2.Bölüm
Geçmiş
Çok sıkıcı bir günün içindeydim .İnsanlardan uzak kendime yakındım.Evde her zaman olduğu gibi oturuyordum.İnsanlardan uzak olmamın nedenini anlayamıyordum.İçeri o girdi yani babam.
-“Sıkılıyor musun?”diye sordu.
Başımı salladım.Burada ne kadar sıkılsam da babamı üzmek istemiyordum.O bana ait olan ve olacak tek kişiydi.O yüzden onun kararlarına uymayı seçtim.
-“Biraz daha dayan sadece biraz.”dedi.
O biraz birazdan fazlaydı.Bunun bilincindeydim ama dediğim gibi babama çok değer veriyordum ve onu kırmak istemiyordum.Başımı salladım.O da bana gülümseyip odadan çıktı. Tam o sırada elinde bir tepsiyle hizmetkarlardan biri geldi.Yüzüme bile bakamıyordu.Ona sormak istedim ama yapamadım.Neden benden bu kadar nefret ettiklerini neden yüzüme bakamadıklarını anlayamıyordum.Babama soruyordum cevap vermiyordu.Onu zorlamak istemiyordum.Elimdeki tek insanı kaybedemezdim.Kimsenin adımla seslenmemesi de başka bir merak konusuydu.Ben bir gizemmişim gibi hissettiriyordu.Hizmetkarın getirdiği tepsiyi alıp içindekileri yemeye başlayacaktım ki bi not gözüme çarptı.
“Bilmediklerin bildiklerinden daha fazla küçük kız bu yüzden bildiklerinle hareket etme üzülürsün bilmediklerini öğren böylece ilk yarıyı sen alırsın ama bir şeyi unutma bu yol kırıklarla geçer belki fiziki belki psikolojik olarak.Yapmaz dediğin insanlara dikkat et.Onlar asıl bilmediklerindir.”
-Adını bilmene gerek olmayan kişi-
O gün hayatımın kararını almıştım.Bilmediklerime dikkat edicek ve kırılmaktan ve kırmaktan vazgeçmiyecektim bir leydinin veya bir insanın kırıklarını düzeltmesi için ilk başta kırılması gerekiyordu.Hayatım bendim ve kimsenin benim için bir şey yapmasına gerek yoktu .Daha on yaşındaydım ama zekiydim.Cesaretim yoktu sadece .Bunu başaracaktım inanıyordum kendime.Başarının yarısı inanmaktan geçermiş derler.