İçeriğe geç

İtiraf •BxB•

Bölüm 1 · 4 dk okuma

İtiraf •BxB•

Bölüm 1

Part 1

Teneffüste sınıf arkadaşlarımla ve karşı sınıfın çocuklariyla 6şar takımlar kurup futbol maçı yapiyorduk. Takım kaptanı bendim. Arkadaşım Mert topu karşı sınıfın oyuncusundan kaçırarak koştu ve topu bana fırlattı

"Berkoo!! Hadi oğlum sana güveniyoruz!!"

Topu kaptığım gibi karşı takımın kalesine atacaktım ki, rakip oyuncunun bana çarpıp yere düşürmesiyle birlikte golü kaçırmıştık..

"İyi misin kardeşim?" diye yerden kaldırdı Emre.

"İyiyim sağol" diyerek kendi üzerimi silkeledim.

"Devam ediyoruz !"diye bağırdı karşı takımın kaptanı Yılmaz.

Bu sefer onlar başlamıştı. Topu onlardan Sercan almıştı. Bana fırlatınca da beceriksizliğim parlayıverdi ve topu tutamadım..

Mert isyan etti:

"Berke napıyosun be kardeşim gözünü seveyim yaa!.."

Sercan topu baya hızlı vurmuştu.. Öyle bir hızlı vurmuştu ki top bizim olduğumuz noktadan baya uzaktaydı. Okul bahçesinin dışarısına kaçmıştı

Oflayarak:

"Peki, ben alırım.." dedim.

Güvenlikten izin alıp okul bahçesinden çıkıp topu aramaya koyuldum. Gözüm yerleri aradı taradı. Ve top bir arabanın altındaydı. Topu yerden almadan önce arabayı biraz inceledim: Siyah, Mercedes'in 2021 model arabasıydı. Gıcır gıcırdı. Bu arabanın sahibi her kimse epey zengin olmalıydı. Ben arabaya hayranlıkla bakarken şoför kapısının açılmasıyla irkildim. Sahibi arabadan indi. Boyu benden 10-15 cm daha uzun, saçları açık kumral ve arkadan bağlı, yeşil gözlü ve oldukça zengin görünümlü bir çocuktu..

Gözlerini bana dikti ve artistçe sırıttı:

"Hayırdır genç efendi? Yardım edebileceğim bir konu var mı?"

"Genç efendi" dediğine göre onun gözünde epey küçük görünmüştüm. Yoksa aramızda 1 yaştan fazla yoktur.. Sonuçta küçük de sayılmazdım artık..

Dudaklarımı çekingenlikle yaladım

"Benim.. topum arabanın altına kaçmıştı da.. Onu almak için geldim."

Çocuk başını salladı sonra diz çöküp eğildi. Eliyle topu arabanın altından çıkardı sonra da ayağa kalkıp topu bana uzattı.

"Al bakalım."

Gülümsedim.

"Çok sağol abicim."

Ondan uzaklaşmak üzere arkamı döndüm. O da benim peşimden okul bahçesine geldi ancak ben fark etmedim.

Bizimkilerin olduğu yere doğru koştum ve koşarken topu elimde attım

"Geldim! Devam ede-"

Cümlemi bitiremeden ayakkabimin bağcığına takıldım ve yere cakiliverdim.

İçimden "Aksilikler peşimi bıraksa hayat daha şahane olacak.." diye isyan ediyordum

Bir çift el gelip koltukaltlarımdan tutup beni yerden kaldırdı.. Başımı kaldırıp baktığımda beni kaldıran kişinin demin topumu aldığım çocuk olduğunu gördüm

Çocuğun sesi alçak ve endişeli bir tondaydı.

"Sen iyi misin?"

Biraz sessiz durdum, eğildim ve dizime baktım.. Kanıyordu ve sızlıyordu..

"Dizim biraz yaralandı ama iyiyim. Teşekkür ederim" diyerek başımı salladım.

Çocuk biraz durdu. Kanamayı neyle durdurabileceğini düşünüyordu.. Sonra eli yakasına gitti ve okul kravatını çıkardı. Banka oturmam için başıyla işaret etti.

"Geç şuraya, ben kanamayı durduracam"

Kaşımı kaldırdım ve banka oturdum.. Onun kravatiyla benim yaralı dizimi sarmaya başlayınca şaşkınlıkla ve yüzümde mahcup bir gülümsemeyle ısrar ettim:

"Abicim.. Kravatına yazık ettin.. Yaraya peçete falan tutar, kanamasini durdururdum.. Amma zahmet ettin sen de yaa.."

Çocuk güldü.

"Sen boşver şu kumaş parçasını. Canın ve sağlığından mı kıymetli?"

Kravatı ne çok sıkı ne de çok ve çok gevşek olacak şekilde bağladı. Gözlerini tekrar benimkilere dikti.

"10-20 dakika böyle kalsın, sonra açarsın. Kravatı da çöpe at gitsin. Kullanırken rahat ettiğim bir şey değildi zaten."

Onun bu rahat ve yardımsever tavrı oldukça hoşuma gitmişti.. Yanaklarimin kizardigini hissettim bi an. Gizlemek için gülümsedim.

"Ya gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum... Çok teşekkür ederim abi.."

Çocuk tekrar güldü ve elini omzuma koydu.

"Bana abi demesen de olur.. İsmim Efe benim."

Demek bu zengin, fiyakalı, yardımsever çocuğun ismi Efe'ydi. Tanışmak için elimi uzattım.

"Berke bende, memnun oldum"

Elimi sıktı. Tam o anda da zil çaldı. Efe isteksiz bir şekilde ofladı ve bana döndü:

"Benim gitmem gerek zil çaldı, hadi sen de sınıfına geç bakalım görüşürüz" diyerek arkasını döndü ve gitti.

Acaba hangi sınıfa gidiyor diye merak ettim ve onun peşinden içeri girdim. O merdivenlere çıkarken ben de onu takip ettim ve 3. kata geçti. Yani bizim sınıfın olduğu kattaydı. Hangi sınıfa girecek diye meraklı gözlerle izledim ve girdiği sınıfta 12/E idi. Kendi kendime güldüm beni boşuna ufaklık olarak görüyordu bence. Çünkü ben de 11. sınıfa gidiyordum aramızda net 1 yaş olduğu kesindi ama bunu çok fazla önemsemedim. Yeni bir arkadaş edindim diye düşündüm ve çok mutlu oldum.

Sınıfa girerken bir an aklıma takıldı onun açık kumral uzun arkadan bağlı saçlarıyla ve yeşil gözleriyle okuldaki çoğu erkekten neredeyse daha çekiciydi.. Peki bu çocuk bu okulda yeni miydi acaba, çünkü onu hiç teneffüslerde görmüyordum. Sanırım bu okulda yeniydi. Her neyse, oldukça cana yakın ve yardımsever birine benziyor. Acaba yemekhanede onu yanıma çağırsam, birlikte yemek yesek, sohbet açsam nasıl olur acaba? Bu da onu ister mi peki? Neyse Berke aşırı düşünüyorsun!

Bölüm sonu

3 yorum