Dün banyo ve kütüphanemi baştan yarattığım için bugün acayip huzurluydum.
Eğer ismimi öğrenmek istiyorsanız 15 like yeterlidir.
Yani bizde zorlanıyoruz bu kadar uğraş.
İki saat yaz. 1 saatte yazım yanlışlarını falan kontrol et.
Biraz zor iş yaaa.
Tavanla bakışmayı kesip yorganı üzerimden attım.
Hâlâ dünün yorgunluğu üzerimdeydi.
Bok vardıda ikisinide aynı günde temizledim.
Ayağa kalkıp yine evi turladım.
Ne yapayım abi ya!
Travma olarak kaldı bende böyle.
Vallaha bugünde yatak odamı ve salonu temizleyeceğim.
Durmak yok! Temizlemek var!
*************
Banyoda aşırı buhar sonucu artık boğulacağımı sanıp kendimi duşakabinden dışarı attım.
Aynanın karşısına geçip siyah nokta maskesini yüzüme sürdüm.
O kururkende dişlerimi fırçaladım.
Dişlerimi fırçaladıktan sonrada diş fırçama dilin üzerindeki pamukçukları temizlemesi için farklı bir macun sürüp bu seferde dilimi temizledim.
Maskeyi çıkartırken her seferinde de derimin soyulduğunu hissediyorum yeminlen.
Yüzüme birkaç kez su vurduktan sonra burunun üzerindeki yağ bezlerini temizlemesi içinde bu sefer burun bandanası taktım.
5 dakika sonra hepsini temizledi.
Tabii canım çok acıdı ama olsun.
Yüzümde sivilceden bol başka hiçbirşey yoktu.
Birazda asit maskeleri yaptım.
Bence artık daha güzelim.
Hahahahahah.
Odama girip bornozumu çıkarttım ve üzerime beyaz bir tişört giydim.
Altınada mini bir etek.
Uzun kore usulü bir çorap giyip dizlerime kadar çektim.
Beyazdı ve en üst kısmında da iki şerit siyahlık geçiyordu.
Siyah spor ayakkabımıda giyidim ve son olarakta kulaklığımı ve telefonumu alıp çıktım evden.
Otoparka girip arabama bindim.
Telefon ve kulaklığı yan koltuğa attım.
Müzik açtım ve mükemmel bir yolculuk başladı.
Yolu yarılamıştımki trafik çıktı karşıma.
Mükemmel bir son!
Ee ya geç kalırsam?
Yolda durup aldığım koyu kahveden büyük bir yudum aldım.
Trafiklerden NEFRET EDİYORUMM!
Söyle insan ölür mü aşkından?
gelde anlat bunu yüreğime
Şarkıdan gelen sesle gözlerimi devirdim.
"Bana ne amına koyım ya!"
Elalem aşk acısı çekiyor ben yalnızlık acısı.
Birden trafik açıldı.
Derin bir nefes bırakarak yola devam ettim.
***********
Karşındaki okula baktım.
Ve mırıldandım.
"Koskoca 4 sene! Vay be! Çabuk geçti."
Deyip kollarımı sallaya sallaya bahçeye girdim.
*******?
Lanet mevzuniyet konuşmasını yapmıştım.
Ben ya!
Okulu birincilikle bitirmiştim.
Ben yaağğ!
Herkes arkadaşlarıyla beraber fotoğraf çekinirken ben sadece onları bahçenin bir köşesinde oturmuş izliyordum.
Hayat çok garip be ya!
Birden gözüme lise aşkım çarptı.
Onunla kısa bir süre bakıştık.
Onun annesiyle benim annem yakın arkadaşlardı.
Bu yüzdende bazen ilgisini çekebiliyordum.
Ama o annesiyle gelmişti.
Eğer annesinin gözüne çarparsam onunla bir fotoğraf çekinebiliriz.
Ya da numarasını falan alabilirdim.
Ayağa kalktım ve koşmaya başladım ve oğluyla arkadaşının fotoğrafını çeken kadına bilerek çarptım.
Sinirle bana döndü.
Sinir akan gözleri beni görünce mutlulukla dolmuştu.
"Ayyg kızım! Seni o mezuniyet elbisesinde görünce gözlerim doldu. Annen nerede?"
Ona baktım ve gülümsedim.
"Annem gelmedi. Tamda kendisindende bekleneceği gibi."
"Ayy. Ama ben senin annen olurum. Çok yok sıkıntı."
"Eee arkadaşların yok mu? Fofoğraf çekinelim."
"Iıııı... şey ya... benim arkadaşım yok Zelih abla."
"Tamam o zaman Kıvanç çeker bizi."
Dedi ve kız arkadaşıyla fotoğraf çekinen oğluna seslen.
"Kıvanç, bakar mısın?"
Kıvanç kız arkadaşının telefonunu ona verdi ve bizim yanımıza geldi.
"Efendim anne?"
"Ben ve ******'nın fotoğrafını çek!"
"Tamam."
Dedi ve ikimizin fotoğrafını çekti.
"Tamam. Şimdide ikinizi ben çekeceğim." Deyip beni Kıvanç'a doğru fırlattı.
Ve istediğim mükemmel son.
