Yağmur damlalarının kalın cam duvarlardan süzülerek vardığı son durağında sığınak içerisinde ritmik bir melodi oluşturduğu sıradan bir sonbahar gecesiydi.Gizli bir yeraltı kompleksi gibi olan sığınaktaki duvarların arasında gezinen Bay Choi, içsel bir sıkıntı içerisindeydi.Gözleri ikide bir, bir sorun yaşanması ihtimaline karşın büyük odada üç ayrı ranzada yatan altı genç kırmızı renk spektrumunu yönetebilen çocuğa kayıyordu.Onları bırakmak zorunda kaldığı için içinden onlardan özür dileyerek bir elinde sımsıkı tuttuğu mektubu Minho'nun yastığının ucuna bıraktı.Ardından sığınaktan çıkıp,varması gereken noktaya sürdü arabasını.Sonrası onun için karanlıktan ibaretti.
***
Minho'nun bakış açısı:
Gördüğüm kabus yüzünden kısa süreli olan uyku serüvenim son buldu.Derin bir nefes alıp ne kadar denersem deneyeyim bir daha uyuyamayacağımın bilincinde olduğum için sırtımı duvara yaslayıp bacaklarım açıkta kalacak şekilde yatağa oturdum ve uyandığım andan itibaren yastığımın kenarında olduğunu fark ettiğim mektubu elime aldım.Normal zarflara göre daha büyük bir boyutta olan zarfı açtığımda isimlerimize göre ayrılmış olan altı kağıdın içerisinde olduğunu fark ettim.Kendi ismimi bulup çocuklarınkini bir kenara koydum.Ardından okumaya başladım.
"... Son olarak Minho, tüm renk spektrumlarını yönetebilen gençlerin toplandığı bir akademi var ismi JYP Akademi, oraya kaydolmanızı istiyorum sizden.Sistemde hepiniz sarı renk spektrumunu yönetebilen kişiler olarak gözükeceksiniz.Hepiniz için sahte kimlik,özgeçmiş,akıllı cihaz,belirli bir miktar (60 yıl boyunca ayrı ayrı size yetebilecek kadar) para ve birlikte kalabileceğiniz ev ayarladım.Yüz tarama sistemine sahip olan noktalarda yüzünüz tarandığında veri tabanında sahte bilgileriniz çıkacak.En yakın akıllı şarj etme noktasına park edilmiş dört tane elektrik enerjisiyle çalışan araç var.Araçlara sizin yüzünüzü tanımladım,siz ölene kadar size bağlı kalacak ve hizmet edecek,aynı ayarladığım akıllı evdeki son model teknolojik ürünlerde olacağı gibi.
Bu akademiye katılmanızı istememin tek bir sebebi var.O akademide okuyup kimliğini gizleyen iki kişi var.Onlar da sizin gibi kırmızı renk spektrumunu yönetme yeteneğine sahip kişiler. Küçük yaşlarından beri bana sahada yardım ediyorlar.Sizlere göre çok daha zorlu koşullarda hayatlarını devam ettirmek için mücadele ettiler, etmeye de devam ediyorlar.Bu mektubu okuduktan sonra sığınaktan ayrılıp harekete geçin, o kişileri bulun ve zamanla güvenlerini kazanın.Güvenlerini kazanmadığınız sürece sizi gördükleri an kırmızı renk spektrumunu yönetebildiğinizi anlasalar da size gerçek benliklerini göstermeyeceklerdir.Hükümeti birlikte devirin ve yıllardır gün yüzü görmeyen halkla, yaşadığı vicdan azabından dolayı uyku yüzü görmeyen aciz bedenimin öteki dünyada huzur bulmasını sağlayın.Ne yaşarsanız yaşayın birbirinizden ayrılmayın veya ayrı hareket etmeye çalışmayın.Bir olursanız yapabileceklerinizin hiçbir sınırı yok.Kendinize dikkat edin ve sakın biriniz bile öteki dünyada yanıma gelmeye cüret etmesin kovarım ona göre! Yaşamanız gereken yüzlerce yaşınız var.Sizi seviyorum."
