İçeriğe geç

IŞIĞA HAYRAN OLMAK

Bölüm 1 · 6 dk okuma

IŞIĞA HAYRAN OLMAK

Bölüm 1

İlk karşılaşma

-Faturların bugün son günü. Geçen ay gibi bu ay da parayı denkleştiremedik... Olivia, acaba Bayan Patrick'ten biraz borç mu istesek?

Judy eski tahta sandalyeye oturmuş, kucağındaki bir ton kağıt içinde kaybolmuş görünüyordu. Kafasını kaldırıp Olivia'ya baktı.

-Biliyorsun son sefer çok iyi gitmedi çünkü..

-Çünkü sen o gün yapman gereken en önemli işi yapmadın ve Bayan Patrick de parayı bize vermekten vazgeçti.

Judy faturaları yere saçarak ayağı kalktı

-Olivia,o gün çıkmadan camı kapatmamı benden istemedi. Kaç hafta oldu hala bana inanmamakta ısrar ediyorsun.

-İstemese bile kontrol etmen gerekirdi. Zaten bir iş bulup zar zor kendimizi geçindiriyoruz. Bir de içeri hırsız girseydi bitmiştik biz.

-Tamam o gün ben hata yaptım ve unuttum, peki sen neden kontrol etmedin Olivia?

Olivia, Judy'e hayretler içinde baktı. Ona doğru bir adım atıp parmağını Judy'nin yüzüne tuttu.

-O gün beni şehrin bir ucundaki siparişleri almam için yolladı Judy. Hatırla!

Judy'nin alnına bir fiske atıp kollarını birbirine bağladı.

O sırada Judy yere eğilip kağıtları toplamaya başladı.

-Haklısın... Unuttum sanırım.

Olivia yüzünü bir anlığına yumuşattı Judy'nin ağlayacağını çok iyi biliyordu ve Judy'nin yanına eğildi. -Unutman senin suçun değil biliyorum.Bu konuda tekrar üstüne geldiğim için özür dilerim. Sen hiçbir zaman isteyerek yanlış yapmazsın. Her zaman doğru kararlar vermek gelecek bir yanlış karara zemin hazırlar. Hep doğru kararlar vermenin kötü yanı da bu.

Judy, Olivia'ya baktı Oliva söylediklerinden pişman olmuş şekilde Judy'nin gözlerinin içine bakıyordu. İkisinin de gözleri dolmuştu.Olivia'nın omzuna doğru kafasını koydu. Gözyaşlarını eliyle sildi.

-Ne yapacağız Olivia? Bu evden de atılırsak eğer, bir daha bu fiyata ev bulamayız.

-Evden falan atılmayacağız. Bay Jones'un seyisi geçen gün arabasını yıkarsam 100 pound vereceğini söyledi fakat çok eskidiği için biraz boya almam ve eskiyen yerlere boya yapmam lazım. Gıcır gıcır bir at arabası olacak ama bu tüm günümü alabilir. Boya masraflarını çıkarırsak..

Olivia ve Judy tahmini olarak hesap yapmaya başladılar. Karanlık odalarında ufak bir mum ışığı altında, faturaları denkleştirmeye çalışmak onlar için ne kadar zor olsada okuyan için eminim bu sıcak bir ortam hissi verecektir. Kızlar faturaların peşine düşmüşken ben size biraz öncesinden söz edeyim.

Olivia 19 yaşında tuttuğunu koparan ama bir o kadar sevgi dolu bir kız. Annesini, babasını ve kız kardeşlerini verem yüzünden kaybettiğinde sadece 6 yaşındaydı. Geriye kalan tek akrabası olan amcasının desteği ile en yakın yerde bir okula kayıt oldu. Diğer öğrencilerden okula ilk girdiği andan itibaren farklı olması onun göz önünde tutmasını sağlıyordu. Amcasına yük olmamak için derslerine çok çalışıyor boş zamanlarında kütüphaneye gidip kitaplara dalıyordu. Okul zamanlarının büyük bölümünde yalnızlık çekmeden yaşamasının en büyük etkisi Judy'di. Onlar benzer hikayelere sahip değildi fakat yalnızlık ikisini de en derinden vuran duygu olmuştu. Judy'nin ailesi hastalığa yenik düşmemişti fakat para sorunları Judy doğduktan itibaren baş göstermişti. Babası o küçükken onları terk etmiş annesi ise zorluk ve yoklukla hem çalışıp hem de çocuklarını büyütmeye çalışıyordu. Judy'nin büyük bir abisi vardı. O sıralar annesi abisini uzağa, başka bir ailenin çocuğu olarak göndermişti. Yokluk onları çok derinden sınıyordu. Annesi Judy'e de bakacak güce sahip değildi. Paraları yetmiyor, yeterli beslenemiyor ve Judy'i de besleyemiyordu. Bir gün Judy'i kucağına alıp dışarı çıktı. Hava yağmurlu ve çok kasvetliydi. Kalın bir battaniyeyi üstlerine örterek, evlerinden 1mil uzaklıktaki okulun bahçesine girdi. Annesi Judy'i kapının önüne ıslanmadığından emin olunca yere bıraktı. Kapıyı sertçe çaldı ve oradan koşarak uzaklaştı. Kapıyı okulun müdüresi Bayan Smith açmıştı. Etrafa baktığında kimseyi göremedi ama Judy'nin annesi onu taş kapının ardından izliyordu.Bayan Smith tam kapıyı kapatacakken yerdeki minik Judy'i gördü . Bayan Smith o günden itibaren Judy'i kendi çocuğu gibi büyütmeye başlamıştı. Çok sert bir kadın olan Bayan Smith, Judy'e karşı ayrı bir merhamete sahipti çünkü annesi Judy'i kapıya bıraktığında o daha sadece 2 yaşındaydı.

