İçeriğe geç

İtalyan kurt

Bölüm 1 · 2 dk okuma

İtalyan kurt

Bölüm 1

1. Bölüm: Karanlığa açılan kapı

Bölüm 1

Karanlığa Açılan Kapı

“O kazada ölmeliydim. Ama beni hayatta tutan şey, artık beni insan da bırakmamıştı.”

Arabaların korna sesleri birbirine karışıyordu.

Yağmur, asfaltın üzerine öfkeyle düşüyordu.

Ben ise direksiyonun başında, önümde uzayıp giden yolu bulanık gözlerle izliyordum.

“Biraz yavaşlasana!” diye seslendi kuzenim Duru.

Gözlerimi yoldan ayırmadan hafifçe gülümsedim.

“Merak etme. Elliyle gidiyorum.”

“Elliyle gitmiyorsun.”

“Duru…”

“Ciddiyim Mira, yağmur iyice bastırdı.”

Tam ona cevap verecekken…

Karşı şeritten gelen farlar gözlerimi kör etti.

Bir fren sesi…

Lastiklerin asfaltı yırtan çığlığı…

Sonra…

Kocaman bir sessizlik.

…

Gözlerimi açmaya çalıştığımda etrafım bembeyazdı.

Kulaklarım uğulduyordu.

Birileri adımı söylüyordu.

“Mira…”

“Mira beni duyabiliyor musun?”

Konuşmak istedim.

Olmadı.

Sağ kolumu kaldırmaya çalıştım.

Yine olmadı.

Sadece gözümün kenarından Duru’yu görebiliyordum.

Yüzü gözyaşları içindeydi.

“Ne olur iyi ol…”

Doktorlardan biri içeri girdi.

Yüzündeki ifadeyi unutamıyorum.

Üzgündü.

Çok üzgündü.

…

Aradan üç gün geçti.

Türkiye’deki doktorlar ailemi odalarına çağırdı.

Kapı tam kapanmamıştı.

İstemeden konuşmalarını duydum.

“Beyindeki hasar düşündüğümüzden daha ciddi.”

“Bunu burada düzeltebilme ihtimalimiz çok düşük.”

“İtalya’da bu ameliyatı yapabilen tek bir cerrah var.”

“O kabul ederse…”

“Belki.”

Belki…

İnsan bazen tek bir kelimeye tutunuyor.

Ben de o kelimeye tutundum.

Çünkü ölmek istemiyordum.

Henüz yaşanacak çok şey vardı.

Henüz âşık bile olmamıştım…

…

Bir hafta sonra özel bir ambulans uçakla İtalya’ya doğru yola çıktık.

Duru bir an olsun elimi bırakmıyordu.

“Korkuyor musun?”

diye sordu.

Başımı hafifçe salladım.

“Evet.”

“Ben yanındayım.”

Gülümsedim.

“O zaman biraz daha az korkuyorum.”

Uçak bulutların arasından ilerlerken pencereden dışarı baktım.

İçimde tarif edemediğim garip bir his vardı.

Sanki…

Oraya ilk kez gitmiyordum.

Sanki biri beni bekliyordu.

Ve o kişi…

Hayatımı sonsuza kadar değiştirecekti.

Aynı saatlerde…

İtalya.

Dağların arasında kurulu devasa bir araştırma hastanesi.

Koridorun sonunda siyah önlüklü genç bir doktor elindeki dosyaya baktı.

Hemşire telaşla yanına geldi.

“Doktor Kaan…”

“Türkiye’den hasta geliyor.”

Kaan dosyayı açtı.

Fotoğrafa baktığı anda…

Kalbi bir anlığına duracak gibi oldu.

“…İmkânsız.”

Dosyayı yavaşça kapattı.

Ve sadece tek bir cümle söyledi.

“Onu ne pahasına olursa olsun yaşatacağız.”

Bölüm sonu

2 yorum