Kıvanç'tan...
Günümüz...
yalpalayarak asansörden çıktım.
Odamın kapısının önüne geçtim, kendimi kapının pervazına yasladım.
Kartı okuttum ama algılamadı.
"Açılsana lan!"
Kapıya kartı tekrar tekrar okutuyordum ama asla algılamıyordu.
Birden kapı içeriden sert bir şekilde açıldı ve dengemi koruyamadığım içinde yeri boyledım.
"Has siktir!"
Birden başımın dibinde asistanım beliriverdi.
"Profesör Kıvanç, ne yapıyordunuz kapımla?"
"Kapını sikiyordum. İstersen sende gel üçlü yapalım."
"Ne diyorsun sen be?"
Birden bana doğru gelmeye başladı.
Gözlerim istemsizce dolgun ve yumuşak dudaklarına kaydı.
Allah'ım sen affet.
Ama dahada yaklaşmak yerine bana doğru geldi ve hiç acımadan ayağa kalktı ve kapıyı kapattı.
"Çok ama çok ahlaksız hayaller kuran bir profesörsünüz."
Dedi ve çalışma masasına oturdu.
Odasının ışığı kapalıydı ama çalışma masasının üzerindeki küçük abajuru açıktı.
Ayağa kalktım ve yalpalayarak yanına gittim.
"Ne yapıyorsun?"
"Ders çalışıyorum."
Ya abi üniversiteli genç kızların hepsi mi gecelik giyiyordu, yoksa bu asistanıma özel miydi?
Birden boğazımın kuruduğunu hissettim.
Masanın üzerindeki küçük su şişesini alıp kafama diktim.
"Bir gecelik yapmak için mi geldin odama?"
"Burası benim odam değil mi ya?"
Kafasını kaldırdı, sonrada yavaşça bana doğru döndü
"Burası benim odam!" Dedi.
"Nasıl lan?"
Derin bir nefes aldı ve tekrar bana doğru gelmeye başladı.
"Bilerek mi yapıyorsun?"
"Neyi?"
Çok kötü bakıyordu.
"Doğruyu söyle istiyorsun beni demi?"
"Yo- yok ne saçmalıyorsun?"
Yarım ağız sırıttı ve dahada bana yaklaştı.
"Ne kadar berbat yalan söylüyorsun sen böyle."
Dudakları her salise bana dahada yaklaşırken derin bir nefes bıraktım.
Tam artık öpecek kadar yakınıma gelmiştiki yarım ağız sırıtarak benden uzaklaştı.
"Olmaz böyle sarhoş özgüveniyle. Ayıl gel yanıma."
Dedi ve banyosuna girdi.
Bir süre sonrada su sesi gelmeye başladı.
Kendimi direkt yatağa attım.
Ayıkken bunu yapamazdım ki ben.
Görede sanar hayatında hiç bir kadınla birlikteliğin olmadı.
İçsesim bana küfür ederken gözlerimi kapattım.
Ama o öğrencım.
Ne olmuş seni aptal!
Yani.
Birden ani bir özgüvenle ayağa kalktım ve banyosunun kapısını açtım.
Hebelehübele bu ne güzellik be!"
İç sesimle aynı şeyi söylerken dönüp bana baktı.
Sırıttı.
"Sarhoş cesaretin beni benden aldı."
Dudaklarının üzerinden giçip giden su damlacıkları beni ona götüren son damlaları tamamladı.
Hızla yanına gidip dudaklarına yapıştım.
