugün Zeynep’i çıkaracağız.”

Murat başını salladı.

— “Emredersiniz.”

Şermin enkaza döndü.

— “Zeynep!”

İçeriden zayıf bir cevap geldi:

— “Buradayım…”

Şermin gülümsedi.

— “Ben de buradayım.”

Ve bütün ekip yeniden çalışmaya başladı.

Çünkü dördüncü günün sonunda bile umut bitmemişti.

BÖLÜM SONU

Şermin’in elindeki babasının kimlik kartı tozların arasından tekrar göründü.

Kartın arkasındaki yarım cümlenin devamı hâlâ bulunamamıştı.

Fakat bu kez kartın yanında başka bir şey vardı:

Eski bir fotoğraf.

Şermin fotoğrafı çevirdi.

Arkasında tek bir cümle yazıyordu:

“Kızım bir gün bu şehre dönecek.”

Şermin’in nefesi kesildi.

Babası bunu yıllar önce yazmıştı.

DEVAM EDECEK…

8. BÖLÜM — “BABAM BENİ BEKLİYORDU”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.