Mektubun başında 46 yıl önce gerçekleştirmek zorunda kaldığı hepimizin hayatını değiştiren o meşhur deneyden bahsetmişti.Deneyin sonuçlarını görünce isteyerek deneyi gerçekleştirmemiş olsa da yaşadığı vicdan azabı yüzünden bir gün intihar etmeye kalkışmış, tam intihar edecekken ıssız yoldan geçen minik bir beden onu engellemiş, yaşı küçük olmasına rağmen sığınağı kurma fikrini Bay Choi'ye sunup bizi kurtarmasına neden olmuş ve şuan olduğumuz noktaya onun ve Bay Choi'nin sayesinde gelebilmişiz.Bunları anlatıp bize mektup yazmasının sebebi öleceğini bildiğinden ötürüymüş.Mektubu en son bizden gerçekleşmemizi istediği son dileğiyle sonlandırmıştı.
Derin bir nefes aldım, sağ elimi saçlarımın arasından geçirip gözlerimi kapattım.Çocuklar baba yerine koyduğumuz Bay Choi'nin hayatını kaybettiğini öğrenince yıkılacaklardı.Changbin ve Hyunjin ikilisi Jeongin,Felix,Seungmin üçlüsü için üzüntülerini içlerine gömmek zorunda kalacaklardı aynı benim şuan beşi için yapacağım gibi.Onlara destek olup,onları kaldıracak bir ele ihtiyaçları vardı ve en büyükleri olarak o kişi bendim.Güçlü olmam gerekiyordu.
Ne yapabileceğimizi düşünüp detaylı plan yapmakla uğraşırken aradan iki saat geçmiş ve her gün belirli saatte kalkıp antrenman yapmamız için kurmuş olduğumuz günün ilk alarmı sığınağın içerisinde yankılanmaya başlamıştı.Çocuklar tam olarak ayılmadan önce yataktan kalkıp lavaboya gidip yüzümü yıkadım.Aynadan kendi suretimi bir müddet inceleyip derin bir nefes aldım ve lavabodan ayrıldım.Altımızın birlikte kaldığı odaya girdiğimde Jeongin ve Seungmin'in odadan gözüken mutfakta kahvaltı hazırladığını, Changbin'in ise o esnada sofrayı kurduğunu gördüm.Hyunjin hala uzanıyorken,Felix benim içeriye girdiğimi görünce yatağımın üzerinde bulunan kağıtları gösterip "Bize mektup mu yazdın hyung?" diye sordu.
Sorusu üzerine çocukların üzerinde gergin bir şekilde gözümü gezdirdim.En son göz göze geldiğim Changbin yüz ifademi görür görmez "Bir sorun mu var hyung?" diye sordu ve elindeki çatalı masaya koyup,yanıma adımlamaya başladı.Yanıma vardığında "Çocuklar size söylemem gereken önemli şeyler var.Hepiniz önümde toplanabilir mi?" dedim.Seungmin ve Jeongin ocağın altını kapatıp,ellerini yıkayıp önüme geldi.Felix'de onların yanında yerini alırken Hyunjin yataktan kalktı.Changbin bir elini omzuma koyup göz kırptı hayırdır anlamında.
