İçeriğe geç

KABİN

Bölüm 3 · 8 dk okuma

KABİN

Bölüm 3

Saldırı

Tutulmuş kalmıştım.Tanımadığım hırıltılı ses kin dolu çıkıyordu."Ben çok severim özellikle öldürmek istediklerimin."kahkaha attı.Ben hala şaşkınlıktan donuk haldeydim.Bu babamın işimiydi yoksa.Bu yüzdenmi eve gitmem için uğtaşmıştı.Adam elini ağzımdan yavaşça çekti. "Hiç birşey söylemeyecekmisin."kendime gelmeliydim.Kimse bana böyle davranamazdı. "Sen kimsin."yine güldü.Burda gülünecek ne varsa."Yanıt bulunamadı."bu seferde sahte kahkaha atan bendim."Yanıtı ben bulurum o zaman."sözüm biter bitmez dirseğimi karnına geçirdim ve kollarından kurtuldum.O afallamış şekilde bana bakarken belli etmemeye çalışıyordu canının acıdığını. "Bir bayandan dayak yiyicek kadar düşmedim.Seni tek hamlede yere sererim kaşınma." bilmiyorduki asıl kaşınan oydu."Bir bayan değil kadın diyeceksin İki birazdan dediğinin tam tersi olucak yani bir kadından dayak yiyeceksin piç kurusu."kimse kadınları küçümseyemezdi. Onu yere yapıştırmak için bir sebebim daha olmuştu şimdi.Adam yumruğunu kaldırmış şekilde bana doğru koştu kendimi yana çektim ve kolunu çevirerek beline tekme attım.Çoktan yere yapışmıştı.Hatta gözleri kapalıydı galiba bayılmıştı.Tam içim rahat şekilde nefes vermiştimki bu sefer beline tekme yiyen bendim.Yere yapışmıştım sülük gibi.Adamsa yerden destek alarak kalktı."Çabanı takdir ettim ama beni kolay kolay bayıltamazsın sadece ufak bir tiyatro çevirmiştim."madem öyle bende sadece el kullanmaz nesnelerden yardım alırdım.Bende ayağa kalktım. İkimizde birbirimize alayla bakıyorduk.Şuan karşımdaki adamın kim olduğunu bilmiyordum.Hatta ne istediğinide bilmiyordum.Endişeliydim ama korkak değildim."Ne istiyorsun."beni baştan aşşağı süzdü.

