Gece serinliği yavaş yavaş kendini hissettirirken Efe ile Arda okuldan ayrıldılar. Efe her ne kadar tek başına gidebileceğini söylese de Arda inat etmiş, sonunda birlikte yürümeye başlamışlardı.
Bir süre sessizce yürüdüler. Sokak lambalarının altında sadece ayak sesleri duyuluyordu.
Sessizliği ilk bozan Arda oldu.
"Acıktın mı?"
Efe hiç düşünmeden başını salladı.
"Yok, acıkmadım."
Tam bunu söylediği anda...
Guuurrr...
Efe'nin karnı yüksek sesle guruldadı.
İkisi de birkaç saniye birbirine baktı. Ardından aynı anda kahkahaya boğuldular.
Arda gülerek karnını tuttu.
"Demek acıkmamışsın ha?"
Efe utanarak yüzünü çevirdi.
"Biraz... olabilir."
"Gel."
"Nereye?"
"Şurada 7/24 açık büfe var. Aç kalmana izin vermem."
Efe önce itiraz etmeye çalıştı ama Arda çoktan yürümeye başlamıştı.
"Mecbur geleceksin."
İkisi büfeye girdiler. Rafların arasında dolaşırken Arda cips, sandviç ve meyve suyu aldı. Efe ise küçük bir tost ve süt seçti.
Kasaya geldiklerinde Efe cüzdanını çıkardı.
"Ben öderim."
Arda hemen elini uzatıp Efe'nin cüzdanını kapattı.
"Olmaz."
"Neden?"
"Bugün benden."
"Ama..."
"İtiraz yok."
Kasiyer gülümseyerek ödemeyi aldı. Büfeden çıkıp yakındaki küçük bir banka oturdular.
Bir süre sessizce yemeklerini yediler.
Arda içeceğinden bir yudum aldıktan sonra merakla Efe'ye baktı.
"Sana bir şey sorabilir miyim?"
"Sor."
"Hiç kız arkadaşın oldu mu?"
Efe birkaç saniye düşündü.
"Evet... oldu."
"Gerçekten mi?"
"Evet."
"Peki ya sen?"
Arda omuz silkti.
"Oldu tabii."
Efe şaşkınlıkla baktı.
"Kaç tane?"
Arda gülmeye başladı.
"Sayısını ben bile unuttum."
Efe gözlerini devirdi.
"Hava atıyorsun."
"Biraz."
İkisi de güldü.
Sonra Arda biraz daha ciddi bir ifadeyle konuştu.
"Ama hiç erkekle çıkmadım."
Efe'nin kalbi bir anlığına hızlandı.
"Öyle mi..."
"Evet."
Efe ardaya dönüp
"Bu arada süt için teşekkürler"
"Rica ederim"
Konu kısa sürede değişti. En sevdikleri filmlerden, çocukluk anılarından, okuldan ve gelecek hayallerinden konuştular. Saatin nasıl geçtiğini ikisi de anlamamıştı.
...
Sonunda Efe'nin evinin bulunduğu sokağa geldiler.
Efe kapının önünde durdu.
"Buraya kadar getirdiğin için teşekkür ederim."
Arda gülümsedi.
"Ne demek."
"İyi geceler."
"İyi geceler, Ballı Turtam."
Efe yine utandı.
"Şu lakabı bırak artık."
"Bırakmam."
Efe gülerek başını salladı ve evine girdi.
Arda ise motoruna binip kendi evine doğru yola çıktı.
...
Yaklaşık yirmi dakika sonra evine vardı.
Ayakkabılarını çıkardıktan sonra odasına geçti. Üzerini değiştirip rahat kıyafetlerini giydi.
Tam yatağa uzanacakken gözü çantasına ilişti.
"Ha..."
Sabah Efe'nin düşürdüğü defter...
"Vermeyi unutmuşum."
Defteri eline aldı.
Dış kapağı oldukça eskiydi. Kenarları yıpranmıştı.
"Sanırım günlük..."
Derin bir nefes aldı.
"Hayır."
"Bunu okumamam lazım."
Defteri masasına bıraktı.
Yatağına uzandı.
Tavana bakarken aklına sürekli Efe geliyordu. Gülüşü... utandığında kızaran yanakları... birlikte geçirdikleri eğlenceli anlar...
Ama ne kadar düşünse de masanın üzerindeki defteri unutamıyordu.
Merakı giderek büyüyordu.
Sonunda dayanamadı.
"Bir bakıp kapatacağım."
Defteri eline aldı.
Yavaşça ilk sayfayı açtı.
İlk satırı okuduğu anda yüzündeki gülümseme silindi.
"Yine onunla kavga ettim. Bana vurdu. Artık alıştım ama yine de çok zoruma gidiyor. Haksız yere bana vuruyor ama sesimi çıkaramıyorum."
Arda'nın gözleri büyüdü.
"Ne..."
Hemen ikinci sayfaya geçti.
"Bugün yine dayak yedim. Çok canım acıyor ama kimseye anlatamıyorum."
Üçüncü sayfa...
"Keşke bir gün her şey bitsin."
Dördüncü sayfa...
"Bugün yine ondan kaçamadım."
Her sayfada aynı şey vardı.
Yaralar...
Korku...
Yalnızlık...
Ama Efe hiçbir zaman o kişinin adını yazmıyordu.
Hep aynı kelimeyi kullanıyordu.
'O...'
Arda'nın elleri titremeye başladı.
"Kim bu..."
Merakı daha da arttı.
Sayfaları çevirmeye devam etti.
Bir süre sonra daha yeni tarihli bir sayfaya geldi.
"Bugün Arda diye biriyle tanıştım."
Arda'nın nefesi kesildi.
Okumaya devam etti.
"Çok tatlı ve hoş biri. Onun yanında ilk kez gerçekten güldüm. Ama bana garip geliyor... Sanırım bir erkekten hoşlanıyorum. O diğerleri gibi değil."
Arda'nın yüzüne istemsizce kocaman bir gülümseme yayıldı.
"Gerçekten..."
Kalbi hızla atmaya başladı.
Ancak hemen ardından aklına başka bir soru geldi.
"Efe'ye bunları yapan kişi kim?"
Defteri kapatmak istedi ama merakı buna izin vermedi.
Bir sayfa daha...
Bir sayfa daha...
Gece ilerledikçe okumaya devam etti.
Yorgun gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı.
Defter hâlâ elindeydi.
Son sayfayı çevirmeye çalışırken uykuya yenik düştü.
Elindeki günlük göğsünün üzerine düştü.
Odada sadece saatin tik tak sesleri duyulurken Arda derin bir uykuya daldı.
Ve o sırada, henüz ikisinin de bilmediği gerçekler, bu günlüğün sayfaları arasında saklanmaya devam ediyordu...

