İçeriğe geç

İntikam Sohbeti

Bölüm 2 · 2 dk okuma

İntikam Sohbeti

Bölüm 2

Bölüm 2

BÖLÜM 2 – AİLE DEĞİL, HATIRA YARASI

Ev çok sessizdi.

Sessizlik bazen huzur verir derler ama bu evin sessizliği... boğucuydu. Her adımımda parkelerin gıcırdaması yankılanıyor, duvarlar bile beni izliyormuş gibi geliyordu. Mutfağa girdim. Kahve makinesini bulup düğmesine bastım. Elim titremesin diye bardağı iki elimle tuttum.

Ablam içeri girdiğinde fark etmemiştim.

“Günaydın Soyaa.”

Dönüp yüzüne baktım. Yorgun görünüyordu. Gözlerinin altı mor, sesi kısık. Sanki yıllar boyu uyumamış gibi. Belki de bu yüzden ilk başta bir şey demedim. Ama o sessizliği doldurdu.

“Seninle konuşmak istiyoruz. Sakin bir şekilde.”

Omzumu silktim.

“Zaten bu evde ne zaman konuşsak gergin oluyor. Deneyin bakalım.”

Abim oturma odasından geldi. Yavaşça koltuğa oturdu. Gözlerini kaçırıyordu. Hep kaçırıyorlardı. Bu bana güven vermiyordu.

“Geçmişi anlatmamız gerekiyor,” dedi.

“Neden yanında olamadığımızı... Seni neden kaybettiğimizi.”

“Ama önce,” dedim, bardağı sertçe masaya koyarak, “siz gerçekten kim olduğunuzu ispat edin. Sadece birkaç kağıt parçasıyla ‘aileniz biziz’ demek yetmez.”

Ablam derin bir nefes aldı. Gözleri doldu.

“Sen doğduğunda ben on yedi yaşındaydım. Annenin ölümünden sonra... her şey dağıldı. Devlet seni aldı. Elimiz kolumuz bağlıydı.”

İçimden bir şey kıpırdadı ama göstermedim.

“Peki sonra? Yıllar geçti. Hiç mi aramadınız? Hiç mi bakmadınız?”

Abim ilk kez konuştu. Sesi neredeyse fısıltı gibiydi.

“Aradık. Ama seni başka isimle kayıt etmişlerdi. Başka bir şehirde. Seni bulduğumuzda artık çok geçti.”

Gözümden yaş gelmedi. Gelmemesi daha çok koyuyordu.

“Beni kimsenin bulamayacağı şekilde sakladılar diyorsunuz yani.”

Ablam başını salladı.

“O sahte aile... sana ne yaptılar?”

İçim buz kesti. Yutkundum.

“O konuyu açmayın.”

“Soyaa...”

“Sakın!” dedim, sesim yükseldi. Kalbim hızla atıyordu.

“Ben buraya cevap almaya değil, kendimi bulmaya geldim. Ama bulduğum şey... geçmişin başka bir çürük yüzü oldu.”

Abim ayağa kalktı.

“Sana yardım etmek istiyoruz. En azından geçmişi onarmak için.”

“Geçmiş onarılmaz,” dedim.

“Kırık bir camı yapıştırmakla, hala kesmeyeceğini kim söyleyebilir?”

Sessizlik oldu. Odayı yalnız kalbimin atışları doldurdu. Ablam ağlamaya başladı. Ama ben kıpırdamadım. Sadece durdum. Gözlerim duvara asılı o çocukluk fotoğrafına takıldı.

Ben orada gülümsüyordum. Şimdi ise... o gülüşün ne zaman öldüğünü bile hatırlamıyordum.

“Ben burada misafirim,” dedim.

“Kan bağıyla aile olunmuyor. Güvenle olunuyor.”

Arkamı döndüm. O an ilk kez gerçek bir karar verdim. Güvenmek zorunda değildim. Hatta affetmek zorunda da değildim.

Ama artık saklanmayacaktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.