Eski yıllarda çekilmiş olan dizi ve filmleri çocuklarla birlikte izlediğimde doktorların hastanın öldüğünü hasta yakınlarına açıklaması gerektiği kesitleri onlarca kez izlemişimdir.O an ne kadar zor bir görevi üstlendiklerini bilsem de aynı şeyi yaşamadıkça onları tam olarak anlayamadığımın bilincine içinde bulunduğumuz dakikalar içerisinde varmıştım. Açıklama yapmamı bekleyen bedenlerin yüzüne bakamazken gözlerimin hedefi zemin olmuştu. "Bay Choi hayatını kaybetti mektupları yazan kişi de o. Öleceğini bilip mektupları bırakması ya bizim gibi güçlere sahip olan biriyle görüşüp bu bilgiyi edindiğini gösterir ya da başkaları yüzünden hayatına son vermek zorunda kaldığını.Olayın aslını en kısa sürede öğrenmemiz gerekiyor.Bizden son bir dileği var asıl amacımız dışında.Onun gerçekleştirmemiz için bugün sığınaktan ayrılmamız gerekiyor ve kendimizi bırakmamamız.Mektupları okuyun ardından eşyalarınızı toparlamaya başlayın."dedim.
Öğrendiği bilgiyle gözleri dolan Jeongin "Hyung babamızla şaka yapmayı planladınız bize değil mi ya da ben aslında hiç uyanmadım şuan kabus görüyorum değil mi?" diye sordu.Yanına gidip ona sıkıca sarıldım."Üzgünüm küçüğüm.Ben de bir kabustan ibaret olmasını dilerdim inan ki.O artık yanımızda olamayacak ancak her an bizi izliyor olacak.Onun seni böyle görüp üzülmemesi için güçlü olmalısın.O gülümseyen yüzünden abilerini mahrum bırakmamalısın." Ona en çok iyi gelebilecek kişi Changbin olduğu için gözlerini ondan bir an olsun ayırmayan bedene göz kaş işareti yaptım.Ne demek istediğimi anlayıp ben Jeongin'den ayrılınca oluşan boşluğu doldurdu.
Ben de o esnada teker teker herkese mektubunu teslim edip onlar mektubu okurken sığınaktan ayrıldığımızda sığınağı bulan biri olma ihtimaline karşın bize dair hiçbir şey bulamamaları için gereken komutları odada bulunan robotlara verdim.Onlar komutları yerine getirirken birkaç teknik ve güvenlik ayarını yapmak için sistem odasına girdim.Orada da işim bitince ileride ihtiyacımız olacağı için silah odasından tüm teçhizatı toparlayıp büyük bir valize yerleştirdim.Yolda bir problem çıkma ihtimaline karşın kendimizi savunabilmek için bazılarını bir çantaya yerleştirmeyi de ihmal etmedim.
Evraklarımızın hepsini teçhizat odasında tutuyorduk.Gereksiz olanları elimle yakıp, bizim için önemli olanlarını yanıma aldım.Eksik bir şey var mı diye etrafa bakınırken diğer taraftan yardımcım olan M-136'ya "JYP Akademisi hakkında bildiğin her şeyi anlat.Sığınaktan oraya ne kadar sürede varırız? Polis denetiminde olmayan yollar hangileriyse hepsinin bilgilerini Bay Choi'nin bize bağladığı arabalara gönder." dedim.Küçük tek kulağa takılacak küpe şeklinde tasarlanan M-136 güvenli yolları tarayıp, araçlara bilgileri aktarmaya başlarken aynı zamanda bana cevap verdi.
"JYP Akademisi 26 yıl önce Park Jinyoung adında hükümete çalışan bir turuncu tarafından kuruldu.Bu akademide; kendini savunma,güçlerimizi nasıl yönetebiliriz,etkin karar verme,yapay zeka,salgınlarla mücadele,kuantum teknolojisi,nanoteknoloji,siber kimliğim,meslek edindirme eğitimlerinin yanı sıra dans,müzik,spor,drama gibi eğitimler de verilmekte.Bu eğitimlerin sonunda yetenekli olan kişiler hükümetin emri altında çalışmaya başlıyor.Başarısız olanlar ise iş bulabilecek seviyeye gelmeden mezun olamıyor akademiye bağımlı kalıyor bir nevi.Hükümete çalışmak istemeyip eğitimlerden bilerek başarısız olanlar da var, tam tersi hükümet için kendini öldürebilecek kişiler de.
