İçeriğe geç

İSİMSİZ

Bölüm 21 · 3 dk okuma

İSİMSİZ

Bölüm 21

21. Bölüm

Kafamı yukarıya doğru kaldırdım.

Yağan yağmur yüzüme vururken negatif enerjimde gidiyordu sanki.

Ben Kıvanç Arfaz.

Hayatı boyunca şiddetin kıralını gören, hâlâ park gördüğü zaman deliler gibi sevinen 25 yaşında bir profesörüm.

Kim yaptı bunu bana?

Ya da benim kaderim mi buydu?

Neydi bu?

Kafamı normal haline getirdim ve karşımda bana bakan çocukluğuma baktım.

"Baba olmak bu muydu ABİ?"

"Bilmiyorum KARDEŞİM, yaşamadığım için bilmiyorum."

"Ama sen bana söz vermiştin, hatırlamıyor musun?"

"Ne sözü?

"Eğer bir gün hayallerine kavuşursan, beni kurtarıcaktın ya."

Evet çocukluğuma olan sözüm buydu.

Eğer ki bir gün istediğim noktaya gelirsem o küçük çocuğu kurtarıcaktım.

Yere çömelip küçük buz tutmuş ellerini tuttum sım sıkı bir şekilde ve gülümsedim.

"KARDEŞİM, seni kurtarmak için kendimi kurtarmam lazımdı. Eğer ben hayallerime kavuşursam senide kurtarmış oluyorum. Çünkü sen bir gün büyüyeceksin ve derslerinde yine başarısız olucaksın, ama diyeceksin ki ben büyüyün zaten profesör olacağım, diye beliceksin."

Gözlerini kırpıştırarak, "ciddi misin?" diye sordu bana.

Gülümsememi dahada büyüttüm.

"Evet."

"Tamam o zaman, benim eve yetişmem gerek yoksa babam kızar," dedi ve uzaklaşmsya başladı.

*******

"Neden, geç kaldın?"

Babamın sorusuyla dönüp ona baktım, "işim uzadı," diyerek geçiştirdim onu.

Zaten eskisi kadarda zorlamıyorlardı.

Sonuçta büyüdüm artık.

*********

******'dan

(13 yaşında.)

Size demiş miydim ben?

Her zaman yalnız ve dışlanan bir insan olduğumu?

Ben hatırlıyorum ki anlatmıştım.

Evet 13 yaşımda daha fazla zorbalığa ve dışlanmaya başlamıştım.

7. sınıftık.

Ne bir arkadaşım, ne de kavga edersem haklının tarafını tutacak bir sınıftaydım.

Sınıfımızda bir üçlü kız gurubu var.

İsimleri; Beren, Şeyda ve Ela.

Beren; hobbit ve kıvırcık saçlara sahipti. Birde beyaz bir tene. Güzel değildi. Ama sınıftaki herkes ona tapıyordu resmen.

Şeyda; o'da hobbit bir kız. Karamel renginde saçları vardı, ama saçları acayip yağlıydı ve inceydi. Sanki saçları çok güzelmiş gibi bir de açık bırakıyordu.

Ela; obezin tekiydi, dalgalı ve kıvırcık arasında kalmış kısa saçları vardı, birde o'da Beren ve Şeyda gibi beyaz bir tene sahipti.

Yalnız kalmaktan ve sıramda kös kös oturmayı kesip yanlarına gitmeye karar verdim.

Onlar konuştu bende ssdece dinledim. Tabii ysnimds kulak kulağa fısıldaşmasalar bende belki birazcık sohbetlerine katılırdım. Ama yok! Sanki devlet sırrı konuşuyorlar amk.

Birden ayağa kalktılar ve tuvalete gitmek için sınıftsn çıktılar, bende peşlerinden...

Belki birazcık iyi davranırla diye...

Ama onlarda o kadar insanlık yok ki -_-

Şeyda tuvalete girdi, Beren'de o sırada saçıyla uğraşıyordu, zaten Ela hâlâ tuvalete gelmemişti.

Beren'in saçıyla işi bitince kabinlerin sonundaki hizmetlilerin paspas koyduğu yerden bir adet paspas aldı ve Şeyda'nın girdiği kabinin alt kısmına koydu ve içeriye doğru uzattı.

"Lan piç, kes şunu koymayı!"

Şeyda bağırırken ben ve Beren kahkahalarla gülüyorduk.

Sonra Şeyda çıktı ve Beren girdi.

Bende ŞAKA amaçlı bir şekilde içeriye paspası koydum.

Birden Beren içeriden bağırmaya başladı.

"Geri zekâlı Şeyda çek şunu!"

Lavabonun karşısında saçını yapan Şeyda bağırdı.

"Ben yapmıyorum ki ~N.Z Artuç~ yapıyor!"

Dedi.

Beren dışarıya çıktı ve o küçücük boyuyla bana bağırmaya başladı.

"Eğer ben sana bunu yapsaydım sen koşa koşa gider Hatice hoca'ya anlatırdın! Yeter artık bende gidip seni Hatice hocaya söyleyeceğim!"

Diye bağırdı ve tuvaletten çıktı.

Şeyda'da onun götü gibi peşinden gitti.

Mallar.

Beni Hatice hocaya söyleseler zararlı onlar çıkacaklar farkında dahi değiller.

Aptallığın tanımı Beren ve köleleri Şeyda ve Ela.

Evet canlar sondaki olayı bugün yaşadım.

Bölüm sonu

1 yorum