İçeriğe geç

İSİMSİZLER

Bölüm 1 · 2 dk okuma

İSİMSİZLER

Bölüm 1

“Giriş”

♠️ Maça. Ama bu, bana doğduğum gün verilen isim değil. İnsanların çoğu adını bir kez alır; ailelerinden, nüfus memurlarından, bir daha hiç görmediği akrabalarından, hikâyenin daha başlamadığı bir andan. Ben adımı ikinci kez aldım ve bir insanın ikinci kez isim alması için önce birincisini kaybetmesi gerekir. Ben kaybettim. Kayıplar bazen insanın cebinden çalınan bir bozuk para gibi sessiz olur, bazen bir evin duvarlarını yıkan deprem gibi gürültülü, benimki ikisinin arasıydı. Daha doğrusu, önce sessizdi. Sonra büyüdü, büyüdü ve sustuğum her şeyde yankısını buldu. Şimdi herkes bana Maça diyor. Bu kentin karanlık köşelerinde, pencerelerin ardında, tozlu sokaklarda, zenginlerin ışıl ışıl kulelerinde ismim bir fısıltı gibi dolaşıyor. Kimi için bir tehdit, kimi için bir umut, kimi için sadece uydurulmuş bir hikâye. Ama hepsi yanılıyor çünkü Maça bir isim değil. Bir rol değil. Bir maske hiç değil. Maça benim ikinci derim ve ben ilkini çoktan soyup attım. Şehrin üzerinden sabahın ilk ışıkları süzülürken her zaman aynı şey olur: ışık zenginlerin camlarına vurur, fakirlerin duvarlarına değil. Zengin mahallelerde güneş bile ayrı doğar. Hava daha temiz, yol daha düzgün, insanlar daha tok görünür.Bizim tarafımızda ise sabah, geceyle kavga ederek gelir, o bile bizim için doğmak istemez. Her köşe başında bir kırıklık, her pencerede bir eksik, her sokakta çaresi olmayan bir çaresizlik vardır. Zenginler bunu bilmez, bilseler de umursamazlar. Bir insanın umursamaması için kaç sıfır gerekir? Kaç kat yükseklik? Kaç hane parası? Kaç suçun üstünü örtmek? Benim adım Maça ama bu ismi bana para vermedi. Güç vermedi. Hırs da değil, öfke de değil. Bu ismi bana Kora verdi. Hayatta kalmak için, fark edilmemek için, güçlü görünmek için, aptal görünmemek için, hikâyemi kimsenin çalmaması için. İnsan bazen kendini korumak için bir isimden vazgeçer, ben vazgeçtim. Geride bıraktığım kız hâlâ bir yerlerde oturup ağlıyordur belki ama ben o değilim artık. Çünkü o ağladıkça ben büyüdüm. O sustukça ben konuştum. O korktukça ben korkutmayı öğrendim. Bir kentin karanlık tarafında büyürseniz iki şeyiniz olur; biri açlığınız, biri gururunuz. Açlık sizi öldürür, gurur sizi yaşatır. Ben ikincisini seçtim. Şimdi "Maça" adını duyanlar bir anlığına durup bakıyor. Çünkü Maça, bu kentin zenginlerinin uykularını kaçıran bir grubun parçası; İsimsizler'in bir parçası. Herkes bizi konuşuyor ama kimse bizi tanımıyor. Kimliğimiz yok. Yüzümüz yok. Kaç kişiyiz, nereden geldik, kimi cezalandırıyoruz; hiçbiri bilinmiyor. Bildikleri tek şey şu: Biz doğrudan kötüyü değil, kötünün elini tutanı hedef alıyoruz. Çünkü bir şehirde kötülüğü ayakta tutan kötüler değil, susanlardır. Ben adımı kaybettiğim gün sustum. Maça olduğum gün konuşmaya başladım. Ve bu, hikâyemin yalnızca ilk cümlesi. ♠️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.