İçeriğe geç

IŞIĞIN VE GÖLGENİN KİTABI

Bölüm 8 · 3 dk okuma

IŞIĞIN VE GÖLGENİN KİTABI

Bölüm 8

HANGİ TAKIMA GİTMELİYİM?

Beden eğitimi dersine indiğimizde, herkes futbol sahasında toplanmıştı. Voleybol oynamak için kızlar salona gitmişti, ve geri kalanlar futbol oynamak için sahaya gelmişti. Ben de bu gruptaydım, ama diğerlerinden farklıydım. Onlar çoğunlukla birbirlerini tanıyorlardı. Benim içinse bu ilk okul günüydü ve herkese yabancıydım.

Lucian’la göz göze geldiğimizde, yüzünde biraz garip bir ifade vardı ama bana doğru dönerek, "Futbol oynayacak mısın?" diye sordu. İçimden bir cesaret geldi, “Evet,” dedim, hafifçe gülümseyerek. "Yeterince iyi oynarım."

Sahadaki heyecan giderek arttı. Takım seçimi başladı. Beden eğitimi öğretmeni, "İki kaptan seçin ve takımınızı oluşturun," dedi. Lucian ve yanındaki çocuk kaptan olarak belirlenmişti.

Lucian, dikkatle sahadaki oyuncuları incelemeye başladı. Diğer takım kaptanı, bir arkadaşını hemen seçti ve sıra birer birer devam etti. Erkekler kendi aralarında hızla takım kuruyorlardı. Kızlar voleybol sahasına gitmişti, bu yüzden ben tek başıma kaldım.

İlk başta, Lucian ve diğer kaptan beni görmezden geldi. Fakat o an diğer takım kaptanı, gözlerini bana dikerek gülümsedi ve bir adım attı. "Hmmm, sen… güzellik takımıma gel," dedi, kollarını açarak bana doğru yürüdü. Gözlerinde garip bir parıltı vardı.

O an her şey durdu. Diğer takım kaptanı cümlesini tamamladığında, tüm bakışlar ona kaydı. Lucian, bir an için şaşkınlıkla başını kaldırarak gözlerini diğer takım kaptanına çevirdi. Ama bu, benden önceydi. Hızla dönüp bana doğru yürüyen çocuk, biraz daha yaklaştığında yine gözlerime bakarak, “Arkama geç güzelim, bizim takımımıza gel.Ne dersin?” dedi.

O kadar ani ve beklenmedikti ki, kalbim hızla çarpmaya başladı. Herkes bir anda susmuştu. Zihnimde binlerce şey geçiyordu, ama tek düşündüğüm şey şu anki bakışlardı: O an, tamamen herkesin gözlerindeydim.

Lucian aniden araya girdi. "Ne diyorsun lan sen? Ona gerçekten ‘güzellik’ diye hitap etmekte ne buluyorsun?" dedi, sesinde belirgin bir soğukluk vardı. Gözleri keskinleşmişti.

Diğer takım kaptanı bir an duraksadı, ama o alaycı gülümsemesini kaybetmedi. "Hadi ama o sadece güzel bir kız, Lucian. Böyle dememin neresi yanlış?" dedi. “Hadi, güzellik, bize katıl. Takımımız seni bekliyor."

Lucian, bir adım ileri attı ve elleri ceplerinde sıkıca birleşti. "Söylediklerin her şeyin ötesinde," dedi, gergin bir şekilde. "Takımda olması gereken tek şey yetenek. Ama sanırım senin aklın başka yerlerde."

O anda gerilim arttı. Diğer takım kaptanı, alaycı bir şekilde gülerek "Görürsün, Lucian," dedi. "Bakalım, gerçekten sadece yetenekle mi oluyormuş bu işler? Ama neyse, biz kendi takımımızı kuruyoruz."

Her şey hızla değişti. Lucian’ın yüzündeki ifadenin sertleştiğini gördüm. Gözleri, karşısındaki çocuğa odaklanmıştı, ama sanki gözleriyle aramızdaki tüm mesafeyi kapatmak istiyordu.

Beden eğitimi öğretmeni hemen müdahale etmeye çalıştı. "Herkes sakinleşsin," dedi. "Takımlar kuruluyor, bu kadar karışmaya gerek yok." Ama ne kadar bağırsa da, ortam iyice gerilmişti.

Diğer takım kaptanı hala gülüyordu. “Beni daha fazla zorlamayın,” dedi. “Güzellik benimle oynayacak, seninle değil.” Sonra, bakışlarını Lucian’a çevirdi, bir adım geri attı ve elini sallar gibi yaptı. "Hadi bakalım, Lucian. Bu futbol sahası, senin gibi birinin yeri değil."

Lucian, bir adım daha attı ve omuzlarını gererek sert bir şekilde, “Bu kadar ileri gitme,” dedi. Sesindeki tehdit hemen fark ediliyordu. “Aira, takımımıza katılmak istiyorsan gel."

Gerilim her geçen saniye arttı. Lucian, beni yanına çağırırken diğer takım kaptanı, öfkeyle bağırarak takımını hızla toplamaya çalıştı. "Bundan sonra seni affetmeyeceğim, Lucian!" diye sesini yükseltti, sinirli bir şekilde.

Ben, hala neler olduğunu anlamaya çalışarak, Lucian’a göz attım. O kadar sakin, ama bir o kadar da kararlıydı. "Güzelim, futbolu gerçekten biliyor musun?" dedi, hafifçe gülümsedi. “Bilmiyorsan sorun değil, bu takıma gelmeyi hak ediyorsun.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.