İçeriğe geç

JELİBON

Bölüm 6 · 4 dk okuma

JELİBON

Bölüm 6

PLANLAR... PLANLAR...

Jin: Bana yardım edebilirmisin?

"Niçin?"

Jin: Birini bulmam gerekiyor.

"Attığım konuma gel."

(1 saat sonra jin'den)

"Evet seni dinliyorum."

Jin: Hastanede çalışan bir arkadaşım kayboldu. Öğle arası hastanedeydi ama öğleden sonra hastası olmasına rağmen hiçbir yerde yoktu. Bende senden yardım istemek zorunda kaldım. Lütfen yardım et.

"Bu doktor senin için neden bu kadar önemli?"

Ağzımdan ne almaya çalışıyor bu. Ne dememi istiyor?

Jin: Konu önemli olup olmaması değil. Hastanede bir doktor kayboldu. Hiçbir şey olmamış gibi mi davranmamı bekliyorsun?

"Onun hakkında bilgi edinmem lazım yoksa onu bulamayız."

Jin: Tamam onun hakkında bildiklerimi söyleyeceğim.

Ona herşeyi anlatmıştım. Anlatırken yüz ifadesi değişiyordu. Yn'nin ismini duyduktan sonra yüzünde söyleyemeyeceğim bir ifade vardı. Eline telefonunu alıp adamlarından birini aradı ve hazırlanmalarını söyledi.

Jin: Yardım ettiğin için teşekkür ederim Rm.

Rm: Biz düşman değiliz. Yardım ettim çünkü seni küçüklükten beri tanıyorum.

Rm mafyaydı. Aslında onunla çok yakındım ama o mafya olmak istediği için konuşmayı bırakmıştık.

(Yn'nin anlatımı)

Artık çok sıkılıyorum. Benden ne istiyorlar? Ne yaptım ben onlara? Rahat da duramıyorum.

Yn: YA BÖYLE MİSAFİR Mİ OLUR!?

Bir kaç dk sonra karanlık odanın içinde uyuya kaldım.

(Suga'nın anlatımı)

Jongho: efendim kızı ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Suga: onunla evlenicem.

Jongho: kızdan hoşlanmadığınızı sanıyordum.

Suga: hoşlanıyorum demedim ki.

Jongho: o zaman niye böyle birşey yapıyorsunuz?

Suga: bizim düşmanınız kim jongho?

Jongho: hangisi?

Suga: ne hangisi?

Jongho:yani hangi düşmanınızı kastediyorsunuz? Çünkü bir sürü var da.

Suga: en büyük düşmanım Rm'den bahsediyorum!

(Rm'in anlatımı)

Jin: nereye gidicez?

Rm: Suga'nın yanına çünkü bence bu onun işi.

Jin: sırf bu yüzden senin gibi olmak istemedim. Eğer senin gibi hâlâ bu işlere devam etseydim-

Rm: bu işlere devam etseydin eğer ikimiz onun işini bitirip normal bir hayat yaşayabilirdik.

Jin: ben zaten normal bir hayat yaşıyordum. Şimdi bak ne oldu.

Rm: o zaman gidebilirsin jin! Ben kurtarırım yn'yi.

Jin: sen biri için hayatını tehlikeye atmazsın. Kim o? Neyin oluyor? Nerden tanıyorsun yn'yi?

Rm: tanımıyorum! İsmini bile yeni duydum. Nerden tanıyım.

Çok soru soruyordu. Sorulardan nefret ediyorum. Ben boşuna mafya olarak kalmadım. Hepimiz için böyleyim. O adamı durdurmam lazım. Jin hep kendi bildiğini okuyor. Bana yardım edebilirdi. Doktor olmayı seçmeden önce o adamı durdurmamız gerekiyordu. O bana yardım etmedi ama ben ona yardım edicem çünkü işin içinde suga varsa onu durdurmak için elimden geleni yaparım.

Biraz zaman sonra Suga'nın mekanına gelmiştik. Evini bilmediğimiz için ve yn'yi depoya götüreceğini düşündüğüm için aklıma ilk orası geldi ve oraya gitmiştik.

Jin: emin misin burda olduğuna?

Rm: hayır aklıma gelen ilk yer burası.

Jin: peki bakalım o zaman.

Kapıyı açmaya gittim. Kilitli olduğunu anladıktan sonra jin'e baktım. O'da bana bakıyordu. Sonra belimdeki silahı çıkarıp kilite sıktım. Kilit kırılmıştı. Jin ile beraber kapıyı kaldırdık. Korumalarda yardım etmişti. İçerisi karanlıktı sadece girdiğimiz kapıdan ışık geliyordu. Işık açmak için hiç bir şey yoktu. Bende korumalara seslendim.

Rm: herkes telefonunun ışığını açsın!

Herkes ışık açınca etraf aydınlanmıştı. Deponun ortasında bir sandalye vardı. Etrafında ise ipler vardı ama yn yoktu.

Jin: burda biri mi varmış?

Rm: sanırım yn burdaymış.

Sandalyenin üstünde bir kağıt vardı. Elime aldım ve okumaya başladım.

