İçeriğe geç

KABİN

Bölüm 4 · 8 dk okuma

KABİN

Bölüm 4

Nefret

Sabah başımda yine yoğun bir baş ağrısı vardı ve bundan dün gece dozu fazla kaçırdığımı anlayabiliyordum.Gözlerimi ovalayıp açtığımda tanınmadık bir evde olduğumu fark ettim ama düşününce anlamak zor değildi belliki Baran kendi evine getirmişti.Bembeyaz ferah bir odaydı kenarda beyaz bir dolap vardı zaten odada iki tane şey vardı iki kişilik yatak ve dolap.Oda baya tozluydu.Yataktan kalktığımda başım öyle bir döndüki sendeledim az kalsın yere yapışıcaktım.Pencereye yaklaştım ve perdeyi açtım.Şok oldum. Ev deniz kenarındaydı.Çocukluğumdaki en büyük hayalim kapısı denize açılan bir evdi.Başımın ağrısı o kadar yoğunduki daha fazla dayanamadım ve odadan çıkıp aşşağı yöneldim.Bir ağrı kesici şarttı.Merdivenden indiğim anda kendimi salonun içinde buldum etrafa bakındım ama kimse yoktu.Başım o kadar dönüyorduki bir adım daha atmak istemiyordum.Durduğum alanda yere çöktüm ve oturdum."Baran nerdesin."ses gelmedi."Lan bak başım çok fena evde dolanamıycam nerdesin."bir süre yine ses gelmedi ama sonra adım sesleri gelmeye başladı ve karşıma dikildi birden."Evi inlettin ne oldu."triplere bak ya."Bişey olmadı ağrı kesici varmı başım o kadar ağrıyorki."başını olumlu anlamda salladı."Var gel." diye bana elini uzattı.Elini ittim ve yerden destek alarak kalktım.Başım her hareketimde daha beter zonkluyordu.O mutfağa doğru yönelince bende arkasından gittim.İki üç çekmece kurcaladıktan sonra parolu bana uzattı. Suyla hızlıca ilacı yuttuktan sonra"Evin iyiymiş senin aksine."dudağı kıvrıldı. "Teşekkürmü etmeliyim bilemedim hem gömüp hem övüyorsun." tezgaha yaşlandım."Teşekkürü bırakta sen mümkünse hiç konuşma ya."öylemi dercesine baktı. "Senin gibi yani.Neyse bu arada bişey sorucam.Dans etmeyi severmisin?" sesindeki alaycı tını bunun arkasından bişey geleceğini işaret ediyordu."Nefret ederim sebep."cebinden telefonu çıkardı ve bir süre sonra bana döndürdü.Bu bir videoydu.HA SİKTİR.Bu benim dün geceki sarhoş halimdi.Bok gibi dans ediyordum ve sahnede şarkı söylüyordum.Rezillikti.BU VİDEO HEMEN İMHA EDİLMELİYDİ.