" Seni."alayla güldü. "Bu yalan pekte inandırıcı olmadı sanırım senin gibi hırçın bir kediyi kimse tercih etmez." dediği doğruydu ama yanıldığı bişey vardı.Kedi değildim çünkü avımı eğer gözüme kestirirsem bir aslandan yada kaplandan farkım yoktu.Ona doğru yavaş adımlarla yaklaştım ve yakınında durdum."Sen kimsin bilmiyorum amacın ne onuda bilmiyorum ama bildiğim tek bişey var oda senin sağlam bir dayağı hakettiğin. "Kafamı yana çevirdiğimde gözüme ilişen ilk şeyi aldım.İçinde babamın fotoğrafının olduğu bir çerçeve. Cam kısmını adamın kafasına vurdum ve küçük cam parçaları saçıldı."Ha siktir."adam kafasını tutatak sendeledi ve birden koluma yapıştı. Kendisi dengesini kaybedip düşerken benide düşürdü."Bırak lan kolumu."Kolumu tüm gücüyle sıkıyordu.Birden beni yere çevirdi ve boğazımı tuttu."Ne diyordun en son sağlam bir dayak hakediyorsun falanmı. Son sözünü söyle Olga soysal." boynumdaki eli boğazımı rahatsız etsede kocaman bir kahkaha attım.Gizlice elimi cebimdeki küçük çakıya götürdüm. Çakıyı sadece zor durumlarda kullanırdım."Evet tamda öyle demiştim ama sonra sana şöyle bir bakınca daha ilerisini hakettiğini düşündüm."dedim ve elimdeki çakıyı sertçe karnına sapladım. Bütün evi inleticek bir çığlık attı.Eli yavaşça gevşedi. Ben altından çekilirken onunsa yerden kalkıcak hali kalmamıştı.Halsiz şekilde başını kaldırmaya çalışınca ayağımı kafasına bastım."Olga soysal...Bu ismi hiç unutma çünkü hissediyorum senle daha çok eğlenicem." o kan kaybından bayılmışken bense masaya bıraktığım telefona uzandım.Baranın telefon numarasını almamıştım. Babamın instagramdaki engelini kaldırdım ve takipçilerinden baranın hesabını aramaya başladım.Baya altlarda olsada buldum ve mesaj yerine girip aradım. Neyseki interneti acıkmış birkaç çalmada telefon açıldı. "Hayret yeni ortağım beni ararmıydı ya."kendi kendime göz devirdim."Bana bak dalga geçme zamanı değil. Evde saldırıya uğradım ve adama çakı sapladım gelde şunu ortadan kaldır. Ayağımı kafasına bastım bekliyorum."bir süre sessizlik oldu."Nasıl ya kim saldırdı?Neyse tamam bekle geliyorum hemen."yaklaşık on on beş dakika bekledim ve Baran denen herif içeriye aceleyle daldı.Bense sadece ona dik dik baktım."Adam ölücek az kaldı kan kaybından.Sen beni katil yapmaya çalışıyorsun galiba."ona gözümle adamı işaret ettim ve ayağımı adamın kafasından çektim." Al götür şunu bu arada kim bu ve bana niye saldırdı bir bilgin varmı. "Alayla."Ben ayarladım. Sonuçta kimse huysuz bir ortak istemez değilmi. Düşün iki günde bıktım senden."yalandan gülüp." Hahaha çok komiksin ya.Neyse bir işe yara ve şu adamı götür ne yapıyorsan yap."Yerdeki adamı direkt sırtına attı.Merdivenlerden inmeye başladı ama sonra bana dönüp. "Bavullarını al belliki seni evimde ağırlamak zorundayım."asıl bişeylere zorunlu olan bendim.Sanki gece onu yiyicem.Bişey demeden bende aşşağı indim.Bavulları aldım ve evin dışında durn arabanın arka koltuğuna koydum.Baransa bagajı açıp adamı oraya koydu.Bizde arabaya bindikten sonra savaş soysalın evinden uzaklaştık.

💣

İki katlı müstakil bir evin önünde durduğumuzda ona döndüm."Adamı hastaneye götürmedik ne yapıcaz adamın bagajda ölmesine izinmi vericez." bıkkınlıkla nefes verdi."Çakıyı adama geçirmeden önce düşünseydin. Adamı şimdi bir kenara bırakırız illaki yoldan geçen biri yardım eder."şaşkınlıkla ona bakınca. "Ne var sen ne bekliyordunki adamı hastaneye goturcek bahanemizmi var."haklı olduğu için sustum."Tamam bırakalım kenara."bir süre sessizlik oldu."Burda bar falan varmı yada içki alabileceğim bir yer." bana dik dik baktı."Var ama gidemezsin buraya ne için geldiğini unutma eğlenmeye gelmedin ayrıca senin sarhoşluğunla uğraşamam sonra."Üç şişe içmeden sarhoş olmazdım. Dayanıklıydım o yüzden lafları kifayetsizdi."Ben dayanıklıyımdır hemen sarhoş olmam öyle ayrıca üstümdeki stresi atmam lazım.Yeter ya bari bunu yap."cıkladı.Adam tam boğulmalıktı.Ricadan anlamıyordu. "Bana bak sen orda kalıcaksın diye zorla beni savaş soysalın evine götürdüğün için saldırıya uğradım yani beni rahatlatmak zorundasın şimdi." tekrar cıkladı. Bu sefer dayanamadım ve tehtid yoluna geçtim. Cebimdeki kanlı çakıyı çıkartıp. "İkinci kurbanım sen olursun."elini teslim olurcasına kaldırdı. "Tamam sakin.Gerekirse ortağımın kölesi bile olurum." hala dalga geçiyordu.Çıldırıcaktım.Neyseki gaza basmıştı artık.Tekrar durdu ve inip bagajdan adamı indirdi sonra barın yolunu tuttuk.

