İçeriğe geç

Kaderim Sensin

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Kaderim Sensin

Bölüm 1

BÖLÜM 1: YAN EVDEKİ YABANCI

Gözlerimi açtığımda odamın tavanındaki tanıdık çatlağı gördüm. Lise son. Bu kelime grubu, karnımda garip bir boşluk hissi yaratıyordu. Hem bitmesini istiyordum hem de ne geleceğinden korkuyordum. Alarmımın çalmasına daha on dakika vardı ama uykunun beni terk ettiğini biliyordum.

Yataktan kalkıp banyoya yöneldim. Aynadaki yansımam yorgundu ama gözlerimdeki heyecanı gizleyemiyordum. Yüzümü soğuk suyla yıkadım, dişlerimi fırçaladım ve odama geri döndüm. Klasik okul formasını giyerken aynada kendimi süzdüm; formanın yakasını düzelttim, saçlarımı at kuyruğu yaptım. Hafif bir parlatıcı, işte hazırdım.

Mutfaktan gelen kahve ve kızarmış ekmek kokusu, evimizin sabah ritüeliydi. Annem her zamanki gibi erkenciydi.

"Günaydın prensesim, ilk gün heyecanı var mı?" dedi annem, tabağıma yumurta koyarken.

"Biraz," dedim gülümseyerek. "Ama daha çok bitmesini istiyorum galiba."

Babam gazetesini okurken başını kaldırdı. "Lise son... Zaman ne çabuk geçiyor. Derslerine asıl ama eğlenmeyi de unutma."

Kahvaltımızı yapıp, kahvelerimizi içerken sabahın sakinliğini hissettik. Bu, bizim ailemiz için önemli bir andı; günün karmaşasına başlamadan önce birbirimize ayırdığımız kısa ama değerli zaman.

Evden çıktığımda güneş yeni doğuyordu. Hava serindi ve sokaklar henüz sessizdi. Okula giden yol, benim için tanıdık ve huzurlu bir rotaydı. Yolda, diğer öğrencileri, işe giden insanları gördüm. Herkes kendi dünyasında, kendi telaşındaydı.

Okul bahçesine girdiğimde, tanıdık gürültü ve enerji beni karşıladı. Son sınıf öğrencisi olmanın getirdiği garip bir gurur ve sorumluluk hissiyle sınıfıma yöneldim. Sınıf arkadaşlarımı görmek, onlarla sohbet etmek, yaz tatili anılarını paylaşmak, okulun ilk gününün vazgeçilmez bir parçasıydı.

İlk ders zili çaldığında, sınıfımıza giren tarih öğretmeni, yeni bir öğrencinin aramıza katılacağını duyurdu. Kapı açıldığında, içeri giren çocuk, sınıftaki gürültüyü bir anda kesti.

Adı Demir'di. Uzun boylu, koyu saçlı ve mavi gözlüydü. Ama sınıftaki herkesin dikkatini çeken şey, kilolarıydı. Forması üzerine dar gelmişti ve yorgun bir ifadesi vardı.

Öğretmen, Demir'i boş bir sıraya yönlendirdi. Demir, başı eğik, sınıftaki bakışlardan kaçınarak sırasına oturdu. Kimseyle konuşmadı, kimseye bakmadı.

Tüm gün boyunca, Demir'in sessizliği ve içine kapanıklığı dikkatimi çekti. Teneffüslerde, diğer öğrenciler oyun oynarken, o sırasından kalkmıyor, kitap okuyordu. Sanki, bu yeni ortamda, bu yeni okulda, kendini yabancı ve yalnız hissediyordu.

Omzuna dokunan elle dikkatimi demir'in üzerinden çekip, mert'e baktım. Baktığım yere bakınca gülerek karnını tuttu.

"Miray, hayırdır ilk günden tombike hayran mı kaldın." Sinirle Mert'in koluna vurdum. Kendisi benim en iyi arkadaşlarımda biriydi, diğeri ise simge'ydi. Üçümüzün annesi de çok yakın arkadaşlardı. Ana sınıfından, bu zamana kadar dostluğumuz baki kalmıştı.

"Öyle deme, sadece baksana mert çok yanlız görünüyor. " Mert, gülmeyi kesip yanimdan ayrılarak demir'in yanına giderek klasik erkek selamlaşmasını yaptı.

Demir ise şaşkın bir yüz ifadesi ile Mert'in onunla konuşmasına anlam vermeye çalışıyordu. Sınıfa giren, okul çetesiyle sınıftaki görüntü yerine sessiz bir ortama büründü.

Okulun ağa babası olarak kendini gören utku, demir'e doğru yaklaşıp sırasına oturdu.

"Vay okulumuza kurbanlık dana gelmiş dediler de inanmadım. Dostum kaç kilosun acaba ? Sıra sana dar geliyorsa bana mutlaka söyle."

O an sanki ben demir'dim, kalbim paramparça olmuştu. Onu düşünemiyordum. Mert durumu anlamış olacak ki, utkunun kolundan tuttuğu gibi sınıfın dışına çıkardı.

Okul bittiğinde, eve dönerken, Demir'in görüntüsü aklımdan çıkmıyordu. Gözlerindeki hüznü, yalnızlığı hissetmiştim. İlkokul zamanlarında aynı durumu yaşadığım için onun nasıl durumda olduğunu çok iyi anlıyordum.

Eve geldiğimde, odama çekildim. Odamın penceresinden, yan evimizin bahçesini görebiliyordum. Bahçede, bir nakliye kamyonu duruyordu ve insanlar eşya taşıyordu.

Bir an, pencereden dışarı bakarken, Demir'i gördüm. Bahçede duruyor, nakliye kamyonunu izliyordu. Bakışlarımız karşılaştı. Bir an, ikimiz de donup kaldık. Sonra, Demir, başını çevirip evlerine girdi.

Yan evimize taşınan bu yeni komşumuz, sınıftaki o sessiz yabancıydı. Demir'in hikayesi, benim hikayemle kesişmişti. Ve bu yeni başlangıç, hayatımda neleri değiştirecekti, bilmiyordum.

Bölüm sonu

1 yorum