İçeriğe geç

IŞIKSIZ SOKAK

Bölüm 29 · 3 dk okuma

IŞIKSIZ SOKAK

Bölüm 29

YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜM

Sera’dan;

Berrak bir türlü doğumdan çıkmak bilmedi. Ne kadar zaman olduğunu bilmesem de sabırla bekliyordum. Bu sırada Alper’i Akın’ı defalarca aradım, sesli mesaj bıraktım, normal mesaj attım ama asla geri dönen olmadı. Nerede olduklarını çok merak etmeye başladım. Bu kadar süre ortadan kaybolmak onların yapacağı bir şey değildi. Kesin başlarına bir şey geldi diyerek evhamlanmak yerine çıkacakları yeri merak ettim ve Berrak’ı beklemeye devam ettim.

Sonunda, beklediğim odanın kapısı açıldı. Önce Berrak odaya geldi. Bebeği beklemeye başladım. Berrak henüz uyanmamıştı. Hemşire hanım bilgi vermek için yanıma yaklaştı. “Hanımefendi bebekte sorun olduğu için sezeryanla almak zorunda kaldık. Berrak hanım birazdan uyanır. Bebek kuvöze alındı” dedi. Ama bebeğin iyi olup olmadığını söylemedi. Hızlıca odadan çıkmaya çalıştığında koşarak arkasından gittim. “Bebek iyi mi yani?” diye sordum. Kafasını sallayıp pek de bir şey demeden gitti. Hemşireye acelesinden dolayı küfretmek üzereyken kapıdaki hastaları gördüm. Onlar da haklı kime yetişeceklerini şaşırmışlardı.

Odaya doğru giderken telefonum çalmaya başladı. Sonunda Alper arıyordu. Kapıda durup telefonu açtım ve direk azar moduna geçtim. “Karın burada doğum yapıyor sen neredesin? Ne bu sorumsuzluk hamile kadın yalnız bırakılıp gidilir mi neredesin sen?” diye bağırdım. Bir ses gülüyordu. Bu ses Alper yada Akın değildi. “Kimsin sen?” diye sordum. Umarım bir adam tarafından başlarına bir şey gelmemiştir de telefonu çalınmıştır diye içimden dua etmeye başladım. Adam konuşmaya başladı “Demek Alper’in çocuğu oluyor ne güzel ne güzel karısı ile takas edecektim ama fikrim değişti. Bebeği getir Alper ve Akını al Sera.”

Bu herif benim ismimi nereden biliyordu. Tabikî telefonda ismin yazıyor Sera. Kimsin sen diye sormadan telefon yüzüme kapandı. Ne yapacağımı şaşırmış bir halde kapıda kaldım. Berrak yeni ameliyattan çıkmıştı. Eşini ve sevgilimi delinin birisi kaçırdı. Yeni doğan bebeği ile takas etmek istiyorlar.

Ayaklarım geri geri gitse bile içeriye bir adım atabildim. Berrak Alper’i sormadı içeriye girer girmez “bebeğim nerede?” diye sordu. Bebekle ilgili hemşirelerin bana söylediği şeyleri söyleyip biraz rahatlamasını sağladım. Sonraki sorum onu rahatsız edecekti ama devam ettim “Alper’in düşmanı falan var mıydı?”

Berrak tuhaf tuhaf yüzüme baktıktan sonra Alper’in olmadığını fark etti. Birden ayağa kalkmaya çalıştı ama dikişler engel olmuş olacak ki inleyerek yerine geri yattı. “Sera Alper nerede?” diye sordu. Cevabım dalga geçer gibi olsa da “Sanırım Akın ile aynı yerde ve zorla tutuluyorlar” dedim. Akın’ı tekrar aradım. Berrak da duysun diye sesi hoparlöre aldım. Akın’ın telefonu da o adam tadından açıldı. Berrak telefonu elimden aldı. “Kimsin lan sen!” diye bağırdı. Çok bağıramasa da en azından bağırmaya çalıştı. Adam umursamaz bir tavırla “Oooo Berrak hanım hayırlı olsun çıkmışsın doğumdan” dedi. Berrak pek ses analizi yapamamış olacak ki sorusunu tekrarladı “kimsin sen!”.

Adam huzursuz bir sesle konuşmaya devam etti. “Zamanında oğlunu uyuşturucu bağımlısı yapıp öldürdüğünüz adam. Ama siz çok kişiyi böyle öldürdüğünüz için hatırlamazsın beni. Oğlum karşılığında da şimdi ya kocanı ve arkadaşını feda edeceksin yada bebeğini bana vereceksin” dedi.

Berrak güldü ve bu gülüş hiç hayra alamet değildi. “Oğlun senin sattıklarını çalarak kullanmaya başladı. Sonra bize geldi. Dozunu ayarlayamadıysa burada bizim bir sorunumuz yok. Sen oğluna iradeyi öğretmemişsin. Şimdi ya Alper’i bırak gelsin ve çocuğunu görsün aynı şekilde Akın da yeğenini görsün. Yada tüm mekanların tek tek taranıp patlatılsın sen bilirsin” dedi.

Karşılık olarak “İşleri bıraktığınızı biliyorum. Kim tarayacak mekanları sen mi? Yoksa artık olmayan adamların mı?” dedi. Berrak sinirden telefonu kapattı ve kendi telefonunu istedi. Koşarak telefonunu aldım ve ona uzattım. Bir numarayı aradı. Üzerinde B1 yazıyordu. Ne bu şimdi?

B1 telefonu açtığında Berrak sinirle “Bombacı Alper ile Akını kaçırmış. Tek tek mekanlarına bakın ve onları bulmadan asla beni aramayın” dedi ve kapattı. Bombacı kim, Berrak nereden tanıyor, B1 kim? Kaldım yine bir bilinmezlik ortasında.

“B1 kim?” diye sordum. Berrak bana baktı ve güldü “Bizim kana susamış koruma(!) grubu. Her şeyi bıraktık diye güvenliği elden bırakacak değilim” dedi. Oradaki korumanın gerçek manada koruma olmadığını sesinin vurgusundan anladım.

Hiçbir şekilde rahatsız değildi. Adamlara çok güveniyordu. “Bebeğimi görmek istiyorum” dedi ve yerine iyice yerleşti. Bende birini bulmak için hastanede gezinmeye başladım. Berrak bu kadar rahatsa bende ona güvenip yeğenimi sevecektim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.