💣

Yaklaşık bir saattir yol gidiyorduk.Neon ışıklar suratıma vurunca geldiğimizi anladım. "Geldik." şaşırmış gibi yaptım. "Oha cidden geldikmi." o bu tavrıma sinirlenirken bense çoktan arabadan inmiştim. Arabayı park edip bana yetişen baran."Bir sürü halletmemiz gereken iş varken geldiğimiz yere bak."herşeye söylenmesi sinir bozucuydu."Ortamın içine etme tamammı kapa çeneni." Daha hızlı adımlarla yürüyerek onu arkamda bıraktım.Ortamda yüksek sesli yabancı bir müzik çalıyordu. Herkes dans ediyordu ve içerisi tıklım tıklımdı.Dans edenlerin arasından sıyrılıp bar kısmının yüksek sandalyesine oturdum ve dakikasında baranda gelip yanımdakine oturdu.Görevli yaklaşınca. "Bize iki şişe bira çek."görevli dakikasında hemen şişeleri önümüze koydu ama Baran bana doğru ittirdi kendi şişesini. "Ben içmeyeceğim."illa ortamı bozucaktı yani."üf iç işte nazlanma."geri ittim.Ben iter itmez oda bana itti."İçmeyeceğim dedim bir kişi sağlam olmalı sonuçta."belliki normal söyleyerek içmeyecekti. Onu gaza getirmek için. "Pardon sen zaten bir şişede sarhoş olucak kadar dayanıksız olmalısın dimi." yaptığımı anlamış olmalıki başını hayır dercesine salladı. "Beni kandıramazsın.İçmeyeceğim ki içsem seni ikiye katlardım." bende inatla şişeyi önüne ittim."O zaman göster. Bir gecelik kafayı dağıtsan ne olurki hadi ama.Hatta aynı zamanda doğruşukmu yoksa doğrulukmu oynayalım. "Merak ettiğim şeyler vardı.Mesela listenin başında savaş soysala nasıl katlandığı sorusu vardı. Bir süre düşündü hayır diyecek gibi duruyordu ve öylede diyecekti.Birden vazgeçti ve cevap verdi."Tamam bakalım kim kazanıcak. "Birayı eline aldı ve kafasına dikti.Tek dikişte neredeyse yarısını içmişti ayı."İlk soruyu ben soruyorum o zaman.Gerçekte Olga Soysal kim."saçma sapan bir soru sormuştu ama mecbur cevapladım." En büyük düşmanı savaş Soysal olan,erkeklerden nefret eden, yaşama hevesi olmayan, bütün gün evde polisiye okuyan şimdide mal bir adamın yanında tehtidle tutulan bir suçlu.Yeterli oldumu"cıkladı."Ben gerçek olga soysalı anlat dedim maskeni değil"ne demektiki bu."Suratın anında asıldı masken sarsıldı. "vericek cevap bulamamıştım ve öylece kalmıştım. Pardonda soru hakkı bitmişti konu kapanmıştı."Üf tamam soru sırası bende."bende bira şişesinden büyük bir yudum aldım."İlk cinayetin neydi."sorumla kaskatı kesildi ve birden afalladı. Ne olmuştu bu adama.Ben gözlerine meydan okurcasına bakarken oysa dalıp gitmişti...

20 YIL ÖNCE

O soğuk gecede yine annesinin sevgilisinin evinin önündelerdi siyah saçlı o küçük çocuk yine kulaklarını kapatmak zorundaydı çünkü annesi nurgülle annesinin sevgilisi her zamanki kavgalarından ediyordu ve sonunu biliyordu.Annesi acı çekicekti. Yine dayak yiyecekti.Oysa o küçük bedeniyle sadece bu duruma seyirci kalabiliyordu.İçinde babasının emaneti olan annesini koruyamamanın vicdan azabı vardı. "Seni istemiyorum savaş bendende çocuğumdanda uzak dur" karanlık simalı adam kadının koluna yapıştı."Hiç bir yere gidemezsin senin benden başka çaren yok anlamıyormusun sen bana ait bir kölesin sadece."kadın gayretle kolunu çekmeye çalıştı."Değilim senin falan.Hayatımı mahvettin bırak artık beni lütfen."adam iğrenç bir şekilde sinirle güldü. "Sen benim kim olduğumu bilmiyormusunda bana sorun çıkartıyorsun."kadın gözlerindeki yaşı silerek görüş şeklini netleştirdi. "Merak etme çok iyi biliyorum.Sen savaş soysalsın adı bile lanetli bir şeytansın."adam kadını daha sert kavradı ve elini vurmak için havaya kaldırdı. Kadınsa panikle."Dur dur! Baran burda dur." Yandan barana baktı. Baran köşeye sinmiş.şekilde bu kabusun bitmesini bekliyordu."Gözünü kapat oğlum herşey geçicek lütfen gözünü kapat."Tam gözünü kapatıcaktıki uzakta onun gibi yere oturmuş bir kız çocuğu gördü.Siyah saçlı yeşil gözlü bu kızın gözlerinde acı vardı. Bu yaşta hayattaki bıkkınlığı vardı en az barandaki kadar korku vardı.Baran gözünü kapatmak yerine kıza bakarken savaş soysalın annesine el kaldırdığını gördü. Yerden aceleyle kalktı.Etrafına bakındı ve yere düşmüş olan silahı fark etti.Hızlıca koşarak silahı aldı. O küçük elleriyle silahı kavramaya çalıştı. Elleri titriyordu korkuyordu ama yapmak zorundaydı annesi için. Ona bakarak yapamayacağını biliyordu.Gözlerini kapattı ve nişan almaya çalışıp ateş etti.Silah elinden düşerken beklediği çığlık sesi gelmedi çünkü gelen ses kız sesiydi.Gözlerini açtığında yerde yatan o kız çocuğunu gördü. "Herkes şaşkınlıkla oraya bakarken oysa donup kalmıştı."Oğlum ne yaptın sen..."

