2003
Kumandan ailesi nihayet malikanelerine giriş yapmıştı.Ersin Kumandan'ın başı git gide daha çok ağrıyordu.Sinirlendiğinde hep böyle olurdu.Sare Kumandan Aslan'ı yatağına yatırmıştı.Kendiside yorgundu ve bir an önce uyumak istiyordu.Odasına gitdiğinde kocasına yatakda otururken buldu.Oda gidip yanına oturdu.Bir süre sessiz kalıp karşılarındaki duvarı izlediler.
"Ne düşünüyorsun"
Ersin Kumandan bu soruya hemen bir cevap vermedi belkide vermek istemedi.Başı çok ağrıyordu ve bu onu daha da sinirlendiriyordu.Parmaklarıyla anlına masaj yapıyordu.
"Ne bok yiyeceğimi düşünüyorum..gerçekten lanet olsun.."
Sare Kumandan kocasının sinirli olduğunun farkındaydı.Birşeyler söyleyip sinirlendirmek istemiyordu.Sessiz kaldı.
"Aslan'ın bunları görmesi hiç iyi olmadı."
Ersin Kumandan "Aslan" ismini duyunca iyice gerilmeye başladı.
"Umrumda bile değil"
"O senin oğlun Ersin!!"
"Oğlum falan değil"
Ortam gerilmeye başlamıştı.
"Kabul et yada etme Aslan'ı tek başıma yapmadım."
"YAPARKEN BANA SORMADIN!!!"
Ersin Kumandan ayaklanmıstı.Yüzündeki damarlar belirginlesmiş elleri çoktan yumruk haline almıştı.Ama Sare Kumandan bunun altında kalıcak kadın asla değildi.Ayağa kalkıp oda kocasının karşısına dikildi.
"Bana bunları söyleyebilecek kadar rezil bir herif miydin sen?"
"Sare bak beni delirtme,hiç birşey bilmiyormuş gibi konuşma benimle,BEN BU ÇOCUĞU BAŞINDAN BERİ İSTEMEDİM!!!"
"KES KES KES...KES, SÜREKLİ BUNU YÜZÜME VURMANDAN BIKTIM ARTIK."
"İYİ NE HALİN VARSA GÖR"
Ersin Kumandan hızla kapıya doğru ilerleyip kapıyı çarparak odadan ayrıldı.
"DEFOOL!!"
Sare Kumandan yaşlar içerisinde ağlıyordu.Yatagın başına oturup sakinlesmek için bekledi.O güclü bir kadındı ama güclü biri olması herşeyin üstesinden gelebileceği anlamına gelmiyordu.Bu yük ona çok ağırdı.Her şeye katlanabilirdi dayak,küfür,silahlar,kanlar ama kocasının ona hata gibi bakmasına dayanamıyordu.Kocası ona aşıkdı biliyordu ama buna dayanamıyordu.
Bütün bunlar olurken Aslan odasında yatağının içinde kendi kendine vakit geçiriyordu.Kapı çarpma sesini duymuştu ama gidip bakası gelmemişti.Muhtemelen babası yine birşeylere sinirlenmişti.Babası sinirini eşyalardan çıkarmayı severdi.
"Aslanım"
"Aa...Fatma abla sen mi geldin."
Fatma ablası kapıyı aralamış Aslan'a bakıyordu.Mesaisi bitmişti evine gidecekti ama oda kapı çarpma sesini duymuştu.Aslan'ın korkmuş olabilecegini düşünüp yukarı çıkmıştı.
"Aslan'ım benim sen niye yatmadım evladım,erken yatmazsan boyun uzamaz sonra."
"Hiiiç öyle kendi kendime birşeyler yapıyordum"
"Tamam iyi yapıyorsun ama şimdi yatman lazım bekle de sana süt yapıp gelim."
"Tamam"
Fatma abla Aslan'ın üstünü örtüp odadan çıktı.
"Ne olacak bu çocuğun hali.."
~
Ayşe Karaca küçük Lidya'nın beşiğini sallıyordu.Bu hayattan bıkmıştı,kocasının pis işlerinden bıkmıstı,herkesten nefret etmişti,bu hayatı yaşamak hakkı değildi.
Odanın kapısı biri tarafından açılmıştı.Tabiki de Orhan Karaca'ydı.Yavaş adımlarla beşiğin yanına geldi.
"Neden böyle yapıyorsun Ayşe?"
"Git başımdan Orhan seninle çocuğumun önün de kavga edemicem."
Orhan Karaca sustu.Lidya beşikte uyuyordu.Çok da tatlıydı.Bembeyaz teni,elaya çalmaya başlayan gözleri ve kumral diyebilcekleri saçları vardı.Karaca ailesine daha 3 ay önce dahil olmuştu.Ayşe Karaca Lidya'nın evliliklerine iyi geliceğini düşünmüştü,belki kocası bu işleri bırakıp kendini ailesine adardı.Ama hiç öyle olmamıştı,kocası eskiden neyse şimdi de oydu.Umursamaz,değer bilmez,egolu ve sinirli.Bunu kocasının küçük bebeğine 'Lidya' ismini vermesinden ta en basından anlamıştı.
"Bana evlenirken beni çok mutlu edeceğini söylemiştin ama ben hiç mutlu değilim Orhan,görmüyor musun mutsuz olduğumu görmüyor musun?"
"Hiç birşeyden mutlu olamayan sensin,gez toz eğlen sana karışan mı var Ayşe"
"Bunu 6 senedir yapıyorum zaten,ama ben kocamla mutlu olmak istiyorum bu hayatı yaşamak istemiyorum neden anlamak istemiyorsun."
"Biz ilk tanıştığımızda da ben bu işlerle uğraşıyordum Ayşe,neden şimdi batmaya başladı sana?"
"İlk tanıştığımızda sen böyle değildin Orhan sen çok değiştin."
"Off..seninle ugraşamam Ayşe zaten işim başımdan âskın ben yatmaya gidiyorum."
"Anca kaç zaten"
Orhan Karaca odadan çıkmıştı.Az sonra Ayşe Karaca da yatak odalarına gitti.Odaya gittiğinde Orhan Karaca'yı hazırlanırken buldu.
"Hayırdır nereye sen böyle?"
"Dışarı çıkıcam"
"Orhan saçmalama evde 3 aylık çocuk var güvende olmadığımızı biliyorsun,ya Karan birşey yaparsa beni evde tek başma bırakamazsın."
"Yeter beni bir sal artık,evde korumalar var birşey olmaz sürekli senin dırdırını çekemem biraz içip gelicem zaten."
"Orhan saçmalama!"
Orhan Karaca kapıyı çekip çıkmıştı bile.Ayşe Karaca kocasına inanamıyordu.Onu nasıl yalnız bırakırdı.Gözünden yaşlar akmaya başlamıştı.Fazla beklemeden yatağa geçip uyumaya çalıştı.
Geçmiş geleceğimizdi,geçmiş olmadan gelecek oluşamazdı.Geçmis gecmişde kalmazdı,her insan geçmişiyle yaşardı.Gelecek bir zaman sonra geçmiş olurdu,bize sadece şimdiki zamanın geleceğimizi etkileyeceğini bilmek kalıyordu.
Yazardan:
Kumandan ailesini yazarken Ersini boğazlayacaktım nerdeyse o kadar sinirle yazdım yani.Neyse umarım bolümü beğenmişsinizdir,bir sonraki bolümlerde 2025 den daha çok kesit olucak merak etmeyin size bu sıkıcı aileyi okutmicam sürekli♡.Bende hemen çiftimizi birleştirmek istiyorum.Bölümü beğenmeyi, karakterler ve bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.


