İçerisi kayıt alanı gibi duruyordu. Koca odanın bir bölümünde kayıt alanı diğer bölümünde oturma yerleri, masa tenisi, oyun konsolu, ensturmanlar falan vardı.
Çok güzel dizilmiş ve göz yormayan ışıklar ile süslenmişti. Her zevkten bir köşe vardı. Her müzik için albümler vardı.
Sonra odadaki kişileri incelemeye başladım.
Bu sabah gördüğüm uzun saçlı çocuk ve kısa ama yapılı çocuk.
Diğer yanda habire bağırıp duran üçlü.. birinin gözü yok gibi incecikti. Diğeri sincaba benzer yanaklara sahiptir. Bir diğeri ise güzel sesi ile nota çalışıyor gibi duruyordu.
Minho'ya doğru bir çocuk yaklaştı. Güzel bir yüzü vardı. "Hyung bu kim?" Dedi neşeli bir tonda. Korece'si pek iyi değildi. Ama bir süredir burda olduğu kesin.
Minho "yeni grup üyemiz" dedi. Elini benim omzuma atıp. "Felix bu Chan. Chan bu Felix" diyerek özetledi.
Felix ile küçük bir diyaloğun ardından Minho beni fırlatır gibi Felix'in yanına ittirdi. "İkinizde Avusturalyalı'sınız. O yüzden bütün sorumluluğunu Felix'e devrediyorum. Changbin bana Rap dersi vericek." Diyerek yanımızdan ayrıldı. Yapılı elemanın yanına gitti.
Burdan sonrası İngilizce
Felix "daha önce Kore'de Avusturalyalı görmemiştim." Dedi. Bende yanıt verdim "ne yalan söyleyeyim bende hiç görmedim" dedim.
Felix ingilizce konuşmaya devam ederek "sonunda gizli gizli dedikodu yapabileceğim biri." Dedi.
Ona anlamamış gözler ile bakarken o bana bildiklerini anlatmaya başladı. Ağır Avusturalya aksanı ile konuşuyordu.
"Diğerlerinin anlamayacağı tarzda konuşmaya çalışıcam ve biraz sessiz.. çünkü bazı üyelerin İngilizce'si cidden iyi." Diyerek söze başladı ve devam etti. "Öncelikle ben bu gruba geleli 1 yıl oldu. Son gelen üye en genç olanımız." Diyerek başı ile birini işaret etti.
Ortalama boylu ortalama vücutlu. Aşırı çekik gözlü ve dendiği kadar genç duran çocuk.
"Buraya sonradan taşınmış. Normalde Busan'da oturuyormuş. Altyapı grubu Vocal. Hepimiz ona ilgi ile yaklaşıyoruz. Genelde bizi red ediyor. Dün ona sarılmaya çalıştım. Terlisin uzak dur dedi." Küçük bir yalandan ağlama numarası yapmış ardından devam etmişti.
"Yanındaki ondan sonraki en genç üye." Dediği anda gözüm diğer çocuğa kaydı.
Güzel fiziği giydiği bol kıyafetten bile belli oluyordu. Benden uzun ama benden daha zayıf görünüyordu.
"O da gruba benden sonra katıldı. Biz ona yavru köpek diyoruz genelde." Der demez çocuğa bakmaya devam ederken. "Neden?" Diye sordum. Oda yanıt olarak "çünkü öyle davranıyor.. tanıdıkça anlarsın" diyip devam etti.
"Grubun vocal bölümünü genelde oluşturuyor. Yani vocal altyapısında. Ben, grubun küçüğü ve ilerideki kaslı eleman dışında kimseyle temas etmiyor." Dediğinde görüş açıma kaslı eleman dediği çocuk girdi. Büyük ihtimalle anlamasınlar diye isimleri ile hitap etmiyor.
"Yanındaki kaslı eleman bence grup teması ile en uygun kişi o-" sözünü böldüm. "Grup teması ne ki?" Dedim.
