-Mana bakışından
"Gerçekten yetenekli birisin Mana Böyle bir yöneliminin olduğunu hiç bilmiyordum. Keşke daha önce gösterseydin bana.. Ama sanat akademisine çalışmak için hala geç değil.."
Öğretmenin bu sözlerini üstüme aldım ve sırasından bizi dinleyen Nick'e gülümsedim. Onun resmini gösterdiğimi anlayacak kadar zeki olduğundan, kaşlarını çatarak bakıyordu. Ben ise, göz önünde bulunmak istemeyen, hayalet gibi yaşamayı tercih eden bir insanı görünür yapmaya çalışıyordum, belki biraz kendi üzerimden.
Öğretmene baktım. Bunu söylemeli miydim, yoksa daha sonraya mı saklamalıydım? Resmin Nick'e ait olduğunu söylersem kuvvet muhtemel resim hocası ona yönelecek, onu sanat akademisi sınavlarına girmesi için öğütler verecekti. Nick'e göre, her resim dersinde hocanın bakışları ve beklentisi altında olmaktansa sanat akademisine girmeyip kasiyer olmak daha rahatlatıcı bir seçenekti. Ben bunu asla anlamıyordum tabi.
"Teşekkürler bayan Rin," ben konuşmaya başlamışken, teneffüs zilinin çalmasıyla oldukça rahatlamıştım. Resim öğretmeni Rin, sınıftan çıktı, diğerleri de. Ben ise Nick'in yanına ilerledim, arkadaşlarımla buluşmam gerekse de.
Onun önüne yürüdüğümde, sinirli ve kırgın bakışları beni buldu. Gözlerindeki "Ne yapmaya çalışıyorsun?" Doğrusunu okudum ve cevap verdim.
"Sana yardım etmeye çalışıyorum. Kabul etmesende işe yaramazın teki değilsin. Aksine yeteneğin var. Nick, senin gibi çizebilmek için nelerimi vermezdim.." dedim tek nefeste. O ise bir süre yüzüme baktı, ardından nefes vererek kafasını eğdi.
"Mana, akademi sınavlarının ne kadar zor olduğunu duydun mu hiç?" Dedi sıkıntılı bir ses tonuyla.
Elimi onun sert ve kalın telli saçlarına koyup karıştırdım. "Kendine güvenmezsen kaybedersin." Kafamı yana eğip yüzüne baktım. Kızarmış yüzüyle karşılaşınca güldüm. O ise bunu fark edip beni ittirdi ve hızla sınıftan çıktı. Arkasından bakakaldım şaşkınca.
"Sanarım biraz kızdı."
Duyduğum sesle, sınıftan hala çıkmamış olan kıza baktım. Kamiko. Boyalı saçları ve uykulu tavrı ile insanların aklında kalmış bir kız. Tokyo sokak stilinin okuldaki en bariz şubesi.
Gözlerimi devirerek omuz silktim. "Alışmalı. İyilik yapıyorum." Dedim ve Kamiko'nun önündeki sandalyeye oturdum. Boynuna indirdiği kulaklıklarından hala ses geliyordu.
Kafası hala masasındayken gözlerini bana dikti.
"Belki de onu zorlamamalısındır. Resim çizmeyi ciddi olarak görmek istemiyor, belki de sadece iş bulma kaygısı yaşıyordur." Dedi sakin bir ses tonuyla
Kaşlarımı çattım. "Sence part time kasiyer olmak daha mı iyi?" Dedim, anlamıyordum onu.
Kamiko göz devirdi. "Tabi."
