İçeriğe geç

İNSAN KUKLACISI

Bölüm 10 · 5 dk okuma

İNSAN KUKLACISI

Bölüm 10

AİLE

(KOMİSER YAŞ 10)

Heyecanla yataktan kalkıp mutfağa koştum.Annem masaya kahvaltı tabaklarını koyuyor,babam sandalyesine oturmuş gazetesini okuyordu.Her zaman ki gibi.Hızlıca babamın yanında ki sandalyeye oturdum.Annem önüme tabağımı koydu.

"Yaz tatili başlayacağı için heyecanlı mısın?"diye sordu babam.

"Çok heyecanlıyım!"o sırada mutfağa Azra girdi."Eminim ki benim karnem Azra'nın karnesinden daha iyidir."Azra yanımdaki sandalyeye oturdu.

"Hayır bir kere benim karnem seninkinden daha iyi!"dedi.

"Kavga etmeyin."diyerek Azra'nın yanındaki sandalyeye oturdu annem.

"Hem benim okulum daha erken bitiyor.Senden daha önce karnemi alacağım."dedi Azra.Hızlıca yemeğimi yiyerek giyinmek için odama koştum.Okul formalarımı da hızlıca giyip aynı hızla banyoya yöneldim.O sırada Azra banyoya girdi.İkimiz de dişlerimizi hızlı bir şekilde fırçalıyorduk.Dişimi fırçaladıktan sonra ayakkabılarımı giyip anneme sıkıca sarıldım.Azra arkamdan yine konuşuyordu.

"Hep sen kazanıyorsun yarışı bir kere de ben kazanayım."annem alnımdan öptü.Sonra yanına Azra'yı çekti.Babam başımı okşadı.

"Hadi geç kalacaksınız."dedi.Azra ile evden çıktık.Azra bana döndü,

"Biliyor musun?"dedi.

"Neyi biliyor muyum?"

"Gelecek hafta tatile gidecekmişiz!"dedi.Burada yollarımız ayrılıyordu.

"Sonundaaa!"diye bağırdım.

"Görüşürüz abi."diyerek kendi sokağına döndü.Ona el sallayarak bende kendi yoluma döndüm.Okul çok yakınımızda olduğu için annem ve babam okula tek başımıza gitmememizi sorun etmiyordu.Okul zilini duyunca koşmaya başladım.Sokakta beni tanıyan insanlara gülümsüyor koşmaya devam ediyordum.Okula vardığımda derin bir nefes aldım.Artık koşmuyordum.Hızlı adımlarla sınıfa doğru ilerliyordum.Sınıf kapısını önünde duran arkadaşım beni görünce gülümsedi.

"Bir an karne günü okula gelmedin zannettim."dedi.Ona gülümseyerek sınıfa girdim.Sırama oturduktan hemen sonra öğretmen sınıfa girdi.

......

Okul hızlıca geçmiş karne alacağımız son derse gelmiştik.Öğretmen karnesini alan öğrenciyle fotoğraf çekiliyor sonra da öğrenci karnesiyle beraber yerine geçiyordu.Sıra arkadaşım üzgün bir şekilde yanıma oturdu.Ona doğru döndüm.

"Neden üzgünsün?"

"Teşekkürü bir puanla kaçırmışım!"dedi.Tam onu mutlu etmeye çalışacaktım ki öğretmenim bana seslendi.Arkadaşımın omuzunu sıktım.

"Okuldan sonra parkta buluşalım mı?"diye sordum.Bana gülümsedi.

"Olur."dedi.Hızlı adımlarla öğretmenin yanına gittim.Gülümseyerek bana karnemi uzattı.

"Aferin."dedi.Karneme baktım,taktir almıştım!Öğretmenle fotoğraf çekildikten sonra bu sefer bütün sınıf fotoğraf çekildik.Öğretmenim,

"Sizi çok özleyeceğim!Yaz tatilinizin tadını çıkarın."diye bağırdı.Arkadaşlarımla beraber sınıftan çıktık.Bir diğer arkadaşıma"Biz Berk ile parka gideceğiz sen de gelmek ister misin?"diye sordum.Bir kaç arkadaşımda onaylayınca hızlıca eve ilerlemeye başladım.Sokakta yürürken bir kaç polis arabası ve ambulans yanımdan geçti.Acaba bir olay mı olmuştu?Yanımdan geçtiğim insanlar bana acımış gözlerle bakıyor kendi aralarında fısıldaşarak konuşuyorlardı.İnsanların bakışlarından korktuğum için koşarak eve doğru gitmeye başladım.Evimizin önünde ki polis arabalarını ve ambulansları görünce koşarak eve girdim.Bir polis peşimden koşuyor beni tutmaya çalışıyordu.

