Gözlerimi hafifçe araladım ve kedimin masum masum uyuduğunu görünce gülümsedim ve kediyi macbur sandığa koydum içeri annem girince kediyi görmemişti ve bana dönüp elindeki elbiseyi verdi "bugün bir yakınımızın düğünü var, bunu giyeceksin" dediğinde elbiseye baktım siyah uzun ve parlak bir elbiseydi ama kabarık değildi "hayret on kiloluk elbiselerden değil" dedim ve annem elbiseyi uzattı "düğünde gelinden başkası kabarık tüllü elbise giyerse bu ona karşı nefret beslediğini ama söyleyemediğinin kanıtı ya da beyaza yakın renkler giymekte öyle. Neyse bugün bizimle dört şövalye de gelecek ve onların üçü bizi, kalan bir tanesi düğünde kapıda kalıp oranın güvenliğiyle ilgilenecek ondan hemen hazırlan şu an herkes hazır seni bekliyoruz düğüne az kaldı" dedi ve bende kafa sallayınca annem odadan çıktı ve bende giyindim, yüzüme beyaz aydınlatıcımdan sürdüm ve beyaz far sürüp rimel ile tamamladım göz makyajımı, hızlıca allık ve gloss sürünce işim bitti. Saçımı hemen maşa ile şekil verip aşağı indim sanırım kahvaltıyı yolda yapacaktık, yanımıza şövalyeler gelince düğün alanına gitmeye başladık "kahvaltı?" diye soru sordum yanımdaki şövalyeye "evde herkes yapı fakat siz uyanmadınız" dedi, sesi Roan'a benzemiyordu "ben ne yiyeceğim?" dedim anneme bakıp "şu an yersen karnın çıkar ve kötü görünür rezil olamayız" dediğinde göz devirdim, yanındaki şövalye babamın yanına gitti ve konuşmaya başladılar güvenlik hakkında, yanıma gelenin Roan olduğunu anlamam uzun sürmedi ve bana sessizce "ben orda sana bir şeyler ayarlarım kahvaltı yaparsın" dediğinde gülümsedimkarşımızda saray belirince içeri girdik ve kapıda baya fazla şövalye vardı "sen gidecek misin? Hem de bu düğün kimin ki bu kadar kişi var?" dedim ve bana döndü "ben sizin güvenliğiniz için varım annenin yanındaki Leo, o kapıda kalacak" dedi bende kafa salladım ve içeri geçtik, içeride pembe ve mavi renklerle aydınlatma vardı baya büyük bir yerdi, içeri kalabalıktı. Bize ayrılan masaya oturduk yanımıza bir aile geldi "ah canım hoş geldin" dedi gelen kadın ve bana bakıp "seni tanıyorum annen hep anlatır, hiçbir zaman onları dinlemiyormuşsun. Ay valla benim kızım ben ne dersem yapar" derken anneme döndü ve yanına oturdu "benim kızım var ya, ay ne kadar tatlı, hanım hanımcık, asla sesini yükseltmez hep bizi dinler, ay canım keşke senin kızında beninki gibi olsa. Yazık sana da" dedi anneme, annemde güldü "keşke seninki gibi olsa, bizimki her şeye bağırır asla dediklerimizi yapmaz" dedi, ve bunu yanımda söylüyorlardı midemin bulandığını hissettim, stres yapınca hep midem bulanırdı "ben bir lavaboya gideceğim, ne tarafta?" dedim ve kadın "ileri solda, hem de diğer kızların yanına git biraz prenses nasıl olunur öğren" dedi
Of ben niye kendi yazdığıma sinirlendim yolasım geldi o kadını😑