Boş gözlerle bana baktı. "Seni gruba almadan önce anlatmadılar mı?" Dedi. Kafamı hayır anlamında iki yana salladım. Felix iç çekti. "Stray kıds. Kaybolmuşluk hissine yakalanan insanlar için bir amaç veya bir yol gösterici olmaya çalışıyoruz." Dedi.
Hayran kalmıştım. Gerçekten diğer gruplardan farklı bir temaya sahiplerdi.
Felix kaslı çocuğa bakıp devam etti. "Dediğim gibi tema ile en uyumlu kişi o. Şarkılarımız ağırlıklı olarak rap ve o da rap altyapısının lideri. Grubun kısa ve en yapılı üyesi. Büyükten küçüğe sıralarsak ikinci oluyor."
Söze tekrar girdim. "benle beraber 3. Oluyor. Ben Minho'dan büyüğüm"
Felix sessiz ol işareti yaptı. "Dedikodu yapılırken isim kullanılır mı be!.. neyse lideri anlatmayacağım zaten biliyorsun."
"Şu ileride sincaba benzeyen çocuğu görüyor musun?" Dedi. Habire bağırıp duran çocuğu görmemek imkansız.. sanırım ses pratiği yapıyor?
Kafamı evet anlamında salladığımda devam etti. "O grubun Ace'si yani her halt var onda. Dans,söz yazarlığı,vocal,rap. O da kaslı çocuk ile aynı grupta söz yazarlığı yapıyorlar genelde. "
Derin bir nefes alıp devam etti. Konuşurken nefes almayı unutmuş gibi duraksadı ve devam etti.
"Son olarak dans grubu. Ben, lider ve grubun uzunu ile oluşuyor."
Uzun çocuğu baktım. Sabah gördüğüm kaslı ve uzun çocuk bu ikisiydi.
"Grubun visual'i genelde rap yapıyor ve dans grubunun lideri. Bende grubun kalın notalarını oluşturuyorum. Dans grubundayım. Lider sana hangi altyapıda olman gerektiğini söyledi mi?"
Bana dönen bakışları ile biraz düşündüm. "Arka plan müziği yapabildiğimi söylediğimde Jisung ve Changbin ile grup olursun dedi." Felix kafasını olumlu anlamda salladı. "O zaman yanlarına git! Kaslı eleman dediğimiz Changbin. Bağırıp duran sincap dediğimiz ise Jisung. Sakın lakapları unutma arada dedikodu yaparız!" Diyip beni itiklemeye başladı.
Korece devam
Changbin dediğimiz çocuk beni kısa bir süre süzüp grubun ana vocalini kolunun altında sıkıştırmış bir şekilde bana gülümseyerek elini uzattı. "Selam ben Seo Changbin 2racha* grubundayım" dedi.
2racha: Changbin, Han'ın gerçekte olan bir grup ismi
Elini sıkıp bende gülümsedim. "Ben Bang Chan veya Christopher. Minho Changbin ve Jisung ile grup olursun dedi" diyip elimi geri çektim.
Changbin "Minho hyung'a Hyung demiyorsun... Ondan daha büyüksün sanırım?" Dedi. O sırada kolunun altındaki ana vocal çırpınıyordu. "Ya Hyung bıraksana!" Dediğinde Changbin onu bırakıp devam etti. "Normalde lakabımız 2racha'ydı amaaa.."
Jisung denen çocuk söze girdi. "Ben sayılı racha isimlerini çok sevdim 3racha olalım!" Dedi.
3racha... Sevmiştim.
Az önce Changbin'in kolunun altında olan çocuk kahkülünü düzelttikten sonra "bir yaşlı daha dahil oldu." Dedi. Dediği gibi arkadan Minho çocuğun kafasına yastık fırlattı. "Ben yaşlı değilim!" Diyen Minho'ya karşılık çocuk ona döndü. "İsim vermedim zaten üstüne alındın!" Diyip geri bana döndü.