İçeri girdiğimde bir kaç kere gözümü kırptım.Gördüklerimi gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyordum.Elimdeki kağıt yere düştü ve yerdeki kırmızı renkli sıvının rengine boyandı.Annem ve babam kafaları koparılmış,bedenleri bir çok parçaya ayrılmış şekilde gözleri açık bana bakıyorlardı.

"Anne!"

"Baba!"dizlerimin üstüne çöktüm aklıma annemin başımı öpüşü sıcak sarılışı,babamın başımı okşayışı geliyordu.Bir anda aklıma Azra gelmişti.Onunda bu halde bulmamak için dualar ederek ayağa kalktım.

"Azra neredesin?"arkamdan bana sarılan minik eller hissettim.

"Abi çok korkuyorum!"bir polis yanımıza geldi ve bizi dışarı çıkardı.Saatler boyunca karşı kaldırıma oturduk.Bir çok görevli bizi götürmek istemişti ama annemle babamın cesedi çıkana kadar oradan kalkmamaya kararlıydık.Saatler sonra üstü beyaz çarşafla örtülmüş bir şekilde evden çıkarıldılar.Bir tane polis yanımıza yaklaşıp Azra'ya döndü.

"Sen olayları gören çocuktun değil mi?"Azra olumlu anlamda kafasını salladı.

"Bana olayların nasıl gerçekleştiğini anlatmanı isteyeceğim ama merak etme şimdi değil. Şimdi sizin bir tek akrabanız olan teyzenize gitmeniz gerek."oturduğumuz kaldırımdan kalkıp kalkması için elimi Azra'ya uzattım.Elimi tutarak oturduğu yerden kalktı.Polis arabalarından birine binerek teyzemize doğru yol almaya başladık.

GÜNLER SONRA

"Benim kardeşim şizofren değil!"diye bağırdım.

"Azra şizofren bunu kabullen."dedi önümdeki doktor.

"O gördüm dediyse görmüştür."

"Bu hayatta kanatları olan bir insan var mı çocuğum."

"O zaten polislere insan demedi şeytan dedi.Ayrıca o zaman bu cinayetin sebebi kim?"

"Polisler araştırıyor."dedi önümdeki doktor.Umutsuzca kardeşimin akıl hastanesinde kalacağı odaya baktım.

7 YIL SONRA...

Okula gitmeden önce hızlıca aynada kendime baktım.Gözümde kırmızıya boyanmış göz bandını görünce yüzümü buruşturdum.O göz bandını çıkarıp beyaz ve yeni bir göz bandını taktım.Parmak uçlarımda kapıya doğru ilerlemeye başladım.Kanepede alkol yüzünden sızmış teyzemi görünce rahatladım.Evden çıkıp otobüs durağına doğru yürümeye başladım.Yolda acı sesle bağırma sesleri duyunca yerimde kaldım.Sesin geldiği yere doğru yönelttim adımlarımı artık sakin adımlar yerine hızlı ve korkak adımlar atıyordum.Acı dolu sesin geldiği yere baktığımda gördüğüm kişi ile yerimde buz kesildim.

Belki de orada herkesi görmeyi düşünmüştüm ama sevdiğim kadını ölü bir adamın önünde görmeyi hiç düşünmemiştim.Sevdiğim kadının boynuzları,şeytan kanatları olduğunu görünce iyice afalladım.Acaba kız kardeşimin durumuna mı düşmüştüm?Bir anda kız arkasını döndü ve beni gördü.Korkuyla geriye doğru adımlar atmaya başladım.Kız bana doğru koşmaya başladığında bende koşmaya başladım.

Polis sirenlerinin sesini duymaya başlamıştım.Arkamı dönüp kıza baktım.Yan duvara bir kapı açtı ve kapıya koşarak girip gözden kayboldu.Yakınlarda bir polisin sesini duydum.

