İçeriğe geç

KAÇAK

Bölüm 27 · 4 dk okuma

KAÇAK

Bölüm 27

Gitar

Çınar bileğime krem sürdükten sonra çadırdan çıkmıştı ve ben de düşüncelerimle baş başa kalmıştım. Derin bir nefes alarak elimle yüzümü sıvazladım. Dinlenmek amacıyla bileğime dikkat ederek uzandım. Çadırın dışından yükselen sesler kulağıma yavaş yavaş uğultu şeklinde gelmeye başladı. Bir süre düşüncelerimle boğuştuktan sonra derin bir uykuya dalmıştım.

•••

Benim için hızlı başlayan kamp aynı şekilde devam ediyordu. Uykumdan Çınar tarafından uyandırılmıştım ve bir şeyler yedikten sonra yakılan ateşin etrafında halka şeklinde toplanmıştık. Kerem elindeki gitarla uğraşıyordu. Muhtemelen birazdan Miray için bir şeyler söylerdi. Gözlerimi devirerek başımı çevirdim.

Çınar hemen yanımda oturuyordu. Sık sık bakışlarını bana çevirdiğini hissediyordum. Böyle anlarda ben hep kaçan taraf oluyor ve başka yöne bakıyordum.

"Sıkıldın mı?" Çınar'ın kulağıma fısıldadığı soruyla ona döndüm. "Hayır,"diyerek başımı iki yana salladım. Sanırım daha çok o sıkılmış gibiydi. Eline aldığı küçük odun parçasıyla yerdeki toprakla uğraşıyordu.

Ateşten yayılan çıtırtılara gitar sesi karışınca istemsizce Kerem'e döndüm. Bir süre sonra şarkıyı söylemeye başladığında sadece Miray'a bakıyordu. İkisi birbirine aşık aşık bakarken kalbimdeki hisleri tarttım. Ve hiçbir acı hissetmediğimi fark ettim. Belki de Kerem ben de çoktan bitmişti ama ben yeni fark ediyordum. Zaten bazen öyle şeyler yapıyordu ki onu nasıl sevdim ben diye kendime soruyordum.

Şimdi en net hissettiğim şey onu sevmiyor oluşumdu. Kiminle birlikte olursa olsun umurumda değildi.

Şarkıyı bitirdikten sonra gitarı kenara bırakarak Miray'a sarıldı. Yerde duran gitarın bana ulaşması fazla uzun sürmemişti. "Sen de bir şeyler söylesene Birce?"

Kafamı iki yana sallayarak kibarca reddetmeye çalıştım ama sonuç ellerimin arasına tutuşturulan gitardı. Seslice oflayıp gitarı düzgün bir şekilde tuttum. Çok kısa bir süre düşündükten sonra istediğim şarkıyı bularak çalmaya başladım. Şarkının sözlerini söylemek için dudaklarımı araladığım sırada benden önce davranan başka birisi oldu. Kulağımda yankılanan duru ve oldukça hoş olan sesle başımı yan tarafımda oturan Çınar'a çevirdim. Benden önce o şarkıyı söylemeye başlamıştı.

Seçtiğim aşk şarkısının etkisinden mi yoksa bakışlarının etkisinden mi bilmiyorum ama bir anda kalp atışlarım hızlandı. Ben çaldım o söyledi. Gözlerini ise hiçbir zaman benim gözlerimden çekmedi. Nakarat kısmına gelince ona eşlik etmiştim. Ve ikimizin sesi birbirine çok uymuştu.

Şarkı bittiğinde ne yapacağımı bilememiştim. Gitarı Kerem'e doğru uzatırken herkesin hayran bakışlarını üzerimizde hissediyordum.

"Hem siz birbirinize çok yakışıyorsunuz hem de sesiniz. Bence siz gerçekten mükemmel bir çift oldunuz!" Aldığımız bu yorumla birlikte Çınar'la bakışlarımız kesişti. Dudağının kenarının kıvrılmasından bunun hoşuna gittiğini anlamıştım.

Akşamın geri kalanında birkaç şarkı daha söylemiş ve sohbet etmiştik. Yavaş yavaş hepimizin uykusu gelmeye başlamıştı. "Bence uyuyalım artık," diyen Miray'dan sonra herkesten onaylayan mırıltılar geldi. Sonra sırasıyla dağılıp çadırlarına gitmeye başladılar. En sona biz kaldığımızda "Uyuyalım biz de artık,"dedim kısık bir sesle. "Gece baya ilerledi."

Ayağa kalkmaya çalıştığımda sonuç yine keskin bir acı olmuştu. Çınar kolumdan destek olarak "Niye acele ediyorsun?!"dedi. Ardından beni kucağına alarak çadıra ilerlemeye başladı. Beni daha ne kadar kucağında taşıyacaktı? Bir an önce iyileşmem gerekiyordu.

Çadıra girdiğimizde beni yere bırakıp doğruldu. "Sen uyu,"dedi. İstemsizce kaşlarımı çattım. "Uyuyacağım zaten de sen ne yapacaksın?"

Çadırda dolaşan bakışlarını ağır ağır bana çevirdi. "Boş versene beni cüce, yat hadi. Ben hava alacağım." Sözlerini bitirir bitirmez esnediği için bu sözler hiç inandırıcı değildi. Çadırın kapısına doğru yöneldi.

"Gecenin bu saatinde tek başına ne hava alacaksın Çınar?" Dışarıdan rüzgar sesleri geliyor ve ağaçların hışırtısı insanı ürkütüyordu.

"Rahatsız olmanı istemiyorum Birce, inat etme de uyu." Sorunun ne olduğunu anladığımda kaşlarım düzelerek yüzümdeki ifade yumuşadı. O beni düşünüyordu. Belki bu durumdan çok hoşnut değildim ama geceyarısı bu ortamda tek başına dışarıda durmasına da gönlüm razı gelmezdi.

"Rahatsız falan olmam Çınar, burada uyuyabilirsin. Çadır ikimizin de sığabileceği kadar büyük." Kaşlarını indirip kaldırarak reddetti. Kollarımı göğsümde birleştirdim. Fazla da ısrar edemezdim. "Sen bilirsin, ben uyuyacağım. Dediğim gibi rahatsız olmam istedigin zaman burada uyu."

Çınar dediklerimi umursamadan dışarıya çıktığında kendimi sorumlu hissettiğim için rahat edememiştim. Yine de yapacak pek bir şeyim yoktu.

Ne olur ne olmaz Çınar belki fikrini değişip gelir diye düşünerek çadırın en kenarına geçtim ve uzandım.Uyku iyice bastırmıştı.

Gözlerimi kapatarak uykuya dalmayı bekledim. Bir süre geçti, hâlâ uyumayı başaramadım. Sağıma döndüm, soluma döndüm. Gözüme uyku girmiyordu. Oysa gözlerim uykusuzluktan sızlamaya başlamıştı bile.

Dışarıda artan rüzgar ve soğuyan hava yüzünden uyuyamıyordum. Çınar dışarıda olduğu için. Sesli bir şekilde ofladıktan sonra yeniden sağ tarafıma dönerek bir kez daha uyumayı denedim. Sadece birkaç saniye sonra kısmen şiddetli sayılabilecek bir rüzgar esti aynı anda çadırın kapısı açıldı. Gözlerimi hafif aralayarak baktığımda Çınar'ı gördüm. Sonunda inadı kırılmıştı.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

28. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

2 yorum