İçeriğe geç

IŞIKSIZ SOKAK

Bölüm 4 · 6 dk okuma

IŞIKSIZ SOKAK

Bölüm 4

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Sabah annemin bağırış sesleriyle uyandım. Resmen beni yiyecek gibi üzerime geliyordu. Bu hali çok korkutucu gelmişti bana. Ben ne yaptım. Yoksa annem anladı mı? “Sen bu soğukta penceren açık bir şekilde bu halde mi uyudun? Kızım delirdin mi sen hasta olsan ne olacak. Ben çalışıyorum sana kim bakacak. Sen iyi misin?!” Dedi.

İçim biraz rahatladı. En azından bu şekilde uyuduğum için kızıyordu. Rahatlamış bir şekilde anneme baktım. Bir açıklama bekliyordu. “Şey anne geldiğimde oda sıcaktı. Bende üzerimi çıkardım. Biraz havalanması için pencereyi açmıştım ama uyuya kalmışım.” Dedim. Annem ters ters bakmaya devam etti “Sera evet seni biraz serbest bırakacağım dedim ama kızım sen dün gece kaçta geldin?” Dedi. Aha şimdi yandım ne diyeceğimi bilemedim “Bilmem bakmadım” diye cevap verdim. “Ben saat 1 de uyudum o zamana kadar yoktun. Tek başına mi geziyorsun o saatlere kadar.” Dedi. Kafamı evet anlamında salladım. İnanmış gibi durmuyordu ama bir şey demedi. Sadece “Sen yine bir haltlar karıştırıyorsun ama yakında çıkar kokusu” deyip odadan çıktı.

Derin bir nefes aldım en azından anlamamıştı. Yataktan çıkıp elimi yüzümü yıkadım. Odaya geri gelip üzerimi giyindim. Akın birazdan aramaya başlar. Aşağıya inip anneme baktım. Mutfakta bir şeyler hazırlıyordu. Neden ise gitmedi ki bu kadın? Saate baktığımda saatin daha 7 olduğunu gördüm. Ben nasıl uyandım bu saate. Kaç saat uyudum bilmiyorum ama bu gece pek fazla dışarıda durabileceğimi zannetmiyorum. Uykum akşam saatlerine doğru gelir. Annemle birlikte kahvaltı edip odama tekrar geri çıktım. Akın’ın erken uyanmayacağını biliyordum. Geri uyusam uyanamam bu yüzden başka şeyler ile ilgilenmeye başladım. Hayatım bir anda nasıl bu hale geldi. Ben geceleri dışarıya çıkmazdım bile. Ama şimdi gündüzleri evdeyim geceleri dışarıdayım. Eski enerjim bile yok. Normalde uykum gelirken Akın’ın yanında uykum bile gelmiyor. Sabaha kadar otursa otururum onunla birlikte.

***

Akın aramaya başladı. Hemen toparlanıp telefonu açtım. Görüntülü arıyordu. “Neden görüntülü?” diye sordum. “Bilmem elim ona geldi öyle aradım. Kapıda bekliyorum hadi çık” dedi. Yorgunluktan öldüğüm için “Hiç çıkmak istemiyorum bu gün. Kendimi çok yorgun hissediyorum” dedim. Kötü bir şey demedi “Hadi ya cidden mi? O zaman ben bizim çocukların yanına gideyim sende biraz dinlen akşam buluşuruz olmadı. Arabayı kapıya bırakıyorum haberin olsun” dedi. Arabayı bırakmamasını söyledim ama dinlemedi. Pencereden onu izledim. Arabayı bıraktıktan sonra anahtarı bana fırlattı. “Gerçekten iğrenç gözüküyorsun sen uyu” diye de bağırdı gıcık. Ardından kapının önüne bir araba daha geldi. Akın o arabaya binip gitti. O kadar yorgunum ki ona laf sokacak gücü bile kendimde bulamadım. Hemen yatağa geri atlayıp uykuya daldım.

***

Akından:

Sanayiye geri geldim. Bir kez daha arabamı gördükten sonra arkadaşımla birlikte ofis gibi ama bizim çocuklarla takıldığımız yere geçtik. İsmi ofis ama boş gezenin boş kalfalarının toplandığı bir dükkan. Arkadaşım bir koltuğa geçti bende diğerine uzandım. Bende fazlasıyla yorgun hissediyordum. “Akın hadi kalk lan kahveye gidelim” dedi canım kankam ama ben ölüyorum. “ Yok kanka ya ben geceden kalmayım hiç gücüm yok” dedim. Gece yanımda olduğunu unutmuştum. “Sanki ben sabahtan kalmayım kalksana oğlum” dedi. “Bulaşma lan bana” diye bağırdım. “Ne yapacağız o zaman” diye sordu. “Serra’yı konuşalım mı biraz. Bu kız ben ortam dediğim zaman o ne diye sordu. Sonra yanımda e.rar içti. Pek çözemedim nasıl bir insan olduğunu senin yorumun ne? “ dedim. Ciddi ciddi bunu sordum. Uzandığı yerden doğrulup “Kanka bence bu kız geçmişte çok şey yaşamış ama bu şeylerden bıktığı için değişmiş. Ama tekrar aynı ortamı bulduğunda eski haline geri dinmeye başladı. Eğer sen o kızla biraz daha takılmaya devam edersen o kız eskiye geri döner. Belki de kızı bıraktığı şeylere tekrar başlatacağız. Yapma bak biz bir şekilde hallederiz ama o bir kız. Dayanamaz yapamaz yıpranır. Ailesi ile arası açılır. Belki daha kötü şeyler gelir başına. Yol yakınken dön” dedi. Sanırım o da ciddi ciddi cevap vermişti ve cevabı ne kadar doğru olsa da bana yanlış geliyordu. “Kanka bende çok istiyorum yol yakınken dönmeyi ama onun benimle tartışması bile bana iyi geliyor. Biliyorsun beni bu güne kadar kimse sevmedi. Belli ki onu da seven olmamış. Bu beli bir şey. O mutluluk maskesini takmış biz ise bu maskeyi taktık. İlk defa bir insanın bana değer verdiğini hissediyorum. Ve onu bırakamıyorum” dedim bencilce. “Peki sen sevdiğin bir insana senin yüzünden zarar gelmesini ister miydin?” dedi bencilliğimi yüzüme vurmuştu. “İstemem asla. Ama beni biliyorsun. Ben hiçbir kızı sevmem demiştim. Benim onlarla işim yok demiştim. Ben bu kıza tutuluyorum. Kendimi geri çekemiyorum. Herkese leş gibi bakan bakışlarım bile ona bakarken kediye dönüşüyor. Anlamıyorum bunun ne olduğunu ama çok tuhaf hissediyorum” dedim. Savunmaya geçmiştim. “Ben anlıyorum kardeşim ama boş ver. Hadi sende yat uyu dinlen. Ben çıkıyorum ister düşün ister düşünme ama sen bir karar ver. Biliyorsun bu işin sonu yok. Arkandan bir masumu sürükleme” dedi.

