İçeriğe geç

İntikam Ateşi

Bölüm 12 · 3 dk okuma

İntikam Ateşi

Bölüm 12

12

SARA'DAN

Gözlerimi açtığımda başım çok fazla ağrıyordu. Yatakta uzanıyordum, oda karanlıktı. Başımı hafif kaldırdığımda Mert hemen yandaki koltukta oturmuş, ellerini göğsüne bağlamış, kafası yan bir şekilde uyuyordu. Bu hali çok masum görünüyordu. Kendimi yatakta doğrultmaya çalıştım, bedenim ağırlaşmış gibiydi. Sonunda doğrulup oturdum. Dışarıdan gelen loş ışık Mert'in yüzüne yansıyordu. Yüzünü incelemeye başladım: keskin yüz hatları, orantılı kaşları, kirpikleri, dudakları...

Mert: Neden beni yiyecek gibi bakıyorsun?

Mert'in sesi beni havaya fırlamama sebep olmuştu.

Sara: Uyanık mısın sen?

Gözlerini açıp bana baktı.

Mert: Korkuttun beni Sara, bir an sana bir şey olacak diye çok korktum. Kan şekerin ve tansiyonun düşmüş sadece. İyi misin şimdi?

Sara: Evet, iyiyim.

Mert: İyi, sevindim.

Sara: Çok mu korktun sen?

Mert: Evet, yani biraz endişelendim işte.

Sara: Hımm, anladım.

Mert: Ne anladın Sara?

Sara: Galiba söylediğinden çok daha fazla endişelenmişsin benim için.

Mert: Aç mısın?

Sara: Çok açım.

Mert: Saat geç oldu ama. Hamburger de geldi ama soğudu.

Sara: Sen yap.

Mert: Ben mi?

Sara: Aynen, sen. Sonuçta bana bakmak için getirdin buraya, değil mi?

Mert: Peki, çok şanlısın.

Sara: Neden?

Mert: Çünkü karşında gördüğün bu adam doğuştan yetenekli. Bu yeteneklerim arasında mutfak da var ve en önemlisi spesiyal menemeni yiyeceksin.

Sara: Nasıl bir menemenmiş o öyle? Normal menemenden ayıran şey ne?

Mert: Görünce anlarsın.

Ayağa kalkıp mutfağa gitti Mert. Ben de ışığı açmak için kalktım. Saate baktığımda saat 23:00. Etrafa baktığımda ise Mert'in ödül dolu dolabı vardı. Kick boks, karate alanlarında çok fazla madalyası ve fotoğrafları vardı. Fotoğrafların birini alıp yakından baktığımda, Ali de yanındaydı. İkisinin de ağzı burnu kanamış şekilde kolunu omzuna atmış, gülerek çektikleri fotoğrafları vardı. Fotoğrafı yerine koyup Mert'e bakmak için mutfağa gittim. Yerdeki cam kırıkları yoktu. Mutfak önlüğü takmış şekilde menemen için hazırladığı malzemeleri pişirmek için karıştırıyordu, çok odaklanmıştı. Kapıda olduğumu fark etmemiş gibiydi.

Sara: Kolay gelsin.

O an arkasına dönüp bakmıştı.

Mert: Sağ ol.

Sara: Yardıma ihtiyacın var mı?

Mert: Yok, sen otur. Çok ayakta gezme, yeterli benim için.

Mutfak sandalyesine oturdum.

Sara: Güzel kokuyor ama değişik bir şey, ne kokuyor öyle?

Mert: Sucuk, ve işte Mert Şef'in harika menemeni hazır!

Tavayı direkt önüme bırakıp:

Mert: Kaşarlı sucuklu menemen. İspanya'da bundan bulamazsın tatlım. Yumurta yok bunda, farklı benim tarifim.

Sara: Çok güzel kokuyor, tabak ve çatal verebilir misin?

Mert: Hayır hayır, ne tabağı ne çatalı. Ekmek banarak yiyeceksin.

Sara: Olmaz.

Mert: Olur.

Ekmek getirip bir parça koparıp menemene daldırdı. Ekmeği çekerken kaşar uzadı. Cidden karnım çok acıktı.

Mert: Kaşar ve sucuğunu aldım, en güzel kısmı. Aç aç ağzını.

Ağzıma lokmayı attı, yemek çok sıcaktı.

Sara: Aa, çok çok sıcak!

Mert hemen su doldurup verdi.

Sara: Yandı damağım.

Mert: Bir şey yok, bir şey yok.

Yemeği yemeye devam ettim.

Sara: Sen neden yemiyorsun?

Mert: Yedim ben hamburger, bu sana özel. Ye.

Sara: Şımartıyorsun beni.

Mert: Herkese yapmam, şımarmalısın bence de.

Yemeği yemeye devam ettim.

MERT'TEN

Sara denen bu kızı düşündüğümden fazla önemsediğimi fark ettim. Bayıldığı an içimdeki korkuyu uzun zamandır hissettiğimi hatırlamıyorum. Korkudan ziyade bu endişeydi; zarar görmesini istemiyorum, önemsiyorum onu. Tuhaf bir his, bir kıza karşı bu duyguları beslemem mümkün değil gibiydi. Sara'nın masum şu halleri, doğallığı, konuşurkenki yüzünün tatlılığı... Kıza baktıkça büyüleniyor gibiydim, farklı hisler uyandırıyor içimde, hiç hissetmediğim hisler. Elle yemek yerken bile tatlı, çok tuhaf. Ya da her hareketi bana güzel geliyor gibi.

Sara: Mert?

Mert: Efendim?

Sara: Bir şey mi var?

Mert: Hayır, yok.

Sara: O zaman beni yiyecek gibi bakmayı bırak. Çok mu iğrenç yemek yediğimi düşünüyorsun?

Mert: Hayır, hayır, rahat ol. Dalmışım.

Sara: Ne düşünüyorsun o zaman?

Bir şey söyleyemedim. Düşüncelerimi dile getirmek zordu.

Mert: Boş ver.

Sara: Peki, doydum ben ve uykum var. Nerede uyuyacağım ben?

Mert: Sen benim yatakta uyu.

Sara: Tamam, sen?

Mert: Aynı yatakta uyuyacağız.

Sara: Saçmalama Mert.

Mert: Şakaydı, salonda koltukta uyuyacağım.

Şansımı denemiştim. Ellerini yıkayıp kapıdan bana bakarak:

Sara: İyi geceler o zaman Mert'cim.

Mert: İyi geceler Sara'cım.

Bölüm sonu

11 yorum