"Artı bu suçluyu yakalamalıyız tam yedi yıldır bizden kaçıyor."yanıma bir tane polisin yaklaştığını gördüm.Omzumu kavradı.Bu polis annem ve babam öldüğü zaman kardeşim ve benle özel olarak ilgilenmişti.

"Seninle bir şey konuşalım mı?"diye sordu.Olur anlamında başımı salladım.

"Yakınlarda bir yer var orada konuşalım istersen."dedi.

"Olur,benim için fark etmez."dedim.Gittiğimiz yeri nedense çok beğenmiştim bende güzel duygular uyandıran bir havası vardı.Herhangi bir masaya oturduk,içeceklerimiz sipariş ettik.Siparişlerimiz gelene kadar hiç bir şey demedi.Siparişlerimiz geldiğinde içeceğinden bir yudum aldı.Boğazını temizleyerek söze başladı,

"Az önce gördüğün kadın..."sevdiğim bir kadın katildi ve ben buna hala inanamıyordum.

"Evet."dedim devam etmesini isteyerek.

"Aslında senin annen ile babanın katili."elimde duran bardak yere düşerek parçalandı.Mekanda ki herkes bize bakmaya başladı hatta çalışanlar bile.

"Ne?"dedim

"O kadın senin anneni ve babanı öldüren katil."dedi fısıldayarak.

"Bunu ne zaman öğrendiniz?"

"Cinayetten bir hafta sonra."

"Neden bana söylemediniz?"üzgün gözlerle bana baktı.Bir tane çalışan gelip parçalanmış bardağın parçalarını toplayıp dökülen içeceği temizleyene kadar konuşmadı.Çalışan gittikten sonra,

"Özür dilerim.Daha çok küçüktün sonra da söyleme cesareti bulamadım kendimde."bir süre daha susunca dayanamadım"Susma!"diye bağırdım yine herkes bize bakmaya başladı.

"Şimdi kızı gördün yani katili gördün o yüzden daha fazla ertelemeden söylemek istedim."dedi. Hayatımı gözlerimin önünden geçirdim.On yaşına kadar ne kadar mutlu ve enerji dolu bir çocuk olduğum geldi aklıma.

"Üzgünüm sana bu kadar uzun süre ailenin katilini söylemediğim için."diyerek masadan kalktı.Masayı kavradım,acı olu bir çığlık attım ardından ağlamaya başladım.Tekrardan bütün gözlerin bana döndüğünü gördüm.

"Ne bakıyorsunuz!"diye bağırdım.Ardından koşarak sokağa çıktım.Okul çantamı bir kenara fırlattım.Hiç bilmediğim sokaklara giriyor kaybolmaktan kokmuyor en sevdiğim şeyi yapıyordum.Koşmak.Sokaklarda ki insanlara çarpıyor,araba gelip gelmediğini kontrol etmeden yola fırlıyordum.

Bir tane adam beni kolumdan tutarak yanına çekti.

"İyi misin çocuğum?"adama baktım.Yaşlı bir adamdı.

"Biliyor musun dürüst olacağım amca.Değilim!"dedim.Adamın elinden kurtularak tekrar koşmaya başladım.Koşarken insanların garip bakışlarına maruz kalmıştım ama bu umrumda değildi.Koşarken beni tanıyan insanları da görmüştüm.Sorular sormuşlardı,sorularının hepsi yanıtsız kalmıştı.En sonunda kendime gidecek bir yer belirleyerek oraya doğru koşmaya başladım.Belki de otobüse binsem daha hızlı olabilirdim ama bunu istemiyordum.

Saatlerce koştum,nefes molaları hariç hiç durmamıştım.Uzun zaman sonra ilk defa ağlamadığım kadar çok ağlıyordum.Gözümdeki bandı çıkarıp çöpe attım.Mezarlığın kapısını açıp annem ile babamın mezarlarının önünde durdum.Dizlerimin üstüne düştüm.

"Özür dilerim!"

"Özür dilerim!"

"Lütfen affedin beni."

"Sizi öldüren katile aşık olduğum için özür dilerim..."

Ben annem ile babamın katiline aşık olmuştum.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

17 yorum