İçeriğe geç

İlk Aşk

Bölüm 8 · 2 dk okuma

İlk Aşk

Bölüm 8

~|~

Böylece dikkatim afişe yoğunlaşıyor. Sarı parlak bir krapon kâğıdın üzerine turuncu harfler yapıştırılarak oluşturulmuş bir yazı dizisi bu. Kâğıt seçimleri bir tuhaf, afiş zemini için kim krapon kâğıdı seçer ki? Harfler de elişi kağıtlarından kesilerek biçimlendirilmiş üstelik. Çocuk işi gibi ya da şaka işi...

Kaşlarımı çatıyorum. Santim santim yaklaşıyorum pencereye, adımlarım o kadar yavaş ki aya kadar gitmiş de orada yürüyor gibiyim. Tedirgin değilim, sadece heyecanımı çoğaltmaya çalışıyorum. Sevdiğim şeyleri daha doğrusu duyguları çoğaltmaya bayılırım. Duygu insanıyım demiştim, öyle değil mi? Buradaki durum da işte tam olarak bu.

Kulpu tutup çeviriyorum. Temiz hava yüzüme çarpıyor, çünkü dışarıda kuvvetli bir rüzgâr var. Temiz kısmında takılı kalıyorum ama, şehrin kaosunda ve çılgın endüstrisinde havanın kirli olduğu muhakkak. Tenime yapışan görünmez mikropları düşündüğümde midem bulanıyor. Niye bu kadar gerçek düşünüyorum ki her şeyi.

Fazla oyalanmadan cama yapışan afişi oradan söküp pencereyi gerisin geri kapatıyorum. Egzoz dumanının burun deliklerimden içeri doluşunu önleyemiyorum ne yazık ki. Küfrediyorum.

Emircan içeriden sesleniyor. "Yine hangi ruhani varlıktan tokat yedin?" Hayal gücümle dalga geçme şekli bu.

"Oyununa bak sen." Başımı afişten kaldırmadan söylüyorum bunu.

Yine de beni dinlemiyor. Uzun boyuyla koridorun başında beliriyor. "O elindeki ucubik kâğıt parçası da ne?"

"Ucube..." diyerek düzeltiyorum onu istemsizce ama gözüm hala afişte. Beni heyecanlandıran şeyler yazılı burada ama nasıl olur?

Tam da flörte yönelik kurgu yazarken... Kaşlarım o kadar çatılıyor ki göz kürelerimde kulaç atan ellere benzemiş olmalılar. "Şuna bak.” diyorum afişten ayrılmaya karar vererek. Onu Emircan'a uzatıyorum.

Hafifçe tutuyor afişi ve uzaktan yazılanları okuyor. "Bu gerçek mi?" diyor. Gözü benim taslaklarımı barındıran kağıtlar üzerinde. "Flört tuhaflıklarını ilk elden deneyimlemek ister misiniz? Gizemli bir uygulama ve on kişi... Kalpler dans ederken duygular tehlikeyle bilenecek mi? Sınırlı kontenjan vardır, acele edin. Başvuru için adres..." Başını şaşkınlıkla kaldırıyor. "Yeni kurgunu kimler biliyor Beren, bu bir şaka mı?"

"Bilmiyorum." diyorum ve dudaklarımı yalıyorum. Ağzımın sulandığını Emircan'a açıkça belli ediyorum. Çünkü kendimi tanıyorum, bu afiş gerçek ve ben o adrese kesinlikle gideceğim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.