İçeriğe geç

İzlerden Kalan

Bölüm 2 · 3 dk okuma

İzlerden Kalan

Bölüm 2

Bölüm 2: Kalben

Günümüz 12 Mart 2026

"İyi ki doğdun Sare!"

Odamın kapısı bir anda açıldı. Gözlerimi araladığımda loş odanın tek ışığı, üzerindeki mumlar yanan küçük pastaydı. Pastayı Elif teyzem tutuyordu. Sağında Işık, solunda Emre vardı.

"İyi ki doğdun!" dediler aynı anda.

Yüzümde istemsiz bir tebessüm oluştu.

"Sabahın köründe bunu yapmak zorunda

mıydınız?"

"Doğum günü sürprizleri böyle yapılır." dedi Emre gülerek.

Işık ise kolunu omzuma attı.

"On sekiz yaşına girdin. Artık yaşlandın."

"Konuştu ya..." diyerek ona hafifçe vurdum.

Elif teyzem pastayı masama bıraktı.

"Haydi kızım, dileğini dile."

Mumlara baktım.Tek dileğim...Sevdiğim insanlar hep yanımda olsun.

Gözlerimi kapatıp dileğimi tuttum.Sonra Emre, Işık ve ben aynı anda mumları üfledik.

O an her şeyin hep böyle kalacağını sanıyordum.Yanılmışım. Çünkü bazen tek bir gün bütün hayatınızı değiştirebilirdi.

Ben Sare.

Bugün on sekiz yaşıma girdim.On sekiz yıldır Ankara Yıldız Çocuk Yurdu'nda yaşıyorum.

Elif teyze bana kan bağıyla bağlı değil ama bana bir annenin verebileceği bütün sevgiyi verdi. Küçükken dizim kanadığında da, ilk okul günümde de, en mutlu anımda da, en kötü günümde de hep yanımdaydı.

Bir de hayatımın vazgeçilmez iki kişisi vardı.

Işık... Benim turunç kafam, sarı papatyam canım arkadaşım, kan kardeşim.

Onu ilk gördüğüm günü dün gibi hatırlıyorum.

Ben on bir yaşındaydım.O ise on iki yaşına yeni girmişti. Şu an on dokuz yaşındaydı. İki ay önce ona da, bugün bana yaptıkları gibi, doğum günü sürprizi yapmıştık.

Yurda ilk geldiğinde günlerce kimseyle konuşmamıştı.

Sonradan öğrendik ki babası onu para karşılığında kendinden yaşça çok büyük bir adamla evlendirmek istemiş.

Annesi buna dayanamayınca düğünden bir gece önce onu alıp buraya getirmiş.Gözyaşları içinde Elif teyzeye emanet etmişti.

O günden sonra Işık'ın ailesi biz olduk.Bazen geceleri kâbus görürdü.

Ben de küçük ellerimle elini tutar, geçeceğine inandırmaya çalışırdım.Şimdi ise benim kardeşimden hiçbir farkı yok.

Bir de Emremiz var.

Canımız değil...Can abimizdi.

Bizim yurtta herkesin "abi" dediği kişi.Emre sekiz yaşındayken ailesiyle trafik kazası geçirmişti.Kazadan sadece o kurtulmuştu.

Bir süre amcasıyla yaşamış.Ama yengesi iki çocuğuna bakarken Emre'yi de istememiş.

Ya Emre gidecekti...Ya da kendi çocukları.

Amcası da onu Yıldız Çocuk Yurdu'na bırakmış.

Şu an yirmi yaşında olsa da, gözümde hâlâ ilk tanıştığım sekiz yaşındaki Emre olarak kalmıştı.

İşte o gün yollarımız kesişti.

Ben Emre'yi ilk kez yemekhanede görmüştüm.

Sessizce oturuyordu.Yanına gidip hiçbir şey söylemeden karşısına oturmuştum.

O gün başlayan arkadaşlığımız zamanla kardeşliğe dönüştü.

Sonra, anlattığım gibi, hayatımıza Işık katıldı.O günden sonra eksik kalan yanımız tamamlanmış gibiydi.

Emre bizden birkaç yaş büyük olduğu için hep abimiz oldu.

Bize bisiklet sürmeyi de o öğretti.Kavga etmeyi de...Barışmayı da.Biz üçümüz birlikte büyüdük.

Aynı yemekhanede yemek yedik, aynı bahçede koşturduk, aynı sıraya oturup ders çalıştık.

Ne zaman biri ağlasa diğer ikisi susmazdı.

Birimiz ceza alınca hepimiz almış sayılırdık.Elif teyze bazen bize kızıp,"Üçünüz de birbirinizden hiç ayrılmıyorsunuz." derdi.

Haklıydı.Biz birbirimizden hiç ayrılmadık.

Her doğum günümüzde pastamızı birlikte kestik.Her bayram sabahı ilk birbirimize sarıldık.

Okuldan kötü bir gün geçirerek döndüğümüzde birbirimizi dinledik.Belki aynı kandan değildik...

Ama aynı sofraya oturmuş, aynı çatı altında büyümüş ve aynı yalnızlığı paylaşmıştık.

İnsan bazen ailesini seçemez derler.Belki doğru.Ama ben ailemi seçmedim.Hayat onları bana hediye etti.

Ve bunun için her zaman şükrettim.O sabah da her şey sıradan görünüyordu.

Elif teyzenin hazırladığı o meşhur doğum günü kahvaltısı... Yetimhanedeki herkes o kahvaltıyı çok severdi.

Emre'nin bitmeyen şakaları...Işık'ın bana attığı alaycı bakışlar...

Hiçbirimiz birkaç saat sonra hayatımızın tamamen değişeceğini bilmiyorduk.

Ben hiç bilmiyordum.Çünkü bazı gerçekler, tam da en mutlu olduğunuz anda çıkar karşınıza.

Ve o gerçekler...Artık hiçbir şeyi eskisi gibi bırakmaz.Bugün, yani on sekizinci doğum günüm...Geçmişimin kapısını aralayacak ilk gündü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.