𝓨𝓷'𝔂𝓲 𝓫𝓾𝓵𝓶𝓪𝓴 𝓲𝓬̧𝓲𝓷 𝓰𝓮𝓵𝓮𝓬𝓮𝓰̆𝓲𝓷𝓲 𝓫𝓲𝓵𝓲𝔂𝓸𝓻𝓭𝓾𝓶 𝓡𝓶. 𝓐𝓶𝓪 𝓬̧𝓸𝓴 𝓰𝓮𝓬 𝓸 𝓪𝓻𝓽𝓲𝓴 𝓫𝓮𝓷𝓲𝓶 𝔂𝓪𝓷𝓲𝓶𝓭𝓪. 𝓞𝓷𝓾 𝓫𝓲𝓻 𝓭𝓪𝓱𝓪 𝓰𝓸̈𝓻𝓮𝓫𝓲𝓵𝓮𝓬𝓮𝓰̆𝓲𝓷𝓲 𝓼𝓪𝓷𝓶𝓲𝔂𝓸𝓻𝓾𝓶. 𝓑𝓮𝓷𝓲𝓶𝓵𝓮 𝓸𝔂𝓾𝓷 𝓸𝔂𝓷𝓪𝓶𝓪 𝓭𝓮𝓶𝓲𝓼̧𝓽𝓲𝓶 𝓪𝓶𝓪 𝓼𝓮𝓷 𝓭𝓲𝓷𝓵𝓮𝓶𝓮𝓭𝓲𝓷. 𝓔𝓮 𝓫𝓾𝓷𝓵𝓪𝓻𝓪𝓭𝓪 𝓴𝓪𝓽𝓵𝓪𝓷𝓶𝓪𝓷 𝓰𝓮𝓻𝓮𝓴𝓲𝔂𝓸𝓻. 𝓨𝓷'𝔂𝓲 𝓪𝓻𝓪 𝓭𝓾𝓻 𝓪𝓼𝓵𝓪 𝓫𝓾𝓵𝓪𝓶𝓪𝔃𝓼𝓲𝓷. 𝓗𝓪 𝓫𝓮𝓵𝓴𝓲 𝓮𝓷 𝓴𝓲𝓼𝓪 𝔃𝓪𝓶𝓪𝓷𝓭𝓪 𝓰𝓸̈𝓻𝓮𝓫𝓲𝓵𝓲𝓻𝓼𝓲𝓷 𝓪𝓶𝓪 𝓼𝓸𝓷 𝓰𝓸̈𝓻𝓾̈𝓼̧𝓾̈𝓷 𝓸𝓵𝓾𝓬𝓪𝓴.

Jin: ne yazıyor?

Bu yazdığı şeylerden hoşlanmamıştım. Onu bulup öldürmekten başka birşey yapmak istemiyordum. Jin'e yazdığı şeyleri söyleyemezdim.

Rm: yn'yi asla bulamazsınız gibi şeyler.

Jin: başka birşey yok mu?

Rm: yok.

Jin: bana yalan söylemiyorsun değil mi?

Rm:hayır.

Jin: ver şu kağıdı!

Birden kağıdı elimden almaya çalıştı. Refleksle elimi havaya kaldırdım ama yaptığım şey pek işe yaramadı çünkü onun da boyu uzundu ve kağıdı elimden kolaylıkla alabilirdi ve aldı da.

Jin'in o kağıdı okumasını engellemem gerekiyordu. Kağıdı açıp hafif sesli bir şekilde okumaya başladı.

Jin: yn'yi bulmak için-

Kağıdı hemen elinden alıp cebime koydum.

Jin: napıyorsun versene kağıdı!

Rm: bunun sırası değil jin bana yardım etmen lazım.

Jin: ne yardımı ben sana nasıl yardım edebilirim ki?

Rm: Suga'yı öldürmezsek yn'yi asla kurtaramayız. Suga asla durmaz ve durmayacak da.

Jin: Ne? Ben kimseyi öldürmem!

Rm: aman Hipokrat yeminini de bozmazmış. İyi be ben öldürürüm.

Söylediğim şey ile gözlerini devirmesi bir oldu.

Jin: nasıl bulucaz peki?

Rm: özel adamlarım sayesinde.

Jin: özel adamların mı?

Rm: evet

(Yazarın anlatımı)

Rm cebinden telefonunu çıkarıp birini aradı ve konuşmaya başladı.

Rm: alo Jimin

Jimin: efendim patron.

Rm: bana öyle seslenmenden hoşlanmıyorum.

Jimin: ee nasıl sesleneyim?

Rm: patron deme yeter.

Jimin: tamam Rm bey ne için aramıştınız?

Rm: özel mekanda buluşalım orda anlatırım.

Jimin: tamam. Ha bu arada jhope'da burda.

Rm: güzel o benim için daha çok lazım.

Rm telefonu kapatıp jin'e döndü.

Rm: gidiyoruz.

Jin: tamam.

(...)

Mekana geldiklerinde jim

in ve jhope içerdeydi.

İçeri ilk Rm girdi arkasından da jin girdi. Jin içeri girince gözü ilk jhope'a kaydı ve konuşmaya başladı.

Jin: Jhope?!

Jhope: Jin bey?

(DEVAM EDİCEK)

Bölüm sonu

1 yorum