Çağrı'nın ağzından
Gerçekten kız kardeşimin katili ile aynı odayı paylaşıyorduk değil mi? Aniden ayağa kalktım ve banyoya ilerledim. O ise şaşkınlıkla bakmaştı bu hareketime.
Banyoya girip aynanın karşısına geçtim. Gerçekten mi? Araz mıydı yani katil? İyi de bu nasıl olabilirdi? Burada en son şüpheleneceğim insan oydu. 'Hiç kimseye güvenemezsin.' diye hatırlattım kendime.
Gidip şu an kafasına sıkmalı mıydım? Öyle yapmalıydım. Beni burada ne durdurabilirdi ki?
Onlar Araz'a kötü davrandıkları halde öldürmüyorlardı. Bunun bir sebebi olması lazımdı. Ne olursa olsun umrumda değildi. Biri çıkıp kafama sıksa buna üzülecek değildim. Kimsem kalmamıştı zaten.
Banyodan çıkıp dolabıma yöneldim. Silahımı alıp kafasına sıkmalıydım. Çok bile beklemiştim bunun için. O sırada düşüncelerimi bölen bir şey oldu. İçeriye sakallı adam girmişti. Patron olan adam. Feyzullah Mutlu.
Araz'a doğru yaklaşmaya başladı. Yakasından tutup ayağa kaldırdı.
"Ne yapıyorsun lan sen? Sana verilen bir işi ne zaman becerebileceksin?" dedi sinirle.
"Patron beni bi-"
"Kes sesini asla bir şeyi beceremeyeceksin bu hayatta." diyerek Araz'ı geriye doğru fırlattı.
Bana doğru döndü ve dışarı çıktı. Kapayı kapatıp tekrar yatağa ilerledim. Araz duvara yaslanmış bir şekilde hala ayakta duruyordu.
"Sorun ne? Ne oluyor?" dedim bir şeyler öğrenmek için.
"Yapmak istemediğimi söylediğim halde sürekli olarak bir şeyler yapmam konusunda ısrar ediyorlar. Yapamadığım zaman da böyle bağırıp çağırıyorlar işte. Sen de alışırsın yakında zaten merak etme." dedi yatağına otururken.
"Neyi yapamadın ki?" diye sordum tekrar.
"İnsan öldüremedim." dedi sadece. Benim kardeşimi öldürdün ya demek istiyordum şu an.
Eğer insan öldüremediğini söylüyorsa belki de gerçekten o yapmamıştır. Araz yalan söylüyor desek Feyzullah denen adam Araz'ın boynuna yapışmazdı o zaman. Belki de kavga esnasında kız kardeşimi vurmuştu. Sonra da oradan tüymüştü. Bunun için emin olmam gerekiyordu.
O zaman yapabileceğim tek bir şey vardı. Kız kardeşimin katili olup olmadığını bilmediğim adama arkadaşız rolü kesmeliydim.
Kafasını tekrar benden tarafa çevirdi. "Sen neden aniden banyoya gittin?" diye sordu merakla. Aslında meraktan çok yüzünde endişe var gibiydi. Gerçekten arkadaş olduğumuzu falan sanıyordu sanırım.
"Bir anda içim bulandı. Alkolü fazla kaçırdım sanırım." dedim aklıma başka yalan gelmeyerek.
"Bugün alkol içmediğini söylememiş miydin?" diye sordu.
"Biraz içmiştim." diyerek geçiştirmeye çalıştım.
"Anladım. Kitaba bakmak istediğini söylemiştin." diyerek kitabı bana uzattı.
"Artık bakmak istemiyorum." dedim kinle. "Yani uykum geldi. Sonra bakarım. İyi geceler." diyerek arkamı döndüm.
Gerçekten kardeşimin katili miydi? Kafayı yiyecektim artık.
Araz'ın ağzından
Daha yeni gayet iyiyken banyodan çıktıktan sonra neden böyle birine dönüşmüştü? Acaba içi bulandığı için mi? Olabilirdi. Sonuçta insan rahatsızken konuşmak istemezdi.
Odadan çıkıp üst kata ilerledim. Hayatımı bu bodrum katında geçirmek zorunda olmaktan nefret ediyordum.
Üst kata ulaştığımda mutfağa doğru yöneldim. Bulantıya ne iyi gelirdi? Nane limon iyi gelirdi sanırım. Hazırlamaya başladığım sırada içeri biri girdi.
"Ne yapıyorsun burada?" diye sordu sinirle.
Onlara ne yapsam batıyordu zaten. Arkamı dönüp yüzüne baktım. Çağrı'yı odaya getiren çocuktu bu.
"Nane limon" demekle yetindim.
"Onu mu soruyorum? Güçsüz olduğun kadar aptalsın da." dedi kolumdan tutmak için yeltenirken.
"O elini çek yoksa-"
"Yoksa ne, ne yaparsın?" dedi kolumu büküp belime koyarken.
"Adın Çınar mıydı neydi bilmiyorum ama çek şu elini." dedim sadece.
"Çekmezsem ne yapabilirsin ki Araz?" dedi gülerek. "Yeni çocuğumu çağırırsın? Ona ne yaptın ki o şu an senin yanında? Yoksa sana dok-"
"Kes sesini!" diyerek geriye doğru ittim. Yüzüne bir tane yumruk geçirdim ama bu onu afallatmamıştı bile. Gerçekten çok güçsüzdüm.
O da bana vurdu. "Sen kimsin ki bana vurmaya cüret ediyorsun?" dedi öfkeyle.
Tekrardan vurdu ve yakamdan tutup yere attı. "Bir daha sakın bana vurma yoks-"
"Ne yoksa?" dedi Çınar'ın arkasından bir ses. Çağrı'ydı. Gerçekten haklılardı bu çocuk benim korumam olmak için mi gelmişti?
Çınar'ı kenara itip su şişelerinin olduğu yere doğru ilerledi. Bir tane şişe aldıktan sonra kapıya doğru yöneldi ve çıkıp gitti.
Bu sefer beni korumak için gelmemişti sanırım.
#benimcizgim
#cizgi2023