Akademinin içerisinde zorbalığa uğrayan bir kesim de bulunmakta.Akademinin yönetimi biz size kendinizi savunma eğitimi veriyoruz hala kendinizi savunamayacak kadar beceriksizseniz yapabileceğimiz bir şey yok diyerek yaşananları görmezden geliyor.Yani kısacası yönetim onları ölüme terk ediyor da diyebiliriz.JYP Akademisi mezunları iş bulabilirken olmayanlar açlığa mahkum kalıp sonunda dayanamayıp akademiye yazılmak zorunda kalıyor.Akademiden ayrılabilmek için iki koşul var:Ya mezun olacaksın ya da küllerin okul dışına serpilecek.Akademideki öğrencilerin ilerleyişini izlemek için hükümetten bazı kişiler akademiye gelip onları inceliyor ve bazı günlerde seminer veriyorlar.Bu gibi zamanlarda onlar hakkında daha fazla bilgi edinme imkanı bulabilirsiniz.
Akademi Seul'de,sığınaktan Seul'e varmanız iki saatinizi alır.Ancak akademinin yolunu tutmadan önce sizin için ayrılan eve gitmenizi öneririm.Eve yerleşip üzerinizi değiştirir öyle akademiye geçersiniz.Bugün derse başlatma ihtimalleri var.Psikolojik olarak eğitimlere katılmaya hazır değilsiniz ancak ne kadar zorlanacak olsanız da etrafı gözlemlemek için girmenizi öneririm.Aradığınız kişiler hakkında tek bulabildiğim bilgi ikisinin de erkek olduğu ve kardeş gibi oldukları.Başka bir bilgiye ulaşmaya iznim yok.Gereken yol yönergelerini araçlara tamamen yükledim."
M-136'ya teşekkür ettim ve eşyalarımı toparlayıp çocukları kontrol etmek için ortak odaya geçtim.Felix ve Jeongin valizlerini hazırlarken çoktan hazırlamış olan Seungmin ve Changbin ikilisi onlara yardım ediyordu.Hyunjin ise onların az da olsa iyi hissedebilmesi için kedi kılığına girmiş onlara sürtünüyordu.
Hyunjin'e sataşmak için "Kedicik sana fare yedirmemi ister misin?" dedim.Öğürme hareketi yapıp "Yok ben almayayım." dedi.Bu hareketi Felix ile Seungmin'in kıkırdamasına yol açarken "Sahibin sana ödül olarak fare vereceğini söylüyor ve sen istemiyor musun? Seni kötü kedicik! -Elimden ateş çıkartıp- Ceza olarak seni mi kızartsam?" dedim.Ağlıyormuş gibi yaparak "Hep benim üzerime oynuyorsun.Ben ne yaptım da beni kızartmak istiyorsun?"dedi.
Seungmin "Geçen gün telefonunu düşürüp kırdın."derken Changbin "Yeni aldığı hiç giyilmemiş iç çamaşırını kullandın."dedi.Jeongin ise "Felix'in onun için ayırdığı brownieyi sen yedin." diyerek son noktayı koydu.Hyunjin kedi haliyle Felix'in kucağına atlayıp "Beni Minho'nun gazabından kurtar.Diğerleri beni sattı." dedi.Gözlerimi büyüterek psikopat gülüşümü sergiledim ve "Bırak Felix'i kimse seni benim elimden kurtaramaz." diyerek elimi Felix'in kucağındaki Hyunjin'e uzattım.Hyunjin titreyerek yerinde büzüldü.Bu kadar korkutmamın yeterli olduğunu düşünüp geri çekilirken "Yolculuk boyunca civciv olup Felix veya Jeongin'in elinden ayrılmaman cezan.Seungmin'e versem ciyakladığın an seni camdan aşağıya atar insaflı davrandım bak.Felix ve Jeongin'in seni mıncıklaması daha iyi bir seçenek." dedim.Changbin Hyunjin'e geçmiş olsun derken Seungmin ciyaklasaydı arabadan atmak yerine üzerinde ne gibi farklı deneyler gerçekleştirebileceğini anlatıyordu.Gözü iyice korkan Hyunjin "1 hafta boyunca istediğiniz her şeyi yaparım ancak yolda lütfen civcive dönüşmeyeyim."dedi.Güzel diyerek ellerimi birbirine çarptım ve "2 hafta." deyip itiraz kabul etmediğimi belirttim.
