İçeriğe geç

KADER İPLİKLERİ

Bölüm 2 · 2 dk okuma

KADER İPLİKLERİ

Bölüm 2

2.BÖLÜM-KERBEROS ORMANI

Karşımda duran görkemli ama eski şatoya baktım. Çok eski yıllardan kalma olduğu çok belliydi, Şehir merkezine üç saat uzaklıktaki Kerberos Ormanında yer alıyordu. Mitolojimizdeki Kerberos adlı yaratığın bu ormanda olduğuna inanılıyordu hatta onu gördüğünü iddia edenler bile vardı ve saklanmak için çok iyi bir yerdi. Şatonun büyük kapısına yaklaştığımızda kapı direkt açıldı ve uzun boylu siyah saçlı, mavi gözlü bir adam belirdi. Zihnine bakmama gerek kalmadan kim olduğunu anladım, ismini kendi haykırıyordu zaten. Aetos.

'Liderlik özelliğin Zeustan gelen bir nimet mi yoksa karakterinin bir parçası mı Aetos?'

Aetos değil ama arkasındaki topluluk şaşırmıştı. Aetosun yüzünde küstah bir gülümseme belirdi

'Belki her ikisi de..'

Gözlerimi devirme isteğimi bir kenara bırakarak elimi uzattım. Burada bir hayat süreceğimi biliyorum ve ilk önce insanları tanımak için onlara yakın olmalıydım.Arkasında Pera ve Lizet bulunuyordu. Düşüncelerini çok iyi koruyorlardı fakat benliklerini koruyamıyorlardı. İsimlerini, niyetlerini gizleyemiyorlardı. Lizet'in şişkin karnını görünce ona gülümsedim.

'2 gün içerisinde kızın doğacak 5.gün ise iplikleri örülecek ama şimdiden söyleyebilirim ki uzun bir hayatı olacak'

Lizet kim olduğumu ya da yeteneğimin sınırlarını bilmediği için çok şaşırmıştı fakat Pera minnettar bir şekilde gülerek Lizet'e sarıldı.Bu odada kim olduğunu bildiğim ama ismini kendinden bile saklayan adam konuştu

'Seni buraya ben getirdim ama sen şatonun sahibiymiş gibi rahatsın'

'Şatonun sahibi ben değilim şatonun ne zaman nereye dikilmesi gerektiğine karar veren, bu şatonun yıllar sonra bizim güvenli bölgemiz olacağını bilen de benim'

Bizimle birlikte gelen kız konuştu 'Sence de ruhunun yansımasını taşıdığın tanrı ya da tanrıçayı kendin zannediyor olabilir misin? Bunları sen değil senin tanrın ya da tanrıçan yaptı'

Onun cümlesine karşılık sadece kendimi beğenmiş bir gülümseme gönderebilirdim. Zeus güçlü, kudretli, egoist olabilirdi ama ben onun her özelliğinin üç katıydım. Gergin ve heyecanlı karşılamadan sonra sadece Aetos, Pera ve onun olduğu çalışma salonuna geçtim. Büyük yuvarlak masanın etrafında taht görünümlü sandalyeler vardı. Beni bekledikleri çok belliydi.

'Senden uzun süre kalmanı yanımızda savaşmanı beklemiyoruz Nadya, kehaneti ve savaşı kimin kazanacağına bakmanı istiyoruz. Sonuç ne olursa olsun sonunda seni koruyacağımıza söz veriyoruz'

'Savaşı kimin kazanacağını biliyorum fakat size bunu söyleyemem, işler öyle yürümüyor maalesef kaderi değiştiremezsiniz, müdahale edemezsiniz ama kehanet karışıktır. Kehanette kaybettiğinizi görsem bile kaderinizde zafer varsa o savaşı kazanırsınız. Kehanetle görülen gelecek değişkendir yine de kehanetinizi bakmamı isterseniz bakabilirim ama tanrı ve tanrıçalara ihtiyacım var özellikle Arese'

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.