İçeriğe geç

Kaderin iki yüzü

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kaderin iki yüzü

Bölüm 2

Göremeyecek miyim..?

Ayaz'dan:

..: -ağlama sesleri-

Ağlama sesleri kulaklarımı doldururken çaresizce önüme bakmaya çalışıyordum. Kimin geldiğini bilmediğim için içimdeki korku daha da büyüyordu. Elime bağlanmış olan serumu bir çırpıda çıkardım. Çıkardığım an acıyla küçük bir çığlık attım. Elim uyuşmuş biraz acı içerisindeydi. Sesler yakınlaştıkça ellerimi önüme doğrultuyor gezmeye, uzaklaşmaya çalışıyordum. Nefes-nefese uzaklaşmaya çalışırken elim muhtemelen duvara dokundu. Duvara yaslanarak uzaklaşmaya çalıştım ve.. sesler kesildi. Elimi tam önüme uzattığımda bir şey hissettim. Ellerimi üzerinde gezindirdim. Yumru oval bir şey.. yukarı kalktıkça kıllanıyor gibi. Elime bir sıvı geldi.. bu da ne? Sıvı değilde kurumuş gibi.. Bu da ne? Bu ne?

Mira: "Özüy diyelim..." (Özür dilerim.)

Ayaz: "Sen kimsin?"

Mira: "Özül diyeyim." (Özür dilerim.)

Ardından yüksek sesle hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Önümdeki kim.. neden özür diliyor bilmiyorum.

Fakat o an içimden sarılmak geldi.

Omuzlarına koydum ellerimi daha sonra sarıldım.

Ayaz: "Sorun yok."

Dedim. Çok üzgün gözüktüğü için. Elimi yavaş yavaş başına doğru götürdüm ve okşadım.

Ayaz: "Şşhh."

Sakinleştiğinde sordum.

Ayaz: "Neden özür diliyorsun? Neden üzgünsün?"

Cevap vermiyor... Belki de korkuyor. Ya da konuşmak istemiyor.

Ayaz: "Tamam. Pek yüz ifadenden anlamıyorum. Açıkcası göremiyorum. Fakat anlatmak istersen dinlerim."

Cevap yok.. Kapının aniden açılışıyla irkildim. Kim o demeye vakit kalmamıştı ki bağırdı.

Mira'nın annesi İris: "Mira!"

Sesi endişe ve üzgün bir tondaydı. Hatta sesi titriyordu. İsmi Mira mı? Onun..çok güzel bir ismi var. Acaba onu üzen kişi kim? Bu kadar anlatmaktan çekiniyor.. Neden bu hastanede acaba. Neyse beni ilgilendirmez.

İris: "Verdiğimiz rahatsızlık için kusura bakmayın."

Ayaz: "Sorun değil efendim."

Açıkcası ne olduğunu pek idrak edememiş, kavrayamamıştım. Ama umarım bundan sonra daha iyilerine layık olur. 'Allah ona uzun ömür versin ve yardımcısı olsun.' diye içimden geçirip tebessüm ettim. Bu zaman kapıdan annemin sesi duyuldu.

İrem: "Oğlum. İyi misin? Bir şey oldu mu? Serumu neden çıkarttın? Hemen doktoru çağıracağım."

Ayaz: "İyiyim. Sadece kimin geldiğini anlayamayınca korktum. Sorun yok."

Elini ellerimin üzerinde hissettim.

İrem: "Üzgünüm.."

Neden..?

Hiç bir şeye anlam verememiş, soru soracakken ayak sesleri ve hemen ardından gelen kapı kapatma sesiyle afalladım. Yatağa geçe bilmek için ellerimi etrafta gezdirdim ve oturdum. Daha sonra doktor serum taktı.

Doktor: "Aklında bir çok soru olduğunu biliyorum Ayaz. Ayaz sen de farkındasın ki bir kaza sonucu gözlerinde körlük teşhis edildi. Ben araştırıp, ne kadar ısrarcı olsam da maalesef ki bulamadım çözüm yolunu. Çok üzülerek belirtiyorum ki bundan böyle tüm hayatın böyle geçecek."

Gözümden akan yaşların haddi hüdudu yokken umutsuzca göre bilmeyi diledim. O anı defalarca beynimde canlandırdım. Karanlık yol, etraftaki küçük pekte faydası olmayan ışıklar, önden gelen beyaz süratli bir araba ve ..çarpar. Tüm karanlık.. Düşüncelerim derinleştikçe bataklık gibi içine çekiliyordum en sonda nefes alamayarak bağırdım. İçimde birikmiş olan fark etmediğim bu duygular ortaya çıktı. O gün keşke duygularımı kontrol etseydim..

Not: Sizce ne yaşanmış ola bilir de "Keşke duygularımı kontrol etseydim." diyor Ayaz?

Bölüm sonu

1 yorum