"O videoyu hemen siliyorsun!"kocaman bir kahkaha attı. "Bana bak gülme bir daha uyarmicam çabuk sil onu."telefonu almak için eline atladım ama elini hemen yukarı kaldırdı."Gerizekalı kendini komikmi sanıyorsun sil şunu ağzına sıçarım bak." beni ciddiye almamıştı."Burda korkmammı gerekiyordu."sinirimi ona belli etmemeye çalışarak cebimden çakımı çıkardım. "Bir video için çakımı saplayacaksın.Sen iyi alıştın heralde çakı saplamaya."onu tezgahla benim aramda bıraktım."Konu istediğim şeyi almaksa önümde engel tanımam."cıkladı. "Beni cidden engel olarakmı görüyorsun."başını salladı. "Ortağıma engel olucak kadar kalpsiz değilim heralde."hala şaka yapıyordu. Bu adam cidden elimde kalıcaktı.Çakıyı suratına yaklaştırdım tehtid edercesine."Tamam silicem ama geriye git yani uzaklaş benden."söylenerek yaklaşık on adım geriye gittim."Oldumu sil şimdi o videoyu."telefonuyla uğraşır gibi yaptı ve ben daha ne olduğunu anlayamadan birden önümden koşarak bahçe kapısına yöneldi. "Şerefsiz böyle anlaşmamıştık."O son sürat koşarken bende arkasından ona yetişmeye çalışıyordum.Havuzun kenarında durdu ve gülerek bana baktı.Karşısına dikildim ve onu omzundan ittim."Sen kendini komik falanmı sanıyorsun gevşek.Sabah sabah uğraştığım işe bak."sinirlenmemden daha çok zevk aldığı belliydi normalde kimseye istediğini vermezdim ama tutamıyordum sinirimi içimde."Bence gayet eğlenceliydi."koskoca adam beş yaşında velet gibi davranıyordu bugün."Hayatımdaki en sıkıcı ve sinir bozucu sabah."düşünür gibi yaptı. "Ortağımı nasıl eğlendirebilirimki." ben delirmeye çeyrek kala videoyu silmeyi beklerken o hala sinir etmekten başka bişey yapmıyordu."İşte buldum suyu severmisin? "Ben daha soruyu algılayamamışken kolumdan çekip ikimizide havuza atması bir oldu.BEN YÜZMEYİ BİLMİYORDUM VE BU HERİF BENİ HAVUZA ÇEKMİŞTİ! Suya düştüğümüz anda baranın koluna yapıştım. Bir an boğulucam sansamda kendisi çıktıktan bir kaç saniye sonra benide yukarı çekti. Nefesimi sakince toparlamaya çalıştım ve omzuna tutundum."Senin yüzünden boğuluyordum!"elimle suratına su sıçrattım. "Abartma yüzme bilmediğini biliyordum.Yani seni biraz araştırmıştımda. Kontrollü yani."

çıldırmalıktı."Senin kontrolünü... "Çok yanlış bişey yapmışım gibi dik dik baktı." Olga Soysal ayıp sözler sana hiç yakışmıyor bu aralar ağzın biraz fazlamı bozuk ne."yüzerek beni havuzun kenarına getirdi ve bir bacağımı atıp havuzdan çıktım."Bir daha böyle davranışlar yap seni bu bahçeye gömerim. "Neyseki havuza düştüğümüz için telefonu bozulmuştu ve video gitmişti.Tam arkamı dönmüş giderken konuştu." Akşama hazır ol yeni bir görevimiz var baloya gidiyoruz.Kıyafet işini hallettim salonda."ona cevap vermeden içeri girdim.

