Telefon ilk kez titreştiğinde Iris masanın başındaydı. Ekrana bakmadı. İkinci titreşim daha uzundu. Bu kez kalemi bıraktı. Üçüncüsünde odadaki sessizlik değişti. Sanki hava biraz ağırlaşmıştı. Ekranı çevirdi. Numara yoktu. Sadece tek bir kelime: RUN Iris derin bir nefes almadı. Paniklemedi. Çünkü panik, geç kalmış olmanın işaretiydi. Bilgisayar ekranında açık olan dosyaya baktı. Henüz kapatmamıştı. Henüz silmemişti. Demek bu kadar sürdü, diye düşündü. Camdan dışarı baktığında sokak her zamanki gibiydi. Aynı ışıklar. Aynı insanlar. Aynı hız. Ama Iris yıllardır bildiği bir şeyi biliyordu: Bir şeyler değiştiğinde, ilk değişen dışarısı olmazdı. Telefon yeniden titreşti. Bu sefer bir isim vardı. Evan Açmadı. Ayağa kalktı. Çantasını aldı. İçine sadece üç şey koydu: Pasaport Nakit Küçük siyah bir anahtar Başka hiçbir şey önemli değildi. Bilgisayara döndü. Bir tuşa bastı. Sonra bir tane daha. Ekran karardı. Iris montunu giyerken apartman koridorundan ayak sesleri geldi. Normaldi. Ama Iris için artık normal diye bir şey yoktu. Kapıyı kilitlemedi. Kilitlemek, geri dönme ihtimalini kabul etmekti. Merdivenlerden inerken bir şey fark etti: Kalbi hızlı atmıyordu. Bu, iyiye işaret değildi. Bu, çok geç kalmadığının işaretiydi. Sokağa çıktığında gece serindi. Şehir onu tanımıyordu. Zaten hiç tanımamıştı. Köşeyi döndü. Işıkların altından geçti. Bir an için arkasına baktı. Kimse yoktu. Ama Iris Holloway şunu biliyordu: Aranmak, görülmekle başlamazdı. Görünmez olduğunda başlardı. Ve o gece, Ghost doğmamıştı. Sadece uyanmıştı...
Bölüm 1
BÖLÜM 1 — GÖRÜNMEYEN
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.