İçeriğe geç

KADER İPLİKLERİ

Bölüm 3 · 3 dk okuma

KADER İPLİKLERİ

Bölüm 3

3.BÖLÜM-KEHANET

Toplantı salonunda geçen saatlerden sonra burada dönen işleyişi anlamıştım. En son yorulduğum için odama çekileceğimi söylemiştim ve bana odamı göstermişlerdi. En üst katta yaklaşık 14 tane oda vardı. 12 büyük tanrının ve tanrıçanın burada kaldığı çok belliydi. Odama girdiğim zaman aldığım en net koku vanilyaydı. Ağır olmayan ama kendini hissettiren naif bir vanilya kokusu. Karşıda koskocaman bir yatak vardı beyaz çarşaf ve yorganla örtülmüştü, beyaz yastıkların kenarları altın rengi işlemelerle doluydu ve yatağın beyaz cibinliğinde de yer yer altın işlemeleri vardı. Yatağın iki yanında altın rengi kulpları olan komodinler ve kocaman pencerenin solunda beyaz tek kişilik puf koltuk vardı. Koltuğun karşısındaki duvarda iki kapı vardı. Biri makyaj masası ve büyük dolapların olduğu giyinmek için odaydı diğeri ise banyoydu her şey beyaz ve altın rengiydi. Tam olarak benim tarzım değildi ama güzel olmadığını söyleyemezdim. Yatağa uzandığım zaman sanki yatak büyülüymüş gibi beni uykunun içine çekmişti.

At sesleri duyuyordum. Gözlerimin kapalı olduğunu fark etsem bile gözlerimi açamadım, kafamın yanında hafif bir soğukluk vardı ve ellerim hareket ediyordu. Güneş ışığını hissedip gözlerimi açabildim. Buraya bu bedenimde gelmesem de neresi olduğunu biliyordum. Olimpos. Savaş alanının ortasında arp çalıyordum ve iki tarafta beni izliyordu, sanki savaş seremonisini gerçekleştiriyordum. Sağ tarafımdan vuran güneş engellendiğinde sağıma baktım bana en yakın yerde o, onun yanında Aeros, Pera, Lizet ve bir sürü kişi vardı hepsi miğferlerini giymiş ve kılıçlarını eline almış hazırda bekliyorlardı. ‘Damian dikkatli ol’ kurduğum cümleyi bile neden kurduğumu bilmiyordum ama onun ismini öğrenmiştim. Damian elini nazikçe yanağıma çıkarıp okşadı ve kılıcını havaya kaldırdı. Arp sesi gitti, şimdi kılıç sesleri ve haykırıştan başka bir ses yoktu.

Birinin dokunuşunu hissetmemle gözlerimi açtım. Bizimle birlikte gelen kızdı.

‘Efendim sizi yemek salonuna bekliyorlar’

Gördüğüm rüyayı düşünüp hatırlamaya çalışırken kafamı salladım. Kız sanırım özel bir yeteneği olan biri değildi ya da çok acemiydi çünkü düşünceleri çok rahat okunuyordu. Benim görünüşümden dolayı soğuk olduğumu düşünüyordu. Ayrıca güzel olmama rağmen hala kıyafetlerimi değiştirip banyo yapmadığım için benim pasaklı olduğumu düşünmüştü. Ne güzel! Daha ilk günden hakkımda kötü konuşulmuştu. Yemek salonunda upuzun bir masanın yanında Lizetin yanına oturdum lizet afroditin ruhunu taşıyordu ve sanırım bunun için doğmuştu. Balköpüğü renginde uzun saçları vardı, saçlarının bazı tutamları örülü ve altın küpeler takılıydı. Fıstık yeşili renginde bir elbise giymişti askılı ve sırt dekolteliydi. Belirgin karnını daha çok belli ediyordu ama bu onu çok daha gösteriyordu. Yeşil gözleri ise çok açık bir renkteydi. Sağ çaprazımda Damian vardı onun yanında yani karşımda ise Elenor vardı. Heranın güçlerinin yansımasını taşıyordu. İyi niyetli biri olsa da hırslı ve yarışmacı bir kişiliği vardı. Kendi şarabını hizmetçilere doldurturken Damianın şarabını kendi dolduruyordu.İlgisini belli etmekten çekinmiyor ama kendi karakterini de göstermiyordu.

‘Sanırım sen hepimizin ismini ve gücünü sana söylemeden biliyorsun değil mi Nadya?’

Sol çaprazımın yanında duran Sarışın açık kahve gözlü adama baktım. Oldukça genç ve dinç bir görüntüsü vardı ama kesinlikle geniş omuzları dikkat çekiyordu. Gözlerinde güneşin parıltıları vardı ve aurası benimkine benzerdi. Dare, Apollonun güçlerini taşıyordu.

‘Eminim sende bu konuda benim kadar iyisindir Dare’ diyerek gülümsedim.

‘Yine de sanırım bazı kişileri tanıyamayacak kadar acemi. Kiminle geldiğini bilmiyor gibi.’Darenin yanında oturan ve büyük ihtimalle ikizi olan kız söylemişti bunları. Çok iyi bir gözlemciydi çünkü Damianın ismini ilk başta çıkaramamıştım ve onunla ismini söyleyerek bir iletişimde bulunmamıştım.

‘Ben bu yeteneklere sahip olmasam bile Damiana bakınca hades’in yansıması olduğunu anlayabilirim. Kendisi de pandoranın kutusu gibi değil aksine kim olduğunu yansıtan açık bir kitap gibi’

Aetos kısa bir kahkaha atarak ‘Damian mı açık kutu?’ demişti

Damian siniri bozulmuş ama bunu açık etmek istemiyor gibi gülerek ‘Nadya beni geçmişinden hatırlıyor sanırım cehennem geçidinde bir sürü kez karşılaştık yansımayla geçen anılardan biri olabilir’ diyerek açıklama yapmıştı. Oysa ki en az onu hatırlıyordum. Daha önce onunla karşılaşmış mıydım? Bu bilgi kafamı karıştırmıştı fakat duymamış gibi yaparak yemeğime devam ettim. Aniden gelen görü ile çatalım elimden kaydı.

‘Olimpostan geliyorlar’ Dare aynı anda konuşmuştuk

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.