💣

"İşte geldik."arabadan indiğimde lüks bir köşkün önündeydik.Hafiften vuran rüzgar ürpermeme neden olmuştu. Ayrıca kendimi böyle çok garip hissediyordum.Üstümde beyaz saten dekolteli bir elbise vardı elindeyse yine saten beyaz bir eldiven vardı. Saçımı dağınık bir topuz yapmıştım. Aslında elbise giymeyi severdim ama bana yakıştığını düşünmüyordum.En son beş yıl önce falan giymiştim. "Ortak."baran kolunu hafif açmıştı ve benim onun koluna girmemi bekliyordu.Rolümüz gerçekçi olsun diye mecbur girdim.Evet doğru duydunuz rolümüz.Kısa bir özet geçmek gerekirse bu baloda güç gösterisi yapmamız gerekiyordu yani intikam gereken bişey değildi sadece biraz korkuya ihtiyaçları vardı. Bu baloya girmemiz lazımdı ama listede ismimiz yazmıyordu ama Soysal soy ismi heryerde bilet gibidir dedi Baran ve benide buna sürükledi. Baranında içeri girebilmesi için mecbur sevgilim gibi davranıcaktım.Kapının önündeki isimlere bakan adama yaklaştık. "Hoşgeldiniz isim neydi."kendimi gösterip. "Olga Soysal beyefendide benimle."adam listeye baktı ismimizi göremedi. "Listede yoksunuz malesef." kendimden emin şekilde. "Balo sahibini arayıp Savaş soysalın kızı Olga soysalın geldiğini söylermisiniz."adam bizden iki adım uzaklaştı. Bir süre telefonla konuştuktan sonra."Buyrun efendim.Kadir bey masasında sizi beklediğini söyledi."başımla onayladım ve içeri girdik."İyi iş çıkardın."güldüm."Beni kendin gibi beceriksiz sandın heralde."bu sefer gülen oydu."Yanılıyorsun ama kanıtlama çabasına giricek kadar önemsemiyorum seni yani hiç önemsemiyorum."sahte gülümsemesine bende karşılık verdim ve şükürki içeri girebildik."salona girdiğimiz anda üstümde hissettiğim bakışların kime ait olduğunu az çok tahmin edebiliyordum.Kadir soyluya.Yanımızdan geçen garsondan içki aldım ve birlikte Kadir soylunun masasına yöneldik.Kadir denen adam baştan sona beni süzdü. "Vay seni en son gördüğümde iki yaşındaydın şimdiyse kocaman bir bayan olmuşsun."bekletmeden yanlışını düzelttim. "Kadın diyecektiniz heralde."önce afallasamda beni başıyla onayladı."Dışarıdan yabancı sokman ne kadar doğru olga hanım." bunu derken bakışları barandaydı. "Girişteki beyefendiye belirtmiştim birlikteyim ve benle buraya girmek en doğal hakkı." sahte bir kahkaha attı."Siz bu oyunlarınızı başkasına yutturun gençler.Seni tanıdığım kadar baran karadağıda tanırım.Yinede iyi oyundu.Şimdi neden burdasınız onu söyleyin. "Ben ağzımı açamadan Baran atladı."Sadece küçük bir uyarı için geldik.Malum savaş soysalın vefatı üzerine araziyi bol sanabilirsiniz.Yani kısaca yanlış anlamayı önlemek istedik."Kadir denen şahıs kurnazca."Size saldırıcağımı düşündüren nedir."bunu bende bilmiyordum.Olaylara hakim olan barandı."Belkide yıılar önce savaş soysalla aranızda geçen kız meselesi"kadir soylunun suratı asıldı ve birden sinirlendi."O sıradan bir kız meselesi değildi sizinde anlayacağınızı düşünmüyorum ha ama ben oyunlarımı adil oynarım ölmüş bir adamın ne ortağına ne kızına saldırırım. Bu kişilik meselesidir."adamın bu sözlerini cidden takdir etmiştim. Bu sefer söze ben giriştim." Haklısınız olması gereken budur bu yüzden bende size bir saldırıda bulunmayacağım.Ha tabiki durmanız gereken yeri unutmazsanız. "Baran elini bana uzattı ve"En iyisi biz dans edelim malum Kadir beyin sohbeti pek hoş."gözlerimi ona belirterek asla onla dans etmeyeceğimi belli ettim."Neyse bir hava alalım sonra dans ederiz."koluna girdim ve hızlıca kadir soylunun yanından uzaklaştık.Kalabalığın arasından sıyrılıp terasa çıktık ve merak ettiğim bir soruyu sordum."Savaş soysalla Kadir soylunun uğruna hasım olduğu kadın kim malum babamla işlerini sinsice yürütürdü.Yani hiç bişey bilmiyorum."bana bir bakış attı ve önüne geri sönüp cevap vermedi.Gözlerinde kin vardı. Kahretsin oda babamdan nefret ediyordu neden ve bu soruyla ne ilgisi var."Savaş soysaldan neden nefret ediyorsun."aniden bana döndü gözlerindeki kini saklamaya çalışsada başaramıyordu."Nefret etmiyorum."güldüm."Yalan söylüyorsun.Sana soruyu tekrar soruyorum savaş soysaldan neden nefret ediyorsun."ani bir öfkeyle tekrar döndü. "Nefret etmiyorum dedim!" bu sefer bende sinirlendim ve üstüne yürüdüm."Bana bağırma haddini bil.Sana güvenmemi bekliyorsun, ortağız diyorsun, tehtidle beni buralara kadar getiriyorsun ama yalan söylüyorsun bişeyde anlatmıyorsun!"cevap vermedi."Cevap ver bana sen bişey anlatmazsan iki günlük tanıdığım adama nasıl güvenicem belkide beni buraya öldürmeye getirdin."sinirle koluma yapıştı ve kendine doğru çekti." Senin görevin herşeyi bilmek değil sadece alman gereken intikamları alıp düşmanlarla ilgilenmek."basımı olumlu anlamda salladım. "Haklısın ben zaten kimseye güvenemem bunu unutmuşum." kolumu sertçe ondan çektim."Ortağa ihtiyacım yok kendi işimi kendim hallederim.Bu işi tek halledip burdan siktir olup gidicem ve kimseyede arkamı dönmiycem çünkü döndüğüm anda sırtımdan bıçaklanıcağımdan eminim."ben terastan hızlıca çıkarken arkadan seslendi."Kaderden kaçış olmaz savaşın kızı!"