Az da olsa akılları farklı bir yere kaymışken eşyalarımı valizlere yerleştirdim.Görevlendirdiğim robotlardan C-986 yanıma gelip "Efendim her şeyi hallettik,siz gittikten sonra bu odadaki parmak izlerinizi ve size dair ne kaldıysa onu temizleyeceğiz." deyip göğsünden bir bölme açıp içerisindeki kimlikleri bana uzattı."Bu sahte kimlikleriniz,özgeçmişinize araçlardan ulaşabilirsiniz."Ona teşekkür edip kimlikleri çocuklara uzattım.
Hepsi kimliğini aldıktan sonra "Tüm eşyalarınızı yanınıza aldınız mı?" diye sordum.Hepsi beni onaylayınca kapının yanına bıraktığım teçhizat dolu valizin yanındaki çantayı elime aldım.DNA'mız değiştiği için yüzlerce yıl yaşayabiliyor ve ne kadar yaşarsak yaşayalım 20'li yaşlarda gözükebiliyorduk.Aynı zamanda silahlar bizi öldürmüyordu.Özel üretilen silahlar ağır yaralanmamıza neden oluyordu sadece.Çocukken öldürebilme nedenimiz güçlerimize tam olarak kavuşamadığımız içindi.Deney gerçekleşmeden önce yaşayan kişiler ise deneyde ortaya çıkan gaz sayesinde etkilenip güç sahibi olmuşlardı,bizim gibi genç durabiliyorlardı ancak bizim gibi güçlü değillerdi ve daha kolay bir şekilde öldürülebiliyorlardı.
Özel üretim olan silahları çocuklara uzattım ve kendiminkini belime yerleştirdim.N-126'ya yolda yemek için bir şeyler hazırlamasını istemiştim,altımıza ayrı ayrı sevdiğimiz şeylerden hazırlayan robot yemeklerin bulunduğu çantaları elimize tutuşturdu.
En yakın akıllı şarj noktası beş dakikalık mesafedeydi ve çok fazla yükümüz vardı bu yüzden ellerimi çırpıp akıllı valizlere bizi takip edin diye emir verdim.Çocukların ayakkabılarını giymeleriyle sığınaktan çıktık.Türümüzü belli eden test dokuz yaşındayken yapılıyordu.Bay Choi bizi kurtarmak için yanına aldığından bu zamana dek sığınaktan dışarıya bir adım dahi atmamıştık.Dış dünyaya dair bilgimiz vardı,Bay Choi dışarıya çıkacağımız zaman garipsememiz için elinden geleni yapmıştı.Ancak bir şeyi bilmek ile birebir görüp, deneyimlemek arasında dağlar kadar fark vardı.
Kendimi oldukça savunmasız hissederken aynı şekilde hissedip dolu gözlerle sığınağa bakan öz kardeşim gibi olan adamları kollarımın altında toplayıp onlara sıkıca sarıldım."Bu günlerin üstesinden geleceğiz ve zafere ulaştığımız zaman çektiğimiz,çekeceğimiz tüm zorluklara değecek.Biliyorum şuan çıplak veya savunmasızmış gibi hissediyorsunuz, yıllardır evimiz olarak gördüğümüz yerden ayrılmak zor geliyor.Ancak şunu unutuyorsunuz birlikte olduğumuz sürece kaldığımız ve kalacağımız her yeri yuvamız haline getirebiliriz."