Kafamı salladım ve arkadaşım çıktı. Tavanı izlemeye başladım. Kendimi ilk defa böyle hissediyorum. Tuhaf geliyor o kız bana ve onu çözmek istiyorum. Yada ona karşı bir şey hissediyorum ve bu bahanenin arkasına sığınıyorum. Tam olarak bilmiyorum. Tek bildiğim şey bir şeyler olacağı.

***

Seradan:

Uyandım! Saat neredeyse akşam 8 olmuştu. Ne ara bu kadar uyudum bilmiyorum ama iyi gelmişti. Hemen üzerime bir şey alıp dışarıya çıktım. Akın beni atamadığı için bende onu aramadım. Belki hala arkadaşlarıyladır diye düşündüm. Arabayı da almadım. Öyle sokakta boş bos yürümeye başladım. Evin önünde döne döne volta attım. Bir yandan da sigaramı içtim. Karşıdan birden bire 4 tane kız geldi. Kız görmek değildi şaşırdığım şey. Kızlar sinirli bir şekilde yürüyordu ve direkt bizim eve doğru geliyorlardı. Kızlardan birisi yanımda durup “Bu evin sahibi varmış adı Sera. Tanıyorsan hemen çağır onu bize” dedi. Hemen ayağa kalktım. Bu kızlar kim ve neden beni arıyorlar. “Sera benim de ne oldu?” Diye sordum. Kızlardan birisi hemen “orospu” diyerek küfürü bastı. En sinir olduğum kelime ama yine de alttan aldım. Belki bir yanlışlık vardır. Kızları dinlemeye devam ettim. “Senin Akınla ne işin var lan. Öldürürüm seni sen kimsin?” Dedi. Derdi şimdi anlaşıldı ama akın bana sevgilisi olmadığını söylemişti. “Asıl sen kimsin de bana hesap soruyorsun” diye yükseldim kıza. Kız birden “Akın benim onu ben seviyorum. Uzak duracaksın ondan” diye bağırdı. Sadece sevdiği bir insan için bu kadar çirkeflik yapamaya gerek var mıydı bilmiyorum ama kız bana küfür edip durduğu için sabrımın sonuna geldim.

Evimin önü falan demeden kıza tokatı bastım. Kızı altıma aldığın anda değerleri de üzerime çullandı. Bayağı bir savaş verdikten sonra kızın birisi saçımı tuttu. Ne kadar dirensem de bir türlü bırakmadı. Resmen sülük gibi yapıştı. Diğeri de arka arkaya vuruyorlardı. Ardından gözüm sabah buradan giden arabaya takıldı. Arabadan çocuk inip koşarak yanımıza geldi. Akınla konuştuğu belliydi hemen buraya gel diye bağırıyordu. Çocuk ne kadar bizi ayırmaya çalışsa da kız beni bir türlü bırakmadı. Yaklaşık 5-10 dakika öylece cebelleştikten sonra hızla bir araba geldi ve yanımızda durdu. Arabadan akın indi ama benim gözüm o kadar karardı kız kızlara saydırıp duruyordum. Akın geldiği anda kızlar beni bıraktı. Akın kızları kapıdan kovdu. Kızlar hızla uzaklaştı. Giderken bile “Akın sen benimsin seni kimseye yedirmem” diye bağırıyordu. Kızlar gittikten sonra akın ve arkadaşları beni kaldırdı.” İyi misin Sera. Manyak psikopat kız bana takık. Sana bunları yapacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Çok özür dilerim” dedi Akın. Kafamı sallayıp “Sorun değil ettiğim ilk kavga değil. Ben alışkınım” dedim. “Her tarafından kan akıyor gel hastaneye gidelim” dedi. “Hastane olmaz. Önce ben vurdum. Eczaneden bir şeyler alıp pansuman yaparım ben şimdi yaralara” dedim.

Akın arkadaşının bir tanesini eczaneye yolladı diğerini evine gönderdi ve benimle birlikte eve geldi. Eczaneden malzemeler geldikten sonra akın yüzümü temizledi. Hemen bir kapı açılış sesi duyuldu. Eyvah annem geldi. Onu nasıl da unuttum. Birden telaşlandım. Akın ne oldu diye sordu. Annem kapıyı açmadan önce sadece tek bir şey söyleyebildim. "SIÇTIK!!!”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.