Okulun koridorları her zamanki gibi gürültülüydü. Zil çalmıştı ama kimsenin umrunda değildi. Ayak sesleri, kahkahalar, dolap kapaklarının çarpması… Uğur, sırt çantasını omzuna asıp sınıfa doğru yürürken derin bir nefes aldı. Yeni dönem, yeni sınıf. “Umarım yanımda çok konuşan biri oturmaz,” diye geçirdi içinden. Kapıyı itip içeri girdi. Sınıf neredeyse doluydu. Boş olan tek sıra cam kenarındaydı. Tam oraya yönelmişti ki biri aynı anda sıraya oturdu. “Pardon… sen de mi buraya?” dedi çocuk. Uğur başını çevirdi. Kahverengi saçlı, hafif dağınık ama nedense yakışan bir hali vardı. Gülümsemesi samimiydi. “Evet,” dedi Uğur. “Sorun değil.” “Ben Tolga,” dedi çocuk, elini uzatarak. “Uğur.” El sıkıştılar. Uğur bunun neden bu kadar garip bir şekilde aklında kaldığını anlayamadı. Sonuçta bu sadece bir tanışmaydı. Ama elini çektiğinde kalbinin biraz hızlandığını fark etti. Ders başladı. Matematik. Tolga defterini açtı ama daha ilk beş dakikada Uğur’a doğru eğildi. “Hiç anlamıyorum bu konuyu,” diye fısıldadı. “Sen anlıyor musun?” Uğur hafifçe güldü. “Biraz. İstersen sonra anlatırım.” Tolga’nın gözleri parladı. “Cidden mi? Hayat kurtardın.” Ders boyunca arada defterler paylaşıldı, kalemler değiştirildi, küçük notlar yazıldı. Uğur fark etmeden gülümsemeye başlamıştı. Tolga’nın sürekli bir şeylere takılması, kendiyle dalga geçmesi… garip bir şekilde hoşuna gidiyordu. Teneffüste Tolga ayağa kalktı. “Bahçeye çıkıyor musun?” Uğur normalde yalnız kalmayı tercih ederdi. Ama bu sefer düşünmeden cevap verdi. “Olur.” Bahçede banklardan birine oturdular. Tolga çantasından bir tost çıkardı. “İster misin?” “Yok, sağ ol.” “Emin misin? Annem yapmış, reddedilmez.” Uğur güldü. “Peki, yarım.” Yan yana otururken omuzları hafifçe değdi. Ne Tolga çekildi, ne Uğur. İkisi de fark etmişti ama sanki yok saymayı seçmişlerdi. “Bu okulda yeni misin?” diye sordu Tolga. “Evet. Sen?” “Ben de. Demek yalnız değiliz.” Uğur başını salladı. “Demek.” Zil çaldığında ikisi de aynı anda iç geçirdi. Sınıfa dönerken Tolga konuştu: “Şey… yarın da yan yana otururuz, değil mi?” Uğur kısa bir an durdu. “Evet,” dedi. “Otururuz.” Tolga gülümsedi. Uğur, o an bunun sadece bir arkadaşlık olmadığını bilmiyordu. Ama kalbinin bir köşesi, sanki çoktan bunu anlamış gibiydi.
Bölüm 1
İlk gün