Felix "Ya babam gibi siz de yanımdan ayrılacak olursanız,yuvamı yok etmeye çalışırlarsa ne yapacağım hyung? Ben sizsiz yapamam." dedi.Felix ölüm ve yaşam kontrolü yeteneğine sahipti.İnsanları iyileştirebilir,bedenleri yanındaysa bedenine dokunarak ölmesini engelleyebilir ya da tam tersi dokunarak onların acı çekerek ölmesine sebep olabilirdi.Kanında bulunan madde sayesinde bedeni kendini iyileştirebiliyordu.Bu nedenle bize bir şey olursa bedenimizi bulamamaktan ve tek başına kalmaktan korkuyordu.Alnını omzuma yaslayıp "Öyle bir şey olmayacak küçüğüm.Bizi hiçbir şey ayıramaz.Olumsuzluğa kapılmak yok.Ne kadar sayıca fazla olup ve çok çeşitli güçleri olsa da bizi yenemezler.Nasıl bir kişiliğe sahipler bilmiyorum ancak bak bizim gibi iki kişi daha varmış.Onlar da yanımızda olacak, halk bizi destekleyecek ve herkes mutlu bir şekilde yaşamını sürdürecek.Karamsarlığa kapıldığını görmeyeyim."dedim.
Seungmin destek olmak için "Hem bizim tüm maddeleri kontrol edebilen Minho hyungumuz var sence yenilir miyiz?" dedi.Dalgasına Seungmin'e "Beni biraz daha öv." dediğimde bana dil çıkardı.Bundan olmaz anlamında başımı iki yana doğru salladım.Ardından ellerimi çırptım. "Yeter bu kadar duygusallık.Haydi yola çıkalım.Bakalım JYP Akademisi nasıl bir yer ve o kişiler kim?"
Artarda dizilmiş dört aracın yanına geldiğimizde araçların kapısı otomatik olarak açıldı.Dört araç vardı ve altı kişiydik.Önden gidip güvenliği sağlayan kişi ben olmalıydım.Yanımda kimse olmaması gerekiyordu ki bir sorun yaşanırsa zarar görmesin.
Changbin telekinezi yeteneğine sahipti,Jeongin bilgiye anında erişip görünmez olabiliyordu.Bu sayede düşmanın zayıf noktalarını bulup,bize aktarabiliyordu.Seungmin ise madde üzerinde geçiş yapabilme yeteneğiyle, cisimleri teleport etme yeteneğine sahipti.Felix'in yeteneğinden detaylıca bahsetmiştim.Hyunjin önceden şahit olduğunuz gibi şekil değiştirebilirken aynı zamanda başka bir insanın bedenine geçtiğinde o kişinin yeteneğini kullanabiliyordu.Ben ise maddeler ve haliyle tüm elementlere (Kimya'daki 118 element) hükmedebiliyordum.
En arkadaki arabada olup arka tarafın güvenliğini sağlayacak kişi Changbin olmalıydı.Onun önündeki araçta güçlü olsa da diğerlerine göre daha çok korunması gereken kişi Jeongin ve onu koruyacak Hyunjin olmalıydı.Seungmin bir sorun yaşandığı takdirde arabayı teleport edebilirdi yanında da Felix olurdu.Aklımda oluşturduğum planı çocuklara anlattım.Araba otomatik olarak kullanılacağı için yolda yemek yiyip, akademide eğitim almaya bugün başlama ihtimalimize karşın özgeçmişlerini dinlemeyi unutmamaları gerektiğini söyledim.Ardından ne olursa olsun dikkatli olmaları gerektiğini ekledim ve eşyaları arabalara yükleyip hayatımızın köklü olarak değiştirecek o yolculuğa başladık.
Bu bölüm Han ve Chan'ı göremedik bir sonraki bölümde akademide karşılaşacaklar.
İlk bölüm sizce nasıldı?
