İçeriğe geç

İntikam Ateşi

Bölüm 13 · 3 dk okuma

İntikam Ateşi

Bölüm 13

13

MERT'TEN

Sara uyumaya gitmek üzereyken, uyumaması gerektiği aklıma geldi. 24 saat boyunca uyanık kalmalıydı ve henüz 10 saat vardı. Odaya girmeden kapıyı tıklattım. Ses duymadım, tekrar çaldım.

Mert: Sara, uyudun mu hemen? İçeri gireceğim.

Kapıyı açtığımda, Sara tam o sırada lavabodan çıktı.

Sara: Ne yapıyorsun burada?

Mert: Üzgünüm, uyuyamazsın.

Sara: Nedenmiş o?

Mert: Unuttun mu? 24 saat uyumaman gerekiyor ve henüz 10 saat var.

Sara: Çok uykum var ama.

Mert: Üzgünüm, doktorun kesin emriydi bu.

Sara: İstesen de uyanık kalamam.

Mert: Kalırsın. Önce bir yüzünü soğuk suyla yıka ve salona gel.

Sara: Peki.

**SARA'DAN**

Mert bu işi çok ciddiye alıyor. Benimle bu kadar ilgilenmesi hoşuma da gidiyor bir yandan. Lavaboya tekrar girip soğuk suyla yüzümü yıkadım. Mert salonda beni bekliyordu.

Mert: Beni takip et.

Her söylediğini yapmak sinir bozucu da bir yandan. Beni büyük bir balkona çıkardı. Hava güzeldi ama biraz esiyordu.

Mert: Otur koltuğa, rahat ol. Geliyorum şimdi.

İçeri girdi. Ben de beyaz yumuşak koltuğa oturdum. Dışarıdaki manzara gerçekten çok güzeldi; tüm şehir ayaklarımın altında gibiydi. Kafamı kaldırıp gökyüzüne, yıldızlara ve aya baktım. Uzun zamandır gökyüzünü izlemediğimi hatırladım. Çocukken yanlız hissettiğimde Ay'la konuşur, derdimi ona anlatırdım; o benim en yakın arkadaşımdı.

Sara: Görüyor musun başıma gelenleri? Şaka gibi bir durum, değil mi? Sakin bir hayat tercih ederim biliyorsun her zaman, şimdiki halim çok komik. Her şey daha da tuhaflaşacak gibi bir his var içimde. Bakalım zaman bize ne gösterecek.

Derin nefes alıp gözlerimi kapattım. Tam yaz havası gibiydi, huzur vericiydi.

Mert: Uyumuyorsun, değil mi?

Kapıdan bana bakıyordu, sinsi sinsi.

Sara: Hayır.

Mert: Kimle konuşuyordun?

Ay ile konuştuğumu görmüş olmalı, utanç verici bir durum. Sadece yüzüne bakıyordum. Bir kaşını kaldırıp gülümsedi.

Mert: Korkutmaya başlıyorsun beni. Umarım şizofren falan değilsindir.

Sara: Bu daha hiç bir şey. Korkman gerek daha neler var, neler.

Mert: Neler varmış? Anlat bakalım.

Elinde iki bardak kahveyle yanıma yaklaştı. Kahvenin birini bana uzattı. Elindeki kupanın birini aldım. Yanıma oturdu.

Sara: Teşekkür ederim.

Mert: Önemli değil. Anlat bakalım, dinliyorum. Korkmam gereken nelerin var?

Sara: Ne yapacaksın ki bu bilgileri?

Mert: Karşımdaki nasıl bir deli, onu tanıyıp kendimi ona göre koruyacağım. Anlat hadi.

Sara: Uzun hikaye, boşver.

Mert: Anlat, dinlerim. Zamanım var.

Gözlerime bakıp demişti. Anlamlı geldi bu cümle bana.

Sara: Hımm... Ben bir zamanlar uyurgezerlik yapardım.

Mert: Uyurgezer mi?

Sara: Evet, rüyamda ne hissediyorsam onu yansıtırdım. Bir ara elimde bıçakla evde dolanıyormuşum.

Mert: Ciddi misin sen?

Sara: Evet, travmalar, stresler sebebiyle oldu işte. Yani bu gece şanslısın, uyumuyorum.

Mert: Dediğin doğruysa evet, şanslıyım. Seninle aynı yerde uyunulmaz. Gelecekteki kocana şimdiden üzüldüm.

Sara: Yani biraz çekeceği var benden. Yapacak bir şey yok.

Mert: Devam ediyor mu bu uyurgezerlik?

Sara: Uzun zamandır olmuyor, rahat ol.

Mert: Rahatladım şu an.

Sara: İyi.

Sohbet bitmiş gibi bir sessizlik oldu. Mert kafasını kaldırıp gökyüzüne bakıp gözlerini kapattı.

Sara: Uyumak yok, sakın.

Mert: Uyumuyorum.

Gözlerini açıp bana bakmaya başladı. Ben de ona bakıp göz kırpıp kafamı salladım. "Ne oldu?" diye sordum.

Mert: Hiç, güzelsin.

Bunu duymayı beklemiyordum. Yanaklarımda kan akışı hızlandı, sıcaklık yayıldı. Kızarmaya başladığımı hissettim.

Mert: Utandığında böyle kızarır mısın hep?

Sara: H-hayır, utanmadım. Beklemiyordum sadece senden iltifat duymayı.

Mert: Sence ben nasıl biriyim, Sara? Kötü biri miyim?

Tekrar beklemediğim bir yerden geldi. Gözlerindeki ciddiyeti görebiliyordum.

Sara: Kötü mü, iyi mi bilmiyorum Mert. Açıkçası senin hakkında ne düşünmem gerektiğini bilmiyorum. Kafamı karıştırıyorsun.

Mert: Ne konuda?

Sara: Davranışların, duyguların. İlk günler gözümde gaddar biriydin ama şu an bana karşı olan ilgin bu düşüncemi değiştirdi. Anlayamadığım şey, ilk izlenim önemli öyle değil mi insanlarda? Sen çok umursamıyordun bunu. Başta gıcık bir tiptin hatta. Ne değişti de bana karşı ilgili oldun? Suçluluk duygusu mu yoksa...

Gözlerine baktım, bana bakıyordu. Sorumu anlamıştı. Bunları söylemeyi ben de beklemiyordum ama çıktı düşüncelerim ağzımdan. Sessizlik oluştu tekrar.

MERT'TEN

İnan bana Sara, bunları ben de düşünüyorum. Ama kafamdaki şeyler net değil, o yüzden bunu uzatmam gerek.

Mert: Sara, ben bilmiyorum. Suçluluk duygusu galiba.

Sara: Anladım.

Kafasını çevirdi ve dışarıyı izlemeye başladı. Üzmüş müydü bu cevap onu?

Sara: Sıkıldım. Dışarı mı çıksak? Uykum gelecek yoksa burada.

Mert: Nereye gidelim?

Sara: Bildiğin güzel bir yer, uykumu kaçıracak bir yer.

Mert: Hımm... Biliyorum aslında.

Sara: Neresi?

Mert: Sürpriz.

Sara: Hadi ama, bu kadar gizem yaratmana gerek yok.

Mert: Olmaz, hadi hazırlan. Gel, bekliyorum seni.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

14. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

2 yorum