İçeriğe geç

Kaçış

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kaçış

Bölüm 2

Karanlık

Bu bir kaçış hikayesi degil bu bir yaşam hikayesi…

Gözlerimi karanlık odama açtım, karnımın guruldadığını farkettiğimde mutfağa doğru yürümeye başlamıştım. Bu gün şanslı günüm olduğu için kendime bir tane yumurta kırdım, yağmurlu havaları seviyorum kötü anlarımda bana hep destek çıkarlar ama bu gün neden yağdığını henüz çözemedim inşallah günüm güzel geçer.

Yumurtam bittikten sonra bekçıden kiraladığım kulübenin kapısını kilitleyip bahçeye ilk adımımı attım. Hava sandığımdan daha güzel ve bu bana enerji veriyor. Yolda yavaş yavaş yürümeye devam ederken gödüğüm güzeller güzeli yeşil taş dikkatimi dağıttı, taşın yanına doğru yürürken bu taşın sandığımdan daha güzel olduğunu farkettim. Taşın ne kadar güzel olduğuna odaklanmış bir şekilde yerden kalktım ve elime ne zaman aldığımı bilmediğim bu güzel taşı hırkamın cebine koyup yürümeye devam ettim.

İşyerim olam markete geldikten sonra iki numaralı kasaya geçip çalışmaya başladım. Yaklaşık dokuz saatlik çalışmamı bitirip molaya girdiğimde yağmur çoktan dinmişti ama ben yine de bu havanın güzel olduğunu düşündüğümden parka doğru yürümeye başladım her ne kadar bunu yapmamam gerekse de.

parka vardıktan sonra oturaklarda birine oturdum ama yağmur dineli fazla zaman olmadığı için siyah pantolonum ıslandı. Bu tarz şeyleri pek önemsemediğimden omuz silkip oturmaya devam ettim. Manzarının öyle abartılı bir yanı yoktu ama ben herşeyden iyi birşeyler bulmak konusuna fazlasıyla alıştığım için bu manzara bu manzara bile benim içi paha biçilemez.

Yaklaşık bir yarım saat kadar oturup parkın baktığı ormanı izlerken daha önce hiç yapmadığım bir şey yapıp otmanda yürüme kararı aldım. Saat çok geç olmasa da hava sisli olduğu için etraf karanlık görünüyor. Paranoyak bir şekilde yürümeye başladığımda hala neden bu ormana girdiğiğmi sorguluyordum. Çok şükür ki hiçbir sorun yaşamadan on dakikalık bir yürüyüşün ardından eve gitmeye karar verdim tabi oraya ev denirse dönüş yolunda hiçbir şey olmadı taki şimşek çakıp her yeri aydınlattıktan sonraya kadar, yağmur yeniden başladı ve saba bulduğum yeşil taşın olduğu yerde dedektif paltolu şapkalı garip bir tip gözlerini benim mavimsi gözlerime dimmiş ve hiç hoş olmayacak şekilde bana bakıyordu, tekrardan şimşek çaktığında adam orada yoktu, bir anda arkamdan birisi gelip ağzımı ve burnumu bezle kapattı sonra her şey karardı son hatırladığım siyah ve öldürücü o bakışlar.

Bölüm sonu

2 yorum