Sabah kalktım ve saatin hayli geç olduğunu gördüm. Yatağımın başında bir not vardı; Babamın işi çıktı okula gidiyoruz dedim.
Yüzümde bir gülümse oluştu. Kıyafetlerimi giydim, saçımı sıkı bir topuz yaptıktan sonra temizlemeye başladım.
Yaklaşık 2 saat sonra temizlik bitmişti ama bende bitmiştim. Olamam gidip yatağıma uzandım.
Ne kadar uyudum bilmiyorum ancak birisinin beni sarsmasıyla uyandım. Uyandığımda onu gördüm. Lacivert gözleri çok güzeldi.
“İş yapmak biraz yordu sanırım. Kahvaltı hazırladım. Bu seferlik benden olsun. Babam 1 haftalığına yurtdışına çıktı haberin olsun.”
Onunla beraber mutfağa indim ve sessizce kahvaltımızı ettik. Bu sessizlik beni geriyordu.
”Spor yapar mısın?” diye sordu bir anda.
”Evet. Voleybol oynardım.”
”Bahçeye çık beni bekle.”
Bahçeye çoktım ve onu beklemeye başladım.
Az sonra elinde bir voleybol topuyla geldi.
”Hadi bakalım. Ne kadar iyisin bu sporda görelim.”
Akşam kadar voleybol oynadık. Her şey çok güzeldi ve voleybol oynamayalım uzun zaman olmuştu.
”Yapıyorsun bu sporu Sinan.”
”Çok fazla spor dalıyla uğraşıyorum diyelim.”
Beraber akşam yemeği hazırladık ve hızlıca yedik.
”Hadi gel bir dizi izleyelim.”
”FRİENDS’e ne dersin?”
”Süper olur.”
Saat 02:24’e kadar dizi izledikten sonra ikimiz de yorulduk. Odama çıktım ve derin bir uyku uyudum. Sanırım buraya alışıyorum…