İçeriğe geç

İntikam Ateşi

Bölüm 41 · 2 dk okuma

İntikam Ateşi

Bölüm 41

41 tutsak

Mert, Sara'nın endişesini fark etti ve onu sakinleştirmek için daha detaylı bir açıklama yapmaya karar verdi.

Mert: "Sara, amcam Hakan'la ilgili bazı şeyler var. Bir anlaşmamız vardı ve ondan gelen mallar karşılığında bir şey yapmam gerekiyor. Bu işler çok karmaşık ve detaylı anlatmak istemiyorum, ama beni anladığını biliyorum."

Sara, Mert'in gözlerinin içine bakarak: "Mert, biliyorum ki zor bir durumdasın. Ama lütfen dikkatli ol. Sana güveniyorum."

Mert: "Teşekkür ederim, Sara. Bu iş bittikten sonra her şey daha iyi olacak. Ama şimdilik biraz zaman alabilir."

Sara, Mert'in elini tutarak: "Tamam, Mert. Senin yanındayım. Her ne olursa olsun, birlikte atlatacağız."

Mert, Sara'nın desteğiyle biraz rahatladı. "Evet, Sara. Birlikte atlatacağız."

Mert, Sara'yı bir kez daha öptü ve düşüncelerini toparlamaya çalıştı. Amcasının verdiği görevi yerine getirmek zorundaydı, ama bu işin sonunda Sara ile birlikte huzurlu bir hayata kavuşacaklarına inanıyordu.

Sara'nın yanından ayrıldıktan sonra amcamın yanına gitmek için hazırlıklarımı tamamladım. Amcamın verdiği görevin zorluğunu biliyordum, ancak Sara'nın güç verdiği kararlılıkla ileriye adım atmaya kararlıydım.

Amcamın odasına girdiğimde, Hakan beni ciddi bir ifadeyle karşıladı. "Hoş geldin, Mert. Bekliyordum seni."

Kararlı bir şekilde cevap verdim: "Evet, amca. Verdiğiniz görevi tamamlamaya geldim."

Hakan, gözlerini üzerimden eksik etmeden konuştu: "İyi. Ama bu işin ciddiyetini anlıyorsun değil mi? İhmal etme."

Başımı hafifçe sallayarak onayladım. "Anlıyorum, amca. Her şey hazır."

Hakan sessizce önemli bilgileri ve talimatları bana iletti. Amcamın verdiği bilgileri dinledim ve son hazırlıklarımı tamamladım.

Dikkatli adımlarla amcamın odasından ayrıldım ve hedefimin bulunduğu yerleşkeye doğru ilerledim. Yaklaşırken, korumaları fark etmeden sessizce ilerlemeye çalıştım.

Ancak, hedefimin yakınına geldiğimde bir koruma beni fark etti ve hızla alarm verdi. Aniden karşıma çıkan korumayı etkisiz hale getirdim ve hedefime doğru ilerlemeye çalıştım. Çatışma hızla başladı ve üstün dövüş becerilerimle birkaç korumayı etkisiz hale getirdim.

Ancak, korumaların sayısal üstünlüğü karşısında zorlanmaya başladım. Beklenmedik bir anda bir koruma, hızlı bir vuruşla beni ağır şekilde yaraladı. Yere düştüm ve artan acıyla bilincimi yavaş yavaş kaybettim.

Gözlerim hedefime ulaşamadan karardı ve sonunda her şey karanlıkta kayboldu. Görevi başaramamıştım

Gözlerimi açtığımda her yer karanlıktı. Başım zonkluyordu ve vücudumun her yerinde dayanılmaz bir ağrı hissediyordum. Ellerim ve ayaklarım bağlıydı. Sert bir sandalyeye oturtulmuş, kollarım arkamdan sıkıca bağlanmıştı. Etrafıma bakmaya çalıştım ama gözlerim yavaşça alışıyordu loş ışığa. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordum.

Birden kapı açıldı ve içeriye bir adam girdi. Üzerindeki siyah takım elbise, işini ne kadar ciddiye aldığını gösteriyordu. Adamın yüzünde acımasız bir ifade vardı. Elinde, üzerinde çeşitli işkence aletlerinin bulunduğu bir tepsi taşıyordu. Tepsiyi önümdeki masaya bıraktı ve gözlerimin içine baktı.

"Kahramanlık taslamanın bedeli budur"

Bölüm sonu

1 yorum