💣

Bavulumu son merdiven basamağındanda çektikten sonra yorgunca nefesimi verdim.Dün akşam taksiyle eve dönmüş hemen odama girip uyumuştum ve düşünmüştüm. Buraya başından beri gelmem hataydı kabin dükkanının kanepesinde uyumak yabancı bir adamın evinde uyumaktan iyidir.Kapıya yöneldim ve tam çıkıcakken arkamdan o sinir bozucu ses geldi."Nereye." bunu sormaya hakkı varmıydıki. "Sanane."başını salladı."Gidemezsin." pardon? "Nedenmiş"cevap bekletmeden geldi."Çünkü benim görevim seni denetlemek biz ortağız ve bu işi birlikte yapmak zorundayız ikimizde birbirimize bayılmasakta öyle."alayla güldüm."Savaş Soysal ölmeden önce böyle emretti demiyorda."yine bakışları koyulaştı. "Ben emir almam bilmediğin haltlara burnunu sokma."başımı salladım. "Bunun için uğraşıyorum zaten madem benim bişey bilmeye hakkım yok bu evde kalmak zorunda değilim. Görev olursa haber verirsin." bu sefer cidden çıkmak için yönelmiştimki birden zil çaldı.Baran hemen arkadan kısık sesle seslendi."Bekle açma."Salona doğru ilerleyip elinde bir silahla döndü.Beni arkasına doğru ittirip kapı deliğine baktı. "Gözükmüyor parmağıyla kapatmış kimse."silahı kapıya doğru doğrultup yavaşça araladı ama arkasındaki kişi birden kapıyı ittirdi.Baran yere yapıştı bense kapı benim kafama çarpmadan arkasından çekildim.İçeriye garip bir adam daldı birden.Uzun boylu yani baya baya uzun boylu albino ve bir gözü mavi bir gözü yeşildi ayrıca çilleri vardı. Bu kadar sayıda farklı özellik taşıyan birini ilk defa görmüştüm ama bu özellikler onda ayrı bir karizmaya neden olmuştu belliki.Baran yere sıçrayan silahını hemen geri eline alıp dikeldi."Kimin adamısın lan sen piç."karşımızdaki adam piççe sırıttı. "Kimsenin adamı değilim. Kendime has bir kişiliğim var diyebiliriz."ses tonu fazla kalın değildi ve gayet karizmatikti.Ayağını barana basar gibi yaptı ve geri çekti."Ah şu aptal halılar sadece fazlalıklar." alttan alttan laf sokmuştu bide kimdi bu piç. Mutfağa daldım ve elimde bıçakla hızla geri döndüm.Salona girdiğimde ne olduğunu şaşırmıştım.Adam baya baya koltuğa uzanmış baranın ona sikah doğrultuşunu izliyordu."Kimin adamısın dedim."yine cevap vermedi.Bu sefer olaya ben giriştim. "Bana bak sen eve dan diye dalıyorsun bide uzanmışsın o koltuğa cevap ver kimsin yoksa kafanı ikiye yararım."ben konuşurken baransa tetiği çekmişti. Adamsa alayla teslim olurcasına ellerini kaldırıp. "Üf tamam durun be bir eğlendirmediniz." Kendini göstererek."Ben oscar.Sen baran.Hanımefendide Olga"Baran sabrı taşmış şekilde başına silahı dayadı. "Kimin adamısın ve niye burdasın."öfledi. "Çok kastın cidden biraz sakinleş sadece üvey kardeşimle tanışmaya geldim."NE ÜVEY KARDEŞİMİ. "Ben Oscar Soysal Olga soysalın üvey kardeşiyim."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.