Saat sabah 4 olunca valizimle beraber merdivenlerden indim. Halam beni gördü ve: “Mavi,kızım bu saatte nereye?”diye sordu halam.
“Halacığım okulda bir etkinlik için çağırdılar da, çok eşya gerektiği için valize koymak zorunda kaldım.”
“Tamam kızım hadi iyi dersler o zaman.”dedi ve odata geri döndü. Ben taksi çağırdım ve havalimanına doğru gittim. Pasaport kontrolünden geçtikten ve valizleri verdikten sonra bir anons duyuldu.
“Dear ladys and gentelmans. Please go to gate E4 for the Istanbul flight.” dedi. Hemen E4 kapısına gittim ve yerime oturdum. Uçağın yükselişini ve gün doğumunu izlemeye koyuldum. Bir yandan da telefondaki fotoğraflarımda gezerken 1 yıl önce benim 15.yaş doğum günümü kutlarken ki videomuza denk geldim. Yüzümde hafif bir tebessüm belirdi ama gözümdeki yaşlara da engel olamıyordum. Çok özledim bir arada olmayı böyle mutlu, huzurlu bir aile olmayı. Ama annemin yanına çok yaklaştım. Artık eski düzenime geri dönecektim. Yol boyunca nerede kalacağımı düşünüp durdum. Annemin yanında kalırım normalde ama beklenmedik bir anda karşısına çıkmak istiyorum. Otel desen dünyanın parası…bir dakika,Deniz,Deniz! Deniz benim liseden en iyi arkadaşım. Ailesi de beni kendi kızları gibi çok sever. Tam o sırada anons duyuldu: “Dear Passengers, we are about to land at Istanbul Airport.” Şaşırıp kaldım. 15 saat bu kadar hızlı mı geçti? Uçak nihayetinde iniş yaptı. Ben hemen içeriye doğru girdim ve pasaport kontrolüne doğru yöneldim. Pasaport kontrolü bitince valizimi alıp çıkışa doğru yönelecektim ki birisiyle çarpıştım.
“Pardon iyi misiniz?”
“Önüne baksana be arkandan atlı mı koşturuyorlar.”dedi bana tersçe. Çattık ya! Derin bir nefes çekip: “Güzel kardeşim,acelem var çıkmayı düşünür müsün?”
“Özür dilersen çekilirim.”
“Özür dilerim! Oldu mu?”
“Oldu.” “Hele şükür. Ne halin varsa gör git.” dedim ve omuz atarak hızlı adımlarla yürüdüm. Kapıda etrafı gözleyen görevliye: “Pardon,otobüs alanı nerede acaba?”
“Nereye gidiyorsun kızım?”
“Beşiktaş-Ortaköy.”Kadın beni takip etmesini işaret ederek Beşiktaş-Ortaköy’e otobüse götürdü.
Şoför: “Hangi yöne?”
“Nest Ortaköy’e”dedim. Otobüs kalktı ve ilk beni indirdi. Deniz’lerin olduğu eve geldim ve zili çaldım. Deniz kapıyı açıp beni görünce şok oldu.
“Ma-Mavi!”
Daha sonra bana sarıldı ve: “Kız ne işin var burada?!”
“Deniz uzun hikaye içeri gireyim anlatacağım.” Eve girdim ve Şeyma teyze yüzünde büyük bir tebessümle:
“Ayy Mavi’ciğim! Hoşgeldin.”
“Hoşbulduk Şeyma teyze.”
“Kızım siz odaya geçin ben size minik turtalardan getireyim.”dedi. Deniz beni hemen üst kattaki odasına götürdü ve yatağın üstüne oturduk.
Şimdi başlasın bizim meraklı melahatin soruları…