Eve geldim burdan gitmem gerekiyordu fakat yeteri kadar param olmadığı için biraz daha çalışıp para biriktirme gerekiyordu. O sinirle ne yaptığımı bilmeden evi dağıttım kırdum, döktüm. Duvara asılı alon tabloyu alıp atıcaktimki tabloyu elime aldığım gibi bir fotoğraf yere düştü alıp baktım ve o an acaba Ali'nin dedikleri doğru olabilirmi diye düşündüm çünkü fotoğrafta annem babam ve küçük bir kız vardı. İstemsizce gözümden bir iki damla göz yaşı aktı. Hemen Ali'yi eve çağırdım.
-Ali'den -
Mehmet'in beni çağırdığını duyunca çok sevinmiştim. Hemen onlara gittim kapıyı çaldım çok beklemeden kapı açıldı. İçeri girdiğimde çok şaşırmıştım çünkü heryer her yerdeydi.
Ali:Oğlum ne oldu bu-
Cümlemi bile tamamlayamadan Mehmet konuşmaya başladı
Mehmet:BANA OĞLUM DEME!
Ali:peki
Böyle yapması beni çok üzüyordu.
Mehmet:bana ablam hakkında bilgiler ver.
Ali:ablandan sana bahsetmediler çünkü üvey Annenler hiçbir zaman kız çocuğu istemiyorlardı üvey baban benim eski bir arkadaşımdı. Durumumuz çok iyi değildi bu yüzden seni üvey babanlara verdim çünkü zaten erkek çocuğu istiyolardı.
-Mehmet'ten-
Olayları yavaş yavaş anlamaya başlamıştım.
Mehmet:peki ablam, ne oldu ona.
Ali:bunu henüz söyleyemem
Mehmet:benden her şeyi sakladınız zaten bari bunu saklamadan direkt söyle.
Ali:üvey annenler... Ablanı öldürdüler.
Başımdan aşşağıya kaynar sular dökülmüştü benim öldüğü için üzüldüğüm insanlar üvey ablamı öldürmüşlerdi.
Mehmet:adı neydi peki
Ali:İRAY
Mehmet:Teşekkür ederim.
Ali:Rica ederim oğlum
Artık kendimi ona daha yakın hissediyordum. Bu yüzden oğlum demesine hiç birşey dememiştim.
-Ali'den-
Oğlum dediğimde bir şey dememişti çok mutlu olmuştum. Sonra oradan çıktım ve evin yolunu tuttum