Elini bana uzatıp gülümsedi. "Ben Kim Seungmin iyi anlaşalım." Gülümsemesi içimdeki kelebekler isimli konuşmayı yaptırabilicek derecede güzel hissettirdi.
Elini sıktım. "Ben Bang Chan. Şuan grubun en büyük üyesiyim yani." Dedim. Salak gibi sırıttığıma yemin edebilirim.
Seungmin elini çeker çekmez Minho yanımıza geldi. "Sen geldiğine göre artık bana dede demezler." Dedi. "Nereye düştüm ben ya?" Diyebildim.
Çekik gözlü çocukta en sonunda benle konuşmaya karar vermiş gibi. "Ben Jeongin dedoş" dedi.
En sonunda yanımıza gelen uzun çocuk. "Ben kahve almaya gidiyorum kim geliyor?"
Seungmin "insan ismini söyler un çocuk!" Diye onu azarladı.
Ben ise anlamamış bir şekilde "neden ona un çocuk dedin?" Diye sordum. Seungmin yine beni heyecanlandıran gülümsemesi ile "hep unlu şeyler yediği için ona un çocuk diyorum o da bana pirinç çocuk diyor. İsmi Hyunjin normalde"
Hyunjin dedikleri çocuk elini omzuma atmış. "Ben Hyunjin, sen Chan. Hadi sana içicekleri nereden alacağımızı göstereyim!" Dedi.
Nasıl ikna etti bilmiyorum ama şuan Hyunjin ile o daireden çıktık ve ilerliyoruz.
Onunla kahve almam için binlerce bahane uydurdu. Umarım bir şeyler ısmarlar o kadar geldik sonuçta!
Hyunjin bir otomatın yanında durdu. Dairenin çaprazındaydık.
"İşte burası İçicek aldığımız yer.. ne içmeyi seversin?"
Biraz otomata göz attım. "Enerji içeceği alırım" dedim. İçicekleri alırken Hyunjin "umarım kafan iyi olmaz." Diyerek benle dalga geçti. Bende karşılık olarak "içinde alkol olmuyor ki!" Dedim.
"İyi madem" dedi ve enerji içeceğini uzattı. Ben daireye geri döneriz sanmıştım ama burda durup duvara yaslanmış kahvesini içiyordu.
Sessizlik hoşuma gitmemişti konu ararken benim yerime sessizliği bozdu. "Nasıl? Üyeler hoşuna gitti mi?" Dedi.
"Dede muhabbeti hoşuma gitmesede çok samimiler" dedim. Hyunjin göz devirdi. "Onu her yaşı büyük olana yapıyorlar. Genelde klüplerde küçük olana her iş yaptırılır büyük olan daha çok göz önünde durur. Bizde tam tersi. Biraz klişelerden uzak durmaya çalışıyoruz diyelim."
Anladığımı belirtir gibi kafamı salladım. O ise bana dönerek "ee üyelerden beğendiğin biri var mı?" Diyerek sırıttı.
Anlamamıştım ne anlamda soruyor? Aklıma ilk gelen yetenek oldu. "Seungmin denen çocuk sanırım" vocal konusunda iyi olduğumu sanmıyorum belki bana yardım eder düşüncesi ile söylemiştim.
"Ha~ anladım işin biraz zor..o kimse ile temas etmiyor genelde hazır 8 kişi olmuşuz herkese biri düşüyor hem kimse dışlanmış hissetmez" dedi. Grup ayarlıyor sanıyordum. Çok sorgulamadım.
"Hyunjin birşey sorucam.. öğrenci kurulundan biri Minho'nun uzun zamandır üye alamadığını söyledi. Nedenini biliyor musun?" Dedim. Der demez Hyunjin bana korkmuş bir ifade ile baktı.
"Eskiden.. 8 üyeydik.."
