İçeriğe geç

Kabullenilmeyen Prenseslik

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Kabullenilmeyen Prenseslik

Bölüm 3

3.

Her şey birikmişti içinde tutamıyordum ailem desen sadece başkaları ne der kafasındaydı ben orda bayılsam hala insanlar seni bitkin göremez derlerdi, zaten kralın ve kraliçenin kızı olduğum için herkes benden sürekli prenseslik adı altında saçma bi algıya destek çıkmamı istiyordurahat rahat giyinemiyordum, rahatça düşünmeden konuşmak istiyordum bende, bende artık birilerini mutlu etmek için kendi mutluluğumdan vaz geçmek istemiyordum, ağlarken hıçkırıklarımı susturamıyordum ve yanıma o asker oturdu "iyi misin, bir şey varsa anlat" dedi, ona dönüp gözlerimi sildim ama akmaya devam ediyordu göz yaşlarım "Biliyorsun, babam krallık kraliçe, prenseslik, ya bak kimse beni anlamaya çalışmıyordu herkes sadece benden en iyisini bekliyor ya! Ben insan değil miyim? Ben hata yapamaz mıyım? Bende artık kendi mutluluğum için bir şeyler yapamaz mıyım ya yeter! Şu saçma sıkı korselerden bıktım usandım saçlarımın dibi ağrıyor topuz yapmaktan! Sırf kral kızıyım diye benden her zaman en iyisini bekliyorlar ama unutuyorlar bende insanım ya. Bak bi keresinde çocukken annemden gizli dışarıya gitmiştim, diğer çocuklar dut topluyordu ve yiyorlardı, bende işte çocuktum gittim yanlarına ve hepsi aynı anda sadece şunu dedi 'sen kralın kızısın gelme, bizi sevmezsin' oysaki sevmiştim onları ama beni almamışlardı yanlarına, eve gitmiştim bizim sarayın arkasındaki çilek bahçesi hala vardı o zamanlar. Anneme sordum dedim anne ben çilek toplayıp yemek istiyorum annem bana sinirlenmişti ve gidip hazır çilek tabağı getirmişti, her gün soruyordum anneme gidebilir miyim diye her gün aynı şeyi yapıyordu. Bir keresinde de daha 17 yaşındayken babama baba ben artık sizin kurallarınıza uymak istemiyorum dedim ve o gün hani şey var ya bu karanlık oda, beni üç gün orda tuttu. Çıktığımda korkudan her dediklerini yaptım daha çocuktum bana hanımefendi ol diye bağırmıştı annem ve o gün bana çok ağır tokat atmıştı, nedeni şeydi misafirler varken yapılan bi espiriye kahkaha atmıştım o da çok sesli değildi hani kıkırdarsın ya onun gibiydi misafiler gidince bana bir bağırdı vurdu, hatta babam o gün bana sen prensessin her zaman bizi mutlu etmen lazım demişti, aslında babalığı sadece kızacağında oluyordu, normalde bir gün nasılsın demez ama bana kızacağında bir baba oluyordu varya diyordu ki benim kızımsan hep en iyisi olmalısın ama normalde hata yapmadığımda gölge gibiydi, bir gün anneme karşı geldiğimde bana sen nasıl bi evlatsın ya dediler zaten beni hep evde zorla tutttular-" derken sesim hıçkırmaktan çıkmıyordu, boğazım düğümlenmişti ve ağrıyordu. Asker ise bana bakıyordu "insan ailesini seçmez, şansına ne gelirse" dedi, ona döndüm "ismin ne senin?" dediğimde güldü "Roan" dedi

Biraz kısa oldu affola 😔

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.