İçeriğe geç

IL MIO GATTO • Texting

Bölüm 1 · 4 dk okuma

IL MIO GATTO • Texting

Bölüm 1

•1•

|•°•|

Siz: SENİ PİS DOLANDIRICI!

Siz: Dava edeceğim oğlum seni!

Siz: Ben o ayakkabılar için kaç gündür aç yattım biliyor musun?

Siz: Kaç gündür işimde mesaiye kalıyorum?

Siz: Bunlar hiç aklına geliyor mu, ha?!

Siz: Ama Allah'ın dingiline güvenip parayı veren bende hata.

Siz: Herife bak! Benim biriktirdiğim paraları alıp İtalya'ya kaçsın.

Siz: Hayatını sikerim oğlum senin!

+39: Chi sei? (Sen kimsin?)

Siz: Lan bana bak, Caner!

Siz: Salağa yatma. Türkçe bildiğini biliyorum.

+39: Non ti capisco. Chi sei? (Seni anlamıyorum. Kimsin?)

Siz: Beynin pekmezini akıtacağım, şimdi. Gerçi Türkiye'ye gel sen bak sana neler yapacağım.

Siz: Bekle geliyorum, bekle.

+39: Mi rovinerai la vita? Non provarci nemmeno. (Hayatımımı sikeceksin. Bunu deneme bile.)

Siz: Ne demek sen kimsin, Caner?

Siz: "Üniversite arkadaşını" tanımadın mı?

Siz: Hah, beyefendiye bak. Denersem ne olur?

+39: Non sono Caner. (Ben, Caner değilim.)

+39: Inoltre, sono passati anni da quando mi sono laureato all'università. (Ayrıca üniversiteyi bitireli yıllar oldu.)

Siz: Ne?

Siz: Sana inanmıyorum.

Siz: Yine beni dolandırdığın zaman ki gibi yalan mı söylüyorsun, Caner?

+39: Non ho intenzione di convincerti. (Seni inandırmak gibi bir amacım yok.)

+39: Basta, non scrivermi più. (Sadece artık bana mesaj atma.)

+39: Questo è il mio ultimo avvertimento. (Bu son uyarım.)

Siz: Bak, anlaşabiliriz. Tamam mı?

Siz: Sen bana söz verdiğin gibi İtalya'dan Fernando Chelle'nin o yeni sezonundan ayakkabılarını getir.

Siz: Bende seni polise şikayet etmeyeyim.

Siz: Nasıl fikir?

+39: Come una merda. (Bok gibi.)

+39: Evidentemente insisti a non capire, ma io non sono Caner. (Anlamamakta ısrarcısın belli ki fakat ben Caner değilim.)

+39: Non ti manderò scarpe o altro. (Sana ayakkabı falan da göndermeyeceğim.)

+39: Per favore, non scrivermi più. Nemmeno io voglio avere a che fare con te. (Lütfen artık bana yazma. Birde seninle uğraşmak istemiyorum.)

Siz:

Siz: Beni dolandırdığın için teşekkür ederim.

Siz: Ne kadar aptal bir insan olduğumu hatırlattığın için teşekkür ederim.

Siz: Gece gündüz saatlerce çalıştığım maaşımı aldığın için teşekkür ederim.

Siz: Beni o güzel ayakkabılardan mahrum bıraktığın için teşekkür ederim.

Siz: Hayallerimi yıktığın için ALLAH BELANI VERSİN, CANER!!!

+39: Stai davvero piangendo? (Gerçekten ağlıyor musun?)

+39: Non sono colpevole di questo incidente. E tu sei duro con me. (Bu olayda benim bir suçum yok. Ve sen bana yükleniyorsun.) ✓✓

+39: Rispondi ai miei messaggi! (Mesajlarıma cevap ver!)

Siz: Ne var?

+39: Non sono quello che stai cercando e non sento il bisogno di dimostrarlo. (Ben aradığın kişi değilim ve bunu kanıtlama ihtiyacı da duymuyorum.)

+39: Ma mi dava fastidio che il mio numero fosse di qualcun altro. (Ama numaramın başka birinde olması canımı sıktı.)

+39: In qualcuno che non conosco. (Tanımadığım birinde.)

+39: Ora è come, da chi hai preso il mio numero? (Şimdi söyle, numaramı kimden buldun?)

