Aşk dedikleri böyle bir şeymi, tanımadığın bir adamı ölümüne özlemek sevmek, bu mu aşk.
Ben aşkın hep masallarda olduğuna inanan o saf kızlardanım, aşk ne ki? Şahsen ben bilmiyorum, bilemiyorum.
Beni sevdiği bile belli olmayan bir adamla aşk yaşayabilirmiyimki? Belkide sevdiği var, kim bilir.
Konağın ortasında duran üç arabayı görünce duraksadım, sanki adam öldürmeye geldiler,
Herkez toplu bir şekilde dizilmişken bende leyla ablanın yanına geçip durdum, ne yapacağımı bilmez bir şekilde etrafa bakarken arabadan çıkan boran abiyle dikkatimi oraya verdim.
Yüzü gülüyordu, halinden memnun bir şekilde misafirleri umur sarmadan direkt karısına gidip sarıldı, vay be bu günlerimizde görecektim ben, adam onca insanın elini öpmek yerine karısını seçiyor!
Hazar abide inip saygı gereği büyüklerin elini öpmeye başladı, eee onada bu yakışır zaten.
Son olarak arabadan Demir olduğunu tahmin ettiğim bir adam indi, esmer teni, iri cüssesi ve yapılı vicuduyla tam bir görsel şöleni, kemikli yüzüne keskin hatlar gereksiz çek yakışırken yetmez miş gibi yeşil gözleri sert bakıyordu.
Herkezden 'demir' nidaları dökülünce emin olmuştu bu koca adam benim kocam, ben hayla inanamıyorum, demir gerçekten burda, ciddi ciddi burda lan, ulan Demir burda ya, ne yapmam gerek sarılmalımıyım hoş geldin falan desem abes kaçarım, NE YAPACAĞIMI BİLMİYORUM. Peki sakin ol Efsun.
Demir büyüklerin elini öpmeye başlamışken ben boş boş etrafa bakıyordum eteğimin çekiştirilmesiyle o yöne baktım, Dilan suratı asık bir şekilde bana bakarken eyilip onun hizasına geldim.
"ne oldu Dilan?" dememle "taç'ımı takarmısın yenge, hiç kimse benimle ilgilenmiyor!" elinden taç ı alıp saçını boz madam takmayı denedim takarkende "Tamam şekerim hemen sinirlenme" dediğimde gülümsedi.
"amcam geldi yenge, güzel olmalıyım" nisped yapar gibi konuşmasına gülüp "baban duymasın" dediğime kahkaha attı, "sen söylemesen düymazki yengecim" aynı anda kıkırdayınca başımı kaldırdım, yeşil harelerle göz göze gelince duraksadım.
Bana yaklaştığını görünce el mecbur ayağa kalktım, sanırım liseli ergenler gibi bayılıcam.
Karşıma gelince belimden tutup kendine çekmesi bir oldu, ani haraketiyle ellerimi omuzuna koydum, ben daha ne olduğunu anlamadan birde sarılınca bana Bi kâl geldi, kardeşim yapılırmı bu yani ben şuraya geberip gideceğim haberin yok!
Kollarımı sırtına dolayınca gevşediğini hissettim, bumuymuş sevgi dedikleri, ikimizde ki bu derin özlem etrafa negatif enerji yayıyordu resmen.
Gerçekten sırtını yaslaya bileceğin birisinin olması çok güzel hissettiriyor, sanki artık yalnız değilmişim gibi...
Nefesimi tuttuğumu far edim önerin bir nefes aldım, burnuma dolan barut ve anber kokusuyla gerçekten ölmek istedim, bu koku ne yarabbi, ölebilirim hayatımda bu kadar rahat, güzel, rahatlatıcı, çekici ve bir o kadar hoş olan bir koku yok.
Herkez in muzip kıkırtılar İnan utanıp ayrılacaktım ki demirin belimi bırakmamasıyla dibinde durmaya devam ettim, ne o Demir bey çokmu özledin?
Yavaş yavaş salona geçerken bizde arkalarından gittik, ben o kadar salağımki adamın yanında dilim tutuluyor, ne konuşulur nasıl davranılır sıfır bilgi.
İkimiz yan yana koltuğa oturunca Zelal Hanım yeni evliler gibi sırıtyordu, Allah Allah bu karı niye bakıyor yaa,
"hay maşallah benim gelinime, pekte yakıştı demirim in yanına" diyip şen bir kahkaha attı. Ben utançtan kafamı yerken Demir babaannesine 'bıktım senden' dercesine bakıyordu.
Hazar abim birden lafa atlayarak konuyu değiştirdi "valla getirecek diye kıçımızdan duman çıktı, komutanının haberi yokmuş evli olduğundan ondan gelemiyormuş hergele" diyerek nazik nazik anlattı.
Gözlerim fal taşı gibi açılırken demire döndüm açıklama bekler esine ama sustu, boran abi "Demir komutanına evli olduğunu söylememiş komutanı bunu bir iki hafta önce dosyalını incelerken öğrenmiş" demesiyle demir "yani abi olabilir" rahat tavrına karşı kaşlarımı çattım,.
...
ASKERİYE
Yazardan,
"şu kıza istek atsammı" diyen arasla göz devirdi Demir, muratta durmayıp "her sikimede istek atma bir sevgili olmadığın komutanlar kaldı" demesiyle herkez güldü,
Çapkındı Aras, demir le murat ne kadar ağır başlıysa o onlara inat Çapkındı, kemal evliydi, mutluydu hatta, zaten timde tek evli kemaldi,Tek odun bora vardı burda, soğuk nevalenin ta kendisidir, gülemez, az konuşur öz konuşurdu bora, Birde safımız en aptalımız vardı gökay, o kadar saf tı ki 'bokunu yemesen karıncayı öldürürüm' dense kalkar yerdi o boku, öyle bir çocuktu gökay
ÖLÜM TİMİ
Yüzbaşı Demir SOYKAMER
Üsteğmen Kemal Kılıç
Üsteğmen Bora Işık
Teğmen Murat Mutlu
Teğmen Aras Çay
Asteğmen Göka Öcal
Başarılı bir timdi ölüm timi, ölüm de dimi akla gelen ilk timdi,
Yanlarına gelen askerle hepsinin bakışı o yöne döndü, "asteğmen hasan mani" askerin selamıyla Demir uzatmadan "rahat" dedi burda lafını iyi geçirirdi herkeze.
"Nuri albay sizi çağırmamı emretti komutanım" demesiyle murat yerinden bir hışımla kalktı "Allah görev, işte şimdi Allahım kavuşup Şehid olucam, gidiyimde abdest alayım" demesiyle demir başını sabır diler esine göğe kaldırdı, nerde geliyor bu merak anlam veremiyordu.
"Tamam asker gidebilirsin" dedi Hasana, hasan giderken o albayın odasının yolunu tutmuştu, gene olabilirdik büyük ihtimal göreve çıkacaktır.
Kapıyı çalıp "Beni emretmişsiniz komutanım" demesiyle Nuri ona döndü kaşlarını çatıp karşıdaki koltuğu gösterdi.demirde ikiletmeden oturdu.
Nuri önündeki dosyaya bakım onaylamazcasına başını iki yana salladı ve demire baktı,
"Demir, evliymişsin oğlum" dedi sakin bir şekilde, demirde aklına Efsun gelince gelince iç çekip "öyle komutanım" dedi,
Nuri komutan birden ayağı fırladı "ULAN GÖT HERİF BİR BUÇUK YILDIR EVLİSİN, EVLİ!" diye kıçını yırtarcasına bağırmasıyla demirde sessiz kaldı.
"OĞLUM SEN BENDEN ÜÇ YILA YAKINDIR MEMLEKETE GİTMEK İÇİN İZİN ALMADIN, HANGİ ARA EVLENDİN LAN!" diyip kendini koltuğa attı Nuri albay, bıktırmıştı bu Demir, zır delinin tekiydi.
"en kısa zamanda ziyarete gidiyorsun, bende diyordum boran la hazar niye buraya böyle alel acale geliyorlar" demesiyle demir şakınlıkta başını kaldırdı, abisigilmi geliyordu, yok artık.
Nuri albay nasihat verir esine konuşmaya başladı "oğlum niye demiyorsun evli olduğunu, yazık kızcağıza, bize söyleseydin ayarlar gönderirdim seni" diye homurtuyla bitirdi lafını nuri,
Biraz daha konuştuktan sonra çıktı Demir odadan, hızla bahçeye attı kendini, ne kadar düşüncesiz bir adamım diye geçirdi,
Yazık etmişti efsununa, sırf berdel olduğu için istemezdi Efsun onu, gönlü kendin başka erkeklerdeydi, bilirdi Demir efsunun, dört veya beş yıl önce annesini ziyarete geldiğinde görmüştü ondan sonrada sadece bir kere görmüştü, ama işte Gölü kaymıştı Efsun yapacak bir şey yoktu, kader diye geçirdi içinden demir, en kısa sürede dönmeliydi Mardine, efsunun yanına.