Kerem susarak önüne atılan sargı bezi ile elini gelişigüzel hızlı bir şekilde sardı.Üç arkadaş ona bakıyorduk ama o sarmaya devam ediyordu.
Sarma işi bitince tam kalkmak üzereydi ki başucundaki Jale’yi fark etti.
“Ne- ne oldu?”
”O birine çok benziyor Kerem.”
”Kime?”
“Siyah saç, ela gözleri, sesi.”
”Yani?”
”Sanki Atlas-“
Kerem bir anda Jale’yi omzundan tutup sarstı.
”Sus Jale!”
Jale şaşırarak ayağa kalktı ve sustu. Kerem’i ilk defa bu kadar sinirli görüyordu.
”Ta- tamam..”
koridorun sağından devam ettiler ve karşılarına çıkan ilk kapıya yöneldiler. Ela kapı kolunu çevirdi. Bu sefer gayette açılmıştı kapı.
Kapıyı aralarken bir anda içeriden birisi onu içeriye çekti.
Hepimiz “Ela!” diye şok içinde bağırdık.
Ela çığlık attı ve içeride biriyle bağırışıyordu.
”Bırak beni!”
”Haha!”
sonra birtakım sesler geldi ve Ela sessiz bir şok ifade ile
”Sen..”
”Evet! Ben..”
Ela’nın “Ah!” inlemesiyle sesler kesildi. Biri ensesine vurmuştu belliki.
”Ne yapacağız? E- Ela içeride!?”
Arkamızdan gelen adım sesleri ile arkamızı döndük..
“Bir oyun oynayacaksınız Bay Ege!”
”Ne-“ “Ne-“ “Ne-“
“Yeter artık! Bıktık oyunundan! Ne istiyorsun aptal herif!”
”Ohh, çok sinirlisiniz bayan! Kerem’e sorarsanız neden burada olduğunuzu öğrenebilirsiniz!”
“Ha?”
Kerem’e döndüğümde yumruğunu sıkmış maskeliye soğukkanlı gözlerle bakıyordu.
Gözleri beni bu kadar ürkütmüştü ilk defa.
Ben ona bakarken bir anda bakışını bana çevirdi. Bende bir anlığına ürküp geri adım attım.
”Anlamadın mı zaten Jale?!”
”Be- ben..”
”Ne oyun oynayacağız!”
“İstoptan hala tatmin olamamıştım.Hah!”
sonra gülümseyerek devam etti
”İkinci kapıya girin..”
•devam edecek•