GÜNÜMÜZ

"Bu soruyu cevaplamayacağım." resmen mızıkçılık yapıyordu. "Oyunun kuralına uymak zorundasın ama." nedenini anlamadığım şekilde birden sinirlendi."Hayır dedim! "Ne oluyordu ya buna.Havalara bak." Üf tamam ya bende sana meraklı değilim biramı tek başıma içicem.Sandalye değiştirdim ve hızımı alamayıp yarım saat içerisinde beş şişe bira içtim.Baransa hala beni izliyordu mal mal.Başım yavaş yavaş dönmeye başlamıştı ama bu bana engel olmadı ve bir şişe daha söyledim.

BARAN

O geceyi unutmaya çalıştıkça beni heryerde yakalıyordu.Ben aynı kaderi paylaştığım o kızı öldürmüştüm. Şimdide o kıza tıpatıp benzeyen bir kadının karşısında durmak zordu.Yaklaşık bir saattir benden ayrı oturan Olga sekerek yanıma geldi birden.Boş boş kahkaha atıyordu hemde."Yaaa niye oturuyorsun gel beraber dans edicez." ha siktir körkütük sarhoştu."Kaç şişe içtin sen!"bir süre sadece kahkaha attı ve sonra cevapladı."Sekiz şişecikk."ayakta zar zor durduğu için bana tutundu."Hadii dans edicez gel." basımı olumsuz anlamda salladım. "Hayır hemen şimdi gidiyoruz." beni ittirdi."Dans etmek için senin karizmatik bedenine ihtiyacım yok kendim dans ederim."dedi ve koşarak sahneye atladı. "Olga durr!" Değişik dans figürleri yaparak dans ediyordu.Ayrıca iğrenç sesiyle şarkı söylemeye başlamıştı. Aslında gitmemiz gerektiğinin farkındaydım ama bu rezil halini kesinlikle videoya almalıydım.Videoyu açtım ve onu izlemeye başladım. "Nolur nolur nolur bu suç belki af olur nolur nolur nolur kendini bana ver gözden çıkardım yari yanlız ölmesem bari nolur nolur nolur kendini bana ver..." bu hali çok komikti ve bunu şantaj olarka kesinlikle kullanıcaktım.Sahneden atladı ve insanların arasında dans etmeye başladı bu seferde ve birden bir adamın boynuna sarıldı. Ben telefonu bırakıp koşarak yetiştim ama bu seferde birden dudağına yapıştı. "Olgaa! Kendine gel." onları ayırdım ve olgayı kendime çektim. "Ne yapıyorsun sen."yine kahkaha attı ve aramızdaki mesafeyi kapatıp gözlerime bakarak"Noldu seni öpmemimi isterdin ortak."cıkladı."Senle temas edicek tek şeyim silahımdan çıkacak kurşundur." onu kucaklayıp sırtıma attım. "Merak etme o kurşunuda eline ben vericem Olga soysal."yorgun bir kahkaha daha attı ve omzumda uyuya kaldı.Hissediyordum daha herşey yeni başlıyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.