
Uçaktaydım gidiyordum. Kars ve İstanbul arası yol yaklaşık 2 saat civarı sürüyormuş. Sıkılmamak adına kitap okumaya karar verdim.
Kitapta okuduğum bir cümle dikkatimi çekmişti kendine güven yazıyordu ne olursa olsun kendine güven ve kendini ezdirme diyordu.
Belki de hayatımda birkaç değişiklik yapmam gerekiyordu. Artık kendimi ezdirmemem gerekiyordu. Kimsenin kırmasına izin vermemeliydim.
Uçakta kendime söz verdim bundan sonra herşeye ağlamak yoktu.
Uçaktan indikten sonra ne yapacağımı bilmediğim için yürümeye başladım. Telefonum çaldı baktığımda bilinmeyen bir numara arıyordu. Hemen cevap verdim.
-Alo! Kimsiniz?
-Alo! Ben başvuru yaptığınız kamp görevlisiyim. Boş boş yürüyerek bir yere varamazsın. Arkanı dön!
Telefonu yüzüme kapatmıştı. Arkamı döndüğümde esmer tenli, kahverengi gözlü, geniş omuzlu etraftakilerin içini ürperten ama bı o kadar da dikkat çeken yakışıklı birisi bana doğru yürüyordu.
O anlık şokla telefonu kulağımdan indirmeyi unutmuştum. Yanıma yaklaşıp "Kimse burda seni beklemek zorunda değil dikiliceğine peşime takıl. Telefonu da kulağından indir artık çok saftirik duruyorsun" dedi ve yürümeye başladı.
Utanmıştım ve hemen peşine takıldım. Siyah lüks bir arabanın kapısını çekti ve içine oturdu. Camı hafif aralayıp " Her dakika bir yerlerde dikilmek zorundamısın? Kapını açmamı bekliyorsan yanılıyorsun. Bin! Acelemiz var" dedi bu adam neden her daim terslemek zorundaydı ki?
Arabaya bindim bavulum yoktu. Sırt çantası ile gelmiştim buraya. Çünkü sadece seçmeler için bir bavul ile gelmek saçma gelmişti.
Arabaya bindikten sonra ne o ne de ben konuştuk. En sonda sıkıldığım için muhabbet açmaya çalıştım.
-Nereye gidiyoruz?
-Gidince görürsün saftirik.
-Benim adım saftirik değil Nehir! Sizin adınız ne?
-Onur. Daha fazla soru sorma saftirik yolu izle.
Ne kadar da gıcık birisiydi. Sohbet dahi edilmiyordu. Yolu izlerken uykuya dalmıştım.
Bir anda araba kornası sesi ile korkarak uyandım Onur kornaya basıyordu. Uyandığımı görünce "En başta söylediğim gibi ben seni beklemek zorunda değilim, kimse seni beklemek zorunda değil. Böyle uyuşuk davranmaya devam ediceksen burada barınamazsın!".
Neden durmadan tersliyordu beni? Bir anda hiç beklemediğim bir şekilde ona "Onur abicim beni beklemek zorundasın çünkü bu senin görevin. Burada bu şekilde çok da güzel barınırım ben emin olun." bunu söyledikten sonra cevap vermesini beklemeden arabadan indim.
Arabanın camını açıp " Hey! Saftirik oda kartını almadan nereye gidiyorsun? Özel güçlerin mi var?" diyerek oda kartımı fırlattı. Tekrar konuşmaya başladı "Akşama kadar dinlen akşam gelip çağırdıklarında yemek yemeye in! Seçmeler yarın yapılıcak.".
Ona cevap vermeme izin vermeden arabayı sürüp uzaklaştı. Arkasından söylemenin faydası olmadığından oda kartına baktım. 2318 numaralı oda. Odayı çalışanlar sayesinde kolay bir şekilde buldum. Odada kimse yoktu.
Bavullar vardı. Acaba ben mi hata yapmıştım sadece bir sırt çantası ile gelmekle. Yada onlar mı olayı fazlasıyla abartmıştı. Bunu düşünerek boş bir yatağa geçtim. Oda 4 kişilikti. Yatağa uzandığımda sanki bulutların üzerindeymiş gibiydim. Yine uyuya kalmıştım.
Akşam birinin dürtmesi ile uyandım. Yemeğe çağırıyorlarmış. Aşağı indiğimde küçük çaplı bir şok geçirdim. Çok fazla kişi vardı. Acaba Onur haklı mıydı? Ben seçilemezmiydim?
Sıraya girmiştim. Sıra geç de olsa bana gelmişti. En sonda yemeği alıp boş bir masa için etrafa bakınmaya başladım. Yanlışlıkla birine çarpmıştım. Döndüğümde bana doğru iğneleyici bir şekilde bakan kızla göz göze geldik.
-Körmüsün önüne baksana.
-Özür dilerim boş bir masa bulmaya çalışıyordum seni göremedim.
Bunu söylemem ile kız ve arkadaşları gülmeye başlamıştı. Bana doğru bir adım yaklaşarak "Ay üzüldüm şimdi. Peltek halinle bana laf anlatmaya çalışıyorsun. Ama ben peltekçe anlamıyorum. Sen en iyisi konuşma.". Gülmeye devam ediyorlardı.
Elimdeki yemek tepsisini bir anda kızın yüzüne doğru fırlattım. Kız çok sinirlenmişti arkadaşları kıyafetlerini temizlemeye çalışıyordu. "Aaa çok yazık peltek bir kız tarafından elbisen kirlendi. Dikkat et de bir sonraki sefer daha kötü şeyler olmasın!".
Yemeğimi üzerine döktüğüm için yemek yemeden üst kata odama çıktım. Gerçekten onu ben mi yapmıştım. Kendime inanamıyordum. Ya bu yaptığım yüzünden seçmeleri kaybedersem?
Bunu düşünmek bile istemiyordum direk yatağa uzanıp uyumaya çalıştım. Bu lanet ve yorucu günün hemen bitmesi gerekiyordu!
İyi okumalar💗