İçeriğe geç

İKLİM VADİSİ

Bölüm 12 · 3 dk okuma

İKLİM VADİSİ

Bölüm 12

💚💙DENİZLER VE ORMANLAR🌳🌊

"Benimle ne konuşmak istiyordun, Silvia?" diye sordu Dustin Smith. 'Ormana aitsin' olayını sormak için emindim artık. Umarım bir şey olmaz diye dua ettim içimden.

"Buraya gelirken ormanda bir mağarada konaklıyorduk. Peter Abi nöbet tutuyordu, ben ise uyuyordum. Birden beni uyandırdı, ve görmem gerek bir şey olduğunu söyledi. Mağaradan dışarıya çıktığımızda bizi ufak bir çocuk karşıladı. Yanına gittiğimizde 'neden buradasınız, burası tehlikeli, kurtlar var burada' diye bir şeyler sayıkladı. Neler olduğunu anlamaya çalışırken, arkamızdan bir ses geldi. O tarafa döndüğümüzde ise karşımıza kurtlar çıktı." dedim. Kalanını anlatmak için bir tık tereddüt ettim;

"Eee, peki sonra ne oldu, Silvia?" diye sorana kadar.

"Büyükbaba, asıl olay işte tam da burada başlıyor. Ama hiç kimseye anlatmadım, Peter Abi'ye bile... Lütfen aramızda bir sır olarak kalsın. Sen iyi biliyorsundur diye sana sormak istedim.

Kurtları görünce, içim bir değişik oldu. Kurtlar, ağaçlar ve toprak dışında her yer bembeyaz oldu. Sanki gözüme bir perde inmiş gibiydi. Kendimi uçmaya başlıyormuş gibi hissettim. Bir şey, bir ses, bir güç... Bana doğru konuşmaya başladı. Söyledikleri şu sözcüklerdi;

'Sen Silvia'sın.'

'Sen ormana aitsin.

Sen ormandayken kimse sana zarar veremez.

Orman seni korur.

Ağaçlar ve dalları seni korur.

Orman seninle, Silvia.

Sen ormana aitsin.'

Hatırladığım kadarıyla böyle-" derken, beni durdurdu ve;

"S-silvia? Sen!? Sen..!" diye bir şeyler homurdandı. Bir an olanlara ne cevap vereceğimi bilemedim.

"Ben ne, büyükbaba? Ben ne?"

"Bak, Silvia. Sana birazdan anlatacaklarımı ne Peter'a, ne Faith'e, ne Luna'ya... Sakın kimseye anlatma. Bunlar aramızda kalsın. Anlatıyorum...

Bir zamanlar halkın iki adet unsurla yönetildiği bir vadi varmış. Vadideki unsurlara ait olan nadir, az bulunan, sayılı kimseler de varmış. İnsanlar musmutlu yaşarken vadiye kötü bir lord gelmiş ve eziyet etmeye başlamış.

Bu iki unsur şunlarmış; Denizler ve Ormanlar. Denizler ve Ormanlar, kendilerine ait olanları korurmuş. Ayrıca, farklı aitlik meselesindeki insanlar bu yerlerdeyken, diğer taraftaki aitlik meselesindekiler pek çok çeşit kadim büyü ile onları korurmuş. Mesela sen, fırtına olduğunda sıfır hasarla buraya geldiğini söylemiştin. Denizler'e ait olan kişi seni korumuş, Silvia..."

"B-bir saniye... Bu gerçek mi? Cidden ben Ormanlar'a mı aitim?" dedim. Anlattıklarına o kadar şaşırmıştım ki, dilim tutulmaya ve ağzım açık kalmaya başlamıştı bile.

"Evet, Silvia... Bu tamamen gerçek. Yalnızca İklim Vadisi'ne gidiş yolunu bilmemiz lazım." dedi Dustin Smith, ve o böyle söyleyince elim otomatik olarak boynumda duran anahtara gitti. Bir an anahtarı düşündüm, ve o an bazı parçalar yerinde oturmaya başladı.

"Büyükbaba?!?! Buldum!!!" dedim heyecanlı heyecanlı.

"Neyi buldun, evlat?! Çabuk söyle!"

"İklim Vadisi'ne nasıl gideceğimizi! Büyükbaba, sen bana bir anahtar yollamıştın! Anahtar ile açacağımız yerden gidiliyor olamaz mı?" dedim. Bana gözleri fal taşı gibi açılmış şekilde baktı.

"Silvia! Bunu nasıl akıl edemedim? Aferin sana kızım, bulacağız! Sana söz veriyorum, ihtiyacımız olan şeyi bulacağız!" dedi. Gülümsedim. Bazı şeyler dışında hayat artık benim için mükemmeldi.

"Büyükbaba, senden bir şey isteyebilir miyim?" diye sordum.

"Tabii evlat, buyur. Ne istersin?"

"Sanırım Faith seninle kalıyordu. Ben de... Ben de seninle kalabilir miyim? Lütfen, ne olursun... Kalacak hiçbir yerim yok." dedim. Acı bir gerçekti bu. Ormanlar'a ait nadir bir insan olsanız da kalacak bir yeriniz bile olmayabilir bazen.

"Evlat, bu da soru mu?! Şuan önümde duran en nadide insanlardan biri benden bir şeyler istiyor ve ben onu reddedeceğim? Asla. Faith'in odası büyüktü evlat, orada bizimle beraber kalabilirsi-" derken ona sarıldım. O da benim sırtımı sıvazladı.

Bölüm sonu

2 yorum