Siz: Vallahi kardeş beni şimdi bi' düşündürdün.

Siz: Çünkü benim tanıdığım Caner böyle medeni konuşamaz.

+39: Non sono tuo fratello. (Senin kardeşin değilim.)

Siz: Lafın gelişi o.

Siz: Ben onu bunu bilmem. Bu numarayı bana bizzat Caner verdi.

+39: Ora puoi raccontarmi dell'incidente? (Şimdi bana olayı anlatır mısın?

Siz: Vallaha biz köyden geliyordum arabenle.

Siz: birden birden teröristler önimi geldi dedi dagha gelecesin,

Siz: ben dedim gelmiyorum, o dedi gelecesin.

Siz: mecbur kaldım gitdim.

Siz: dagha gittim, keleşi verdi elime dedi çadışacasın,

Siz: ben dedim çadışmıyorum, o dedi çadışacasın, ben dedim çadışmıyorum.

Siz: mecbur kaldım çadıştım.

Siz:Vahlo tam o esnada bir bomba patladı, GÜM!

Siz: bir parça geldi benim kafama, RAENK!

Siz: Vallohi ben şöhrimi kaybetmişim, iki gün şöhrimi aradım ben bulamadım.

Siz: Sonra biz devlet güçlerine teslim oldum. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

+39: ?

+39: Ma stai scherzando? (Benimle dalga mı geçiyorsun?)

Siz: Özür dilerim.

Siz: LDKENWNKSOSHWHWMKS

Siz: Komikti.

+39: Non ho riso. (Ben gülmedim.)

Siz: Anlamazsın sen zaten boş ver.

Siz: İşin aslı şu şekilde.

Siz: Şimdi benim üniversiteden bir arkadaşım vardı. İsmi Caner Soydan.

Siz: Bu adamın babası İtalya'da çalışıyordu. Ve Caner sürekli oraya giderdi.

Siz: Bende Fernando Chelle'nin yeni koleksiyonunda ki 244 numaralı "Pioggia silenziosa" isimli ayakkabıya bayıldım.

Siz: O kadar güzel ki aşık oldum resmen.

Siz: Fakat yurt dışına satışı yoktu. Bende Caner'e sordum. O da senin için alırım dedi.

Siz: Sonra da bana bu numarayı verip, bana buradan ulaşabilirsin dedi.

Siz: Ona güvenip verdim parayı. Bir hafta sonra ortalıktan kayboldu.

Siz: Anlayacağın, €6,500 şu kadar param gitti.

Siz: Ben bu ayakkabıyı almak için neler yaptım bir bilsen. Dedemden bile para istedim ya.

+39: Sei un tale idiota. (Sen tam bir salaksın.)

Siz: Niye öyle diyordunuz?!

Siz: Çok ayıp.

+39: Comunque non mi interessa se vieni truffato. (Neyse dolandırılman umurumda değil.)

+39: Ma troverò quel Caner. (Fakat o Caner'i bulacağım.)

+39: Lo punirò per avermi messo in questa situazione e per aver dato il mio numero a qualcun altro a suo nome. (Hem beni bu duruma düşürdüğü için, hemde numaramı başka birine kendi adına verdiği için onu cezalandıracağım.)

Siz: Waow!!!

Siz: Ne yapacaksın bak merak ettim.

Siz: İtalya'da da senin gibi kekolar meşhur mu?

+39: Cosa significa Keko? (Keko ne demek?)

Siz: Kabadayı işte.

+39: Stai tranquillo, sono più di un semplice bullo. (Emin ol, kabadayıdan daha fazlasıyım.)

Siz: Tabii canım, tabii.

Siz: Onu bulursan şöyle benden aldığı paralarla döverken video çeker misin?

Siz: Lütfen!!!

Siz: Okulun itirafına atacağım.

+39: Aspettami, Piccolo

gatto. (Bekle beni, küçük kedi.)

Siz: Lan!✓

Siz: Kedi ne lan?✓

Siz: Başka terim bulamadın mı?✓

Siz: Nereye gittin, alooo?✓

°°°

Heluu!

Bu uygulamaya geçiş yaptım. Umarım herkes için iyi olur.

İtalyancam olmadığı için çeviriden yaptım. Hatalarım varsa affola.

Öptüm🧡

Bölüm sonu

24 yorum