BÖLÜM 6 – GÖLGEDE KALAN BİRİ
Havanın gri olduğu günler bana tuhaf bir güven verir.
Güneş parladığında her şey fazla netleşir, fazla açık olur. Ama gri günler... işte onlar insanın saklanabileceği zamanlardır.
O gün tek istediğim yürümekti. Sessizce, düşünmeden.
Ayaklarım beni farkında olmadan bir parkın köşesine götürdü. Yüzümde maske yoktu ama içimde hâlâ maskeler vardı. Huzur gibi görünen bir günün ardından gelen sessiz çöküntü... tam da eski alışkanlıkları tetiklerdi.
Ve tam orada, bir banka oturduğumda, seslendi:
“Yine karşılaştık.”
Min-Jun.
Sanki gri günlerin sahibi gibiydi.
Ceketi biraz eskiydi, gözleri hâlâ uzaklara bakıyordu ama bu kez... farklı bir yumuşaklık vardı.
“Bu kadar tesadüf fazla değil mi?” diye sordum.
“Ya da şehir fazla küçük.”
Gülümsedi. Bu gülümseme öylesine değildi. Zorlanarak değil, alışarak gelmiş gibiydi.
Bir süre konuşmadan oturduk. Park kalabalıktı ama çevremizde tuhaf bir boşluk vardı. Kimse bize dokunmuyordu. Dünya iki kişilikti, gri ve kimsesiz.
“Sen de susmayı mı seviyorsun?” dedim bir ara.
“Bazı şeyler, anlatıldığında daha da ağırlaşıyor.”
“Aynı fikirdeyim.” dedim.
Sonra gözlerini bana çevirdi.
“Ama bazen biri seni anlasa, susmak bile yetiyor.”
O an içimde bir şey kıpırdadı.
Anlatmak istemediğim ne çok şey vardı.
Ama anlatmasam bile... anlaşılmak istiyordum.
“İnsanlar bana genelde kaçtığımı söyler,” dedim.
“Ama aslında kaçmak değil bu. Uzaklaşmakla baş etmek arasında sıkışıp kalmak.”
Min-Jun başını salladı.
“Kaçmak için değil... hayatta kalmak için yürüyen insanlar vardır. Sen onlardan gibisin.”
Ne söyleyeceğimi bilemedim. Gözlerimi kaçırdım.
Ama içimden geçen cümleyi ilk kez yüksek sesle düşündüm:
“Bu çocuk... beni tanımadan, nasıl bu kadar doğru görüyordu?”
Vedalaşmadan kalktı.
“Bir gün yine karşılaşırız.” dedi.
“Olur mu sence?”
“Olmazsa... eksik kalır.”
"O zaman sana bír şarkı önerisinde bulunayım.. ee tabi istersen."
salak mısın Soyaa? Adama şarkı önereceksin cidden. Sevgilisi misin arkadaşı mısın ya.
"uzun zamandır şarkı dinlemeye zamanım olmamıştı öner bakalım ufaklık"
"Yüzyüzeyken Konuşuruz-Son seslenişim"
"İlk defa duydum ama dinlerim. Görüşürüz ufaklık."
Min-Jun uzaklaştı. Yürüyüşü bile dikkatliydi, iz bırakmamak ister gibi. Ama ben çoktan izleri takip etmeye başlamıştım. İçimde, onunla ilgili farkında olmadan açtığım bir sayfa vardı.
O gün kutuyu düşünmedim.
Evdeki sessiz çerçeveyi de.
Sadece onu düşündüm.