İçeriğe geç

İntikamın esiri

Bölüm 9 · 3 dk okuma

İntikamın esiri

Bölüm 9

9.Bölüm:Final-Işık Giren Çatlak

Bilge’nin Anlatımı

Nikâhtan beri 3 ay 12 gün geçti. Saymayı bıraktım ama günler değişmişti. Ev sessiz değildi artık. Ben vardım.

O gece nöbetten çıktım. Saat 04:10. Ayaklarım uyuşmuştu. Telefonu elime aldım. Aramama gerek kalmadı. Mesaj geldi Tugay’dan:

“Aşağıdayım. Metrobüs yok.”

Her zamanki gibiydi. Ama bu sefer farklıydı. Arabaya bindim. Koku tanıdıktı. Deri, hafif parfüm, Tugay.

“Zor geçti.” dedim. Başımı cama yasladım.

“Biliyorum.” dedi. Sesi yorgundu ama keskindi. “Gözlerin anlatıyor.”

Boğaz köprüsüne geldik. İstanbul uyuyordu. Sadece martı sesi vardı. Tugay arabayı sağa çekti. Ufak bir koy. Kimse yoktu.

“Ne yapıyoruz?” diye sordum.

“Kahve içiyoruz.” dedi. Termostan iki kupa çıkardı. Sevgi Anne koymuştu. “Sabahı burada bekleyelim. Sen hep ‘şansı var’ diyorsun. Biraz da şansa bakalım.”

Kupayı aldım. Sıcak ellerimi yaktı. Yan yana oturduk. Kaputun üstünde. Aramızda 20 cm vardı. 3 ayda hiç bu kadar yaklaşmamıştık.

“Tugay…” dedim. “Neden buradayız?”

“Çünkü 3 aydır hep koşuyoruz.” dedi. Bana baktı. Çelik gözleri artık çelik değildi. “Sen hastaneye, ben şantiyeye. Konuşmaya vakit bulamadık. Şimdi var.”

Sustuk. Ama bu sessizlik ilk günkü gibi bıçak değildi. Sıcaktı.

“Bilge.” dedi adımı söyleyerek. “3 ay önce sözleşme imzaladık. 1 yıl dedik. Ben… ben o sözleşmeyi yırtmak istiyorum.”

Kalbim durdu. “Ne demek istiyorsun?”

“Demek istediğim şu.” dedi. Kupayı bıraktı. Ellerini birleştirdi. 27 yaşında Tugay Yılmaz, İstanbul’u yöneten adam… elleri titriyordu. “Ben sana alışmadım. Sana ihtiyacım var. Rüya sana ‘abla’ dedi. Baba sana ‘kızım’ dedi. Sevgi Anne sana kızım dedi. Ben ne diyeyim bilmiyorum. Kelimelerim yok. Ama her sabah seni bırakırken içim ısınıyor. Gece almaya geldiğimde… evin ışığı yanınca rahatlıyorum. Sen yoksan ev soğuk.”

Gözlerim doldu. 21 yaşındaydım. 9 yıldır ağlamamıştım. Ağladım.

“Ben de korkuyorum Tugay.” dedim. “Sen betonsun. Ben camım. Çatlatırsın diye korkuyorum.”

“Çatlatmam.” dedi. Elini uzattı. Bu sefer 2 cm kalmadı. Elimi tuttu. Parmaklarımız kenetlendi. Sıcaktı. Güçlüydü ama nazikti. “3 aydır elini tutmadım. Korktum. Gücüm seni kırar diye. Ama artık korkmuyorum. Sen kırılmıyorsun. Sen tamir ediyorsun beni.”

Alnını elime yasladı. 27 yıllık duvar, ilk defa eğildi.

“Bilge Yılmaz.” dedi fısıltıyla. “Karım ol. Sözleşmeli değil. Gerçekten. İster misin?”

Cevap veremedim. Sadece başımı salladım. Evet dedim. Sessizce.

O da başını salladı. Elimi bırakmadı.

“Güneş doğuyor.” dedi. Doğuya baktık. İlk ışık denize vurdu. Turuncu, pembe…

“Annem ‘çatlaklardan ışık girer’ derdi.” dedim.

“Girdi.” dedi. Başparmağıyla elimi okşadı. “Sen girdin Bilge.”

Konağa döndük. Herkes uyanmıştı. Kahvaltı masası. Hilmi Bey bana baktı. “Kızım, gece neredeydin?”

“Boğazda kahve içtik baba.” dedim. “Tugay’la.”

Hilmi Bey uzun baktı. Sonra başını salladı. “İyi. Karı-koca kahve içsin. Yılmazlar yalnız kahve içmez.”

Rüya çığlık attı. “Abi ablama elini tutuyor mu?”

Tugay kızardı. İlk defa kızardı. “Rüya…”

“Evet tutuyorum.” dedi Tugay. Bana baktı. “3 aydır tutmuyordum. Bugünden sonra bırakmam.”

Sevgi Anne ağladı. “Allah tamamına erdirsin çocuklar.”

Öğleden sonra bahçedeydik. Rüya fotoğraf çekti. Ben, Tugay, Sevgi Anne, Hilmi Bey. Aile fotoğrafı. İlk aile fotoğrafım.

Gece oldu. Odamıza çıktık. “Odamız” dedim içimden. İlk defa. Tugay kravatını çıkardı. Bana baktı.

“Korkuyor musun?” diye sordu.

“Hayır.” dedim. “3 ay korktum. Bitti.”

Yanağıma dokundu. Başparmağıyla gözyaşımı sildi. “Bilge… sana söz veriyorum. Seni hiç üzmeyeceğim. Beton gibi dururum dışarıya. Ama sana karşı… hep cam olurum. Kırılgan olurum. Çünkü sen kırılmama izin veren tek kişisin.”

Alnımı alnına yasladı. Nefesimiz karıştı. 3 ay bekledik. Acele etmedik.

“İyi geceler karım.” dedi.

“İyi geceler kocam.” dedim.

Işıklar söndü. Ama karanlık değildi. Çatlaklardan ay ışığı giriyordu. Sıcak, yumuşak.

3 ay önce yabancı yatakta uyuyamıştım. Şimdi Tugay’ın yanında, evimdeydim.

Abla oldum. Kızım oldum. Karı oldum.

Kaya kızıydım. Yılmaz oldum. Ama en önemlisi… sevildim.

Beton çatlamıştı. Ve ışık girmişti. Benim adım o ışıktı.

Birbirlerine aittiler bunu farketmeleri biraz zaman aldı ama geç olmadı...

SON 💙

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.