Tam 3 yıl geçti ve Judy'nin kapıya bırakıldığı gün Olivia amcasıyla okula geldi. Judy, Olivia'yı ilk gördüğünde kibirli, zengin ve çok ukala biri oduğunu düşümüştü. En başında Olivia'ya ters ters bakıyor, yanından geçerken kafasını çeviriyordu. Sınıfa girip öğretmenin onu tanıttığı gün fikri biraz değişmeye başlamıştı. Olivia kafasını kaldırmıyor, ufak bir tebessümle etrafa göz atıyordu. Öğretmenin sorduğu sorulara yarım yamalak cevaplar verip bir an önce yerine yerleşmek istediğini belli etmeye çalışıyordu. Judy Olivia'yı incelediğinde düşüncelerinin çok yersiz olduğunu farketti.

Olivia geldikten 3-4 gün sonra arkadaşlıklarının ilk tohumu atılmaya başlamıştı. Judy o sabah derse geç kalmıştı. Odadaki kızlarla arası iyi olmadığı için onu uyandırmadan derse gitmişlerdi ve bu ilk kez olan bir şey değildi. Arkadan gizlice sınıfın içinde süzüldü ve ilk boş gördüğü bir yere oturdu. Yanında kim olduğuna bakmamıştı. Soluk soluğa kaldığı için, nefesini kontrol etmeye çalışıyordu. Kafasını eğdi ve kağıdına bir şeyler yazıyormuş gibi dikkat çekmemeye çalıştı. Etrafında herkes ona bakıyor gibi hissediyordu. Kafasını kaldırmaya korktu yavaşça yanında oturan kişiye doğru kafasını çevirdi. Olivia Judy'e bakıp gülümsedi. Fısıldayarak;

-Seni farketmediler korkma ama kafanı kaldırmalısın böyle daha çok dikkat çekiyorsun.

Judy kafasını salladı ve derin nefes alıp kafasını kaldırdı. Kimse Judy'e bakmıyordu herkes tahtaya ve öğretmene odaklanmıştı. Kalbi yavaş yavaş normal şekilde atmaya başladı. Bütün gün boyunca Olivia ile oturup dersi dinlediler. Ertesi sabah kahvaltıda da beraber oturdular. Ders arası bahçeye çıkıp okula gelme hikayelerini anlattılar. Olivia, Judy için çok üzülmüştü. Kendi ailesi hastalığa yenik düşmüştü ama Judy'nin ailesi fakirlik yüzünden dağılmak zorunda kalmıştı.Paranın gücü bir kez daha yüzüne çarpıyordu. Ailesi iyi bir tedavi alsaydı acaba kurtulurlar mıydı? Peki ama Judy'nin ailesi? Acaba şu an ailesi neredeydi? Abisi yaşıyor muydu? Bu soruların cevabını çok merak etsede Judy'i de kendini de üzmek istemedi ve bundan sonra hiç bu konuları konuşmadılar.

İkisi de 18 yaşında gelince okuldan çıkıp beraber yaşamak istiyorlardı. Olivia Judy'den 1 yaş daha büyüktü ama düşlere dalarken bunu hiç hesaba katmıyorlardı. Bazen hayalleri süsleyip çok zengin olduklarını düşünüyorlar, bu onlara istediğini alma gücü ve bolca saygı hissini beraberinde getiriyordu böyle hayalleri kurarken gökyüzüne bakarlardı. Sonra birden bulutlardan şekil bulmaya başlayıp konuyu dağıtırlardı. O okulda günleri birbirlerine hikaye anlatıp ders çalışmayla geçiyordu. Bir gün kızlar dersten sonra yine bahçede otururken Ailesinin çok soylu olmasıyla hava atıp, kendine benzer diğer soylu, zengin, kötü kızları toplamış olan Emma yanlarına geldi. Kızlara tepeden bakarak göz devirdi.

- Haberi duydunuz mu?

Olivia ve Judy birbirlerine bakıp yattıkları çimenlerden ayağa kalktılar.

-Ne haberi? Biz bir şey duymadık.

-Bunu söylemek istemezdim Olivia ama sanırım amcanla ilgili bir şey olmuş

Olivia'nın ağzı açık kalmıştı Judy Olivia'nın elini tuttu. Ne diyeceğini bilemiyordu. Birden sessiz kalmanın Olivia'yı daha çok üzeceğini farketti.

-Yalan söylüyorsun. Sana inanmıyoruz.

Emma yandan bir gülüş atıp kızlara arkasını döndü.Yavaşça yürürken arkasına baktı.

-Bana inanmıyorsanız inanmamaya devam edin. Birazdan Bayan Smith haberi vermeye gelir. Çok üzgünüm Olivia.

Diğer yandaşları da Olivia'yı süzüp yürümeye devam ettiler.

Olivia Judy'nin elini sıkıyordu. Gözleri dolmuştu ve artık hiç bir yeri net göremiyordu.

-Yalan söylüyor Olivia inanma sakın. Seni üzmeye çalışıyor.

Judy, Bayan Smith'i bulmalıyız eğer söylediği gerçekse hemen öğrenmeliyim.

Judy kafasını salladı. Yavaşça yürümeye başladılar. Judy yürürken kendini düşünmekten alıkoyamıyordu. Eğer amcasına bir şey olmuşsa Olivia okuldan atılır mıydı? Bayan Smith onu da kendisi gibi sahiplenmez miydi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.