İçeriğe geç

İlk Aşk

Bölüm 19 · 2 dk okuma

İlk Aşk

Bölüm 19

~|~

Parti için uygun giyindiğim söylenemez, hem ayrıca bir partinin var olduğunu bile yeni öğrendim. Açık renk kot pantolonuma ve kasveti çağrıştıran grilikteki kazağıma bakıyorum. Bu renkli ortamda hiçbir albenim yok, kimseye kalp krizi geçirtecek gibi de durmuyorum. Baştan çuvallıyorum.

Kısa bir durum değerlendirmesi yapıyorum. Flört üzerine yoğunlaştığım bir kurgu üzerine çalışıyorum, aşk hayatım berbat ötesi ve bu yüzden yoğun bir gözleme ihtiyacım var. Bu uygulama ve vitrin yüzü olma seçeneği bana müthiş bir alan sağlayabilir. Bunun dışında afişi asan kol, aile sırlarından bahseden sesle aynı vücuda ait olabilir ki bunun kesinliğini kulağıma doğru bağırıyor iç sesim. Merak. Cepte. Heyecan. Cepte. Araştırma ve bolca veri. Kesinlikle cepte. Partiyi yeni bir gözle görüyorum ve üzerimdeki tüm olmamışlığa rağmen en tepede olduğumu hayal edebiliyorum.

Yanımdan geçen tepsilerden birini daha doğrusu onu taşıyan garsonun kolunu durdurup mavi renkli, üzerinde baloncuklar patlayan bir içeceğe uzanıyorum.

“Tavsiye etmem.” diyor saçları kısacık kesilmiş ve beyaz gömleği titizlikle ütülenmiş garson. Boynundaki papyonu çok nizami duruyor. Jilet gibi bir çocuk, diye düşünüyorum. Bu partiye normal katılsa çok çok dikkat çekerdi, diye düşünmeye devam ediyorum. Düşüncelerim durmuyor, çünkü bu garson çocuk önyargıların ya da şekilciliğin bir kurbanıymış gibi geliyor. Üzerindeki gömlek ve papyonla bir piyanonun başına otursa ıslıklı alkışlar onu kucaklardı ama şimdi… Elinde bir tepsiyle servis yaptığı için kimse onun o güzel yüzüne dikkat etmiyor. Tuttuğu tepsi ondan daha önemli, çünkü yiyecek ve içecek vadediyor.

Tatlı bir gülümsemeyle kıvrılıyor dudaklarım. “Öyleyse beni şaşırt.” diyorum.

Parlayan gözlerle bana bakıyor. Sıcak kahverengi gözler, bal tonlarıyla tatlanmış. Bronz bir teni var ve kum sarısı saçında altın ışıltılar göze çarpıyor. Çilleri yoğun, diye düşünüyorum yüzündeki tüm çizgileri çözmeye çalışırken. Onun da dudakları hafifçe kıvrılıyor. “Tepsinin boşalması gerek. Bu turun sonunda tekrar mutfağa inip takviye yapacağım, çünkü işim bu ve o sırada da sana çok hoşuna gidecek bir şeyler getireceğim.” Tereddütlü. “Bekler misin…iz?” Son anda nerede olduğunu hatırlamış gibi. Bana saygı duymalı ve göstermeli, çünkü ben davetliyim o ise çalışan. Hiyerarşik bir parti ortamındayız. O yüzden bana siz diye hitap etmeli.

Bu duruma canım sıkılıyor. Omuz silkiyorum ve “Beni tekrar bulmak senin işin.” diyerek kalabalığın arasına hiç düşünmeden karışıyorum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.