İçeriğe geç

Kader Mi

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Kader Mi

Bölüm 4

Benden önce bir çocuk oturdu.Dengemi kaybedip çocuğun kucağına düştüm.Kızgın bir ses tonuyla:

-Ne yapıyorsun ya?

+Asıl sen ne yapıyorsun?Sence de bunu benim demem gerekmez mi?

-Ha ha ha çok komikmiş sanırım sen baya ukala birisin.

+Hem kucağıma oturuluyor hem de sen tarafından aşağılanıyor muyum?Asıl komik olan bu değil mi sence?

Bunu dediği an sanki bir rüyadan uyanmış gibi oldum ve ani bir şekilde kendimi geri çektim.Hiçbir şey demeden hızlıca arkada yeni boşalan koltuğa oturdum.Utançtan yerin dibine girmiştim.

Duru ile buluşacağımız kafeye yaklaşınca otobüsten indim.Otobüsten inerken kucağına düştüğüm çocuk sırıtarak bana bakıyordu.Neden otobüste ona haddini bildirmemiştim ki?Sonuç olarak benim oturacağım yeri kapmıştı ve üstüne üstlük pişkin bir şekilde konuşup sırıtmıştı.Böyle şeyler de zaten hep iş işten geçince aklıma gelir ya.Otobüsteyken haddini bildirip susturmak varken pısırık gibi arkaya kaçmıştım.Lanet olsun ...

Hem bu düşüncelerden uzaklaşmak hem de Duru'dan azar yememek için var gücümle kafeye doğru koştum.Küçüklüğümden beri bu mahallede yaşadığım halde bu kafenin adını dahi duymamıştım.Kafenin kapısı çok şık yapılmıştı.Camdan yapılmış bir kapı ve etrafı süslenmiş çerçeveler olmasına karşın süsler özenle seçilmiş olsa gerekti.İçeriye geçtiğinde karşıda çok zarif masalar ve bir o kadar da zarif garsonlar vardı .Nasıl olur da bunca yıldır buraya bir kez bile olsun gelmemiştim?Duru cam kenarındaki masadan el ederek beni yanına çağırdı.Duru'dan azar yiyip yemeyeceğime emin olmak için saatime baktım.Şükürler olsun ki sadece 1 dakika geç kalmıştım.

Yüzümde muhteşem bir gülümse belirterek Duru'nun olduğu masaya gittim.Duru sanırım siniıştı.Sinirini attığı yüzündeki ifadeden belliydi.Gülümseyerek sonunda teşrif ettiniz majesteleri dedi

-Özür dilerim efendim zatialinizi bekleterek büyük bir kabalık ettim.

Cümlemi bitirir bitirmez ikimiz de gülmeye başladık.Gülmemiz kahkaha atma seviyesine gelince kafede de rezil olmamak için birbirimizi dürttük.Bu sefer de sessiz gülmeye başladık en son altımıza yapacak seviyeye geçiş yaparken bir anda durduk.Eğer durmasaydık

yan masadakiler bizi göz hapsine almaya devam edecekti.

Garson kız siparişiniz almaya geldiğinde ilk defa yüreyecek çocuğun anne babasına attığı bakış gibi Duru'ya baktım.Sonuçta buraya ilk defa geliyordum.İlk seferimde kötü bir deneyim yaşamamak için Duru'nun aldığı içecek ve en sevdiğim tatlı olan elmalı kurabiyelerden aldım.

Yaklaşık olarak 5 dakikaya siparişlerimiz geldi.Siparişler gelince sohbeti bırakıp içeceklerimizi elimize aldık.Ama Duru içeceğini içmiyordu yalnızca dikkatli gözlerle beni izliyordu.İlk yudumu alıp yüzümü bilerek buruşturdum.Beni izleyen karşımdaki meraklı kişinin de gözündeki ifade birden düştü.

+Beğenmedin mi Açelya?

-Beni hiç tanımıyor musun?Sana güvenerek bu içeceği aldım.Hem paramı hem zamanımı boşa çıkarmak zorunda mıydın?

